Bana bir parça kağıt ver.Give me a piece of paper.
Lütfen bana bir parça kağıt getir.Please fetch me a piece of paper.
Bana sınav sonucu hakkında bildirin.Let me know about the result of the exam.
Dişçi bugün bana bakabilir mi?Can the dentist see me today?
Kaza olursa hemen bana rapor et.In case there is an accident, report it to me at once.
Bana zaman verin.Give me time.
Bana saati söyler misin?Can you tell me the time?
Bana saatini kaybettiğini söyledi.He told me that he had lost his watch.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Please write to me once in a while.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
Lütfen bana daha sonra nereye gideceğimi söyleyin.Please tell me where to go next.
Lütfen bana bir sonraki toplantının ne zaman düzenleneceğini söyle.Please tell me when the next meeting will be held.
Bana tam olarak bir sonraki trenin ne zaman geleceğini söyle.Tell me the exact time when the next train will arrive.
Lütfen bana daha sonra ne yapacağımı söyle.Please show me what to do next.
Jiro hangi kitabı alacağım konusunda bana öğüt verdi.Jiro advised me on which book to buy.
Sen bana bir şey söyledin.You've told me something.
Bisikletinizi bana ödünç verir misiniz?Will you lend me your bicycle?
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç verir misin?Would you please lend me your dictionary?
Afedersiniz, ama bana istasyona giden yolu söyler misiniz?Excuse me, but will you tell me the way to the station?
Bir sorun varsa, bana sor.If you have a question, please ask me.
Bana bir iyilik yapmanı istiyorum.I have a favor to ask.
Bana işteki başarından bahset.Tell me about your successes in business.
Lütfen bana resmini göster.Please show me your picture.
Geçen araba bana çamurlu su sıçrattı.The passing car splashed muddy water on me.
Ofisinize nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me how to get to your office?
Arabalar banliyö hayatı için vazgeçilmezdir.Cars are indispensable to suburban life.
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Arabamı tamir ettirmem bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get my car repaired.
Bana ödünç verdiğin kitabı kaybettim.I lost the book you lent me.
Bana elinde ne olduğunu söyle.Tell me what you have in your hand.
Elindekini bana ver.Give me what you have in your hand.
Kartlarınızı masaya yatırın ve bana düz bir cevap verin!Lay your cards on the table and give me a straight answer!
Bana yardım et.Lend me a hand.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Hey, lütfen bana burada yardım eder misin?Hey, could you give me a hand over here, please?
Bana iki satır yaz ve bana ne düşündüğünü bildir.Drop me a line and let me know what you think.
Bir ara bana yaz tamam mı?Write me sometime, OK?
Lütfen bana mektupla ulaşın.Please contact me by letter.
Bana yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help me.
Bana yardımcı olur musun? Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.Can you help me? I can't make out how to start this machine.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.I'll treat you to dinner if you help me.
Bana yardım etmen çok hoş.It's very nice of you to help me.
Onları aldığında lütfen bana bildir.Please let me know when you receive them.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
Silahını bana doğrultma.Don't point your gun at me.
Amcam bana senin kameranın aynısını aldı.My uncle bought me the same camera as you have.
Amcam bana bu kitabı aldı.My uncle bought me this book.
Amcam bana bir çift ayakkabı verdi.My uncle gave me a pair of shoes.
Amcam bana dostça bir tavsiye verdi.The uncle gave me a friendly piece of advice.
Amcam bana masalı bir fıkra gibi anlattı.My uncle told me the story by way of a joke.
Amcam bana çevirmen olarak görev yaptırdı.My uncle made me serve as interpreter.
Halam bana yeni bir etek yaptı.My aunt made me a new skirt.
Teyzem bana sanki bir çocukmuşum gibi davranır.My aunt treats me as if I were a child.
Halam bana bir albüm verdi.My aunt gave me an album.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Ödevimde bana yardımcı olman çok hoştu.It was very nice of you to help me with my homework.
Bana ödevimde yardımcı olman çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Ödevimde bana yardım etmen çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Nerede kaldığını bana bildir.Let me know where you're staying.