Plaklarından bazılarını bana ödünç verebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could lend me some of your records?
Lütfen dizüstü bilgisayarınızı bana gösterin.Please show me your notebook.
Erkek kardeşinden duyduğun o hikayeyi bana anlat.Tell me that story you heard from your brother.
Paranı bankaya yatır.Deposit your money in the bank.
Bana albümünü gösterir misin?Will you show me your album?
Bana işi vermeniz için size güvenebilir miyim?May I count on you to get me the job?
Benim bahçe işlerinde bana yardım etmeni istiyorum.I would like you to assist me with my gardening.
Benim ev ödevimde senin bana yardım etmeni istedim.I wanted you to help me with my homework.
Bana yardım edebilecek tek kişisin.You're the only one who can help me.
Bana geleceğin saati söyle.Tell me the time when you will come.
Gelebileceğin günleri bana bildir.Let me know the days when you can come.
Sen bana okurken,ben dikişimi yapabilirim.While you are reading to me, I can do my sewing.
Bana sorarsanız ona söyleyebilirsiniz.You can tell him for all I care.
Aldığını bana gösterir misin?Will you show me what you bought?
Elin değmişken lütfen bana da bir fincan kahve yap.While you are about it, please make a cup of coffee for me, too.
Beni aradığında banyo yapıyordum.I was taking a bath when you called me.
Eğer bana yardım edeceksen, yakında bitiririz.If you will help me, we will soon finish.
Eğer bana yardım edersen, onu tekrar deneyeceğim.If you help me, I'll try it again.
Bana yardım etmen şartıyla işi kabul ederim.I will accept the work, provided that you help me.
Senin bana söylediğinin ötesinde bir şey bilmiyorum.I know nothing about him beyond what you told me.
Bana ödünç verdiğin dergi çok ilginç.The magazine which you lent me is very interesting.
Bana ne yapmamı istediğini söyle.Tell me what you want me to do.
Benim ne yapmamı istediğini bana söyle.Tell me what you want me to do.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Dün ne aldığını bana gösterir misin?Will you show me what you bought yesterday?
Az önce söylediğin şey bana eski bir atasözünü hatırlatıyor.What you have just said reminds me of an old saying.
O bana 'Seni seviyorum' dedi.She said 'I love you' to me.
Bana okula geç kalma nedenini söyle.Tell me the reason why you were late for school.
Bana ne demek istediğini söyle.Tell me what you mean.
Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.Tell me what you are looking forward to.
Lütfen o zaman bana ne gördüğünü söyle.Please tell me what you saw then.
Bana kırsalda yaşamak istemenin nedenini söyle.Tell me the reason why you want to live in the countryside.
Havaalanına ne zaman varacağını bana bildir.Let me know when you will arrive at the airport.
Lütfen daha sonra onu bana açıklayın.Please explain it to me later.
Lütfen oraya vardığında bana yaz.Please write to me when you get there.
Saatini kırdığımda Adam bana çok öfkelendi.Adam was furious with me when I broke his watch.
Lütfen bana yarın bir mektup yazmamı hatırlat.Please remind me to write a letter tomorrow.
O bana ateş etti.He shot at me.
Bana aptal bir çocuk dediler.He called me a stupid boy.
Bana üç dondurma verin, lütfen.Give me three ice creams, please.
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.I have five copies, but I need twice as many.
Bana beş gün verin.Give me five days.
Sen bana sadece elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Sen bana yalnızca elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Kitabı bana 500 yene satar mısın?Can you sell the book to me for 500 yen?
3 dakika sonra bana bildirir misin?Will you notify me after 3 minutes?
Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.A gang of three robbed the bank in broad daylight.
Bana asla tekrar yalan söyleme.Never tell me a lie again.
İki kadın parktaki bir bankta rahat ediyorlar.Two women are taking it easy on a bench in the park.
Bana birkaç dakika ayırabilir misiniz?Could you spare me a few minutes?
Birkaç günlüğüne arabanı bana ödünç vermenin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you would mind lending me your car for a couple of days.
Bir hafta içinde ne sıklıkta banyo yaparsın?How often, in a week, do you take a bath?
Bir dolarlık banknotunuz var mı?Do you have any ones?
Bana bir dolar bozar mısın?Could you give me change for a dollar?
Bana bir dolar geri verin, lütfen.Give me $1.00 back, please.
Bana 10 sent ödünç verebilir misin?Can you lend me a dime?
Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdıThe bank robber shouted, "Stay where you are, all of you!"
"Lütfen bana biraz su ver." "Olur.""Please give me some water." "All right."
"Biletinizi bana gösterir misiniz?" "Evet, tabii.""Will you show me your ticket?" "Yes, of course."