Benimle baloya gidip gitmeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you would go to the prom with me.
Tom'un baloya kimi çağırmayı planladığını merak ediyorum.I wonder who Tom plans to ask to the prom.
Tom'un Mary'yi baloya çağıracağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will ask Mary to the prom.
Tom ve Mary balonlarla spor salonunu dekore ettiler.Tom and Mary decorated the gym with balloons.
Balon patladı.The ballon burst.
Tom'un baloyu kime soracağını düşünüyorsun?Who do you think Tom will ask to the prom?
Tom balo için bir limuzin kiraladı.Tom rented a limo for the prom.
Balon gökyüzüne doğru yükseliyor.The balloon is rising into the sky.
Birlikte baloya gideceğiz.We'll go to the prom together.
Sana başka bir balon alırız.We'll get you another balloon.
Sana başka bir balon alacağız.We'll get you another balloon.
Tom Mary'yi baloya götüreceğini söyledi.Tom said he was taking Mary to the prom.
Benim balo elbisemi oradan satın aldım.I bought my prom dress there.
Baloya kimi davet etmeyi planladığını bilmek istiyorum.I want to know who you plan to ask to the prom.
Tom baloya Mary'yi davet etmek istedi.Tom wanted to ask Mary to the prom.
Gerçekten Mary'yi baloya davet edecek misin?Are you really going to ask Mary to the prom?
Bizim evimiz güzel, mavi bir balon.Our house is a beautiful, blue balloon.
Mary'nin seninle baloya gitmesini isteyecek misin?Are you going to ask Mary to go to the prom with you?
Lise balona gittin mi?Did you go to your high school prom?
Benimle baloya gider misin?Would you go to the prom with me?
Bazı çocukların balonları vardı.Some kids had balloons.
Balon çabucak söndü.The balloon deflated quickly.
Baloya gelmeme izin ver; Ben de dans etmek istiyorum.Let me come to the ball; I, too, would like to dance.
Tom balonu helyum ile doldurdu.Tom filled the balloon with helium.
Mary Tom'un onu baloya çağıracağını düşündü ama o başka birini çağırdı.Mary thought that Tom would ask her to the prom, but he asked someone else.
Tom baloya gitmedi.Tom didn't go to the prom.
Baloda eğlen.Have fun at the ball!
Baloda keyfine bak.Enjoy yourself at the ball.
Balonun içinde bir balon var.There's a balloon inside the balloon.
Tom balonu Mary'nin bileğine bağladı.Tom tied the balloon to Mary's wrist.
Tom, Mary'ye kalp şeklinde bir balon verdi.Tom gave Mary a heart-shaped balloon.
Balon beklenmedik bir şekilde patladı.The balloon popped unexpectedly.
Ben baloya gidemeyeceğim.I won't be able to go to the prom.
Tom balona iğne batırdı.Tom pricked the balloon with a pin.
Hiç sıcak hava balonunda bulundunuz mu?Have you ever been up in a hot air balloon?
Balo salonunda bir düğün var.There's a wedding reception in the ballroom.
Bu balon helyum ile dolu olduğu için süzülüyor.This balloon floats because it's filled with helium.
Arkadaşımın balo için bir streç limuzine binmesi gerekiyor.My friend got to ride a stretch limousine to prom!
Tom kimi baloya götürmeyi planlıyor?Who's Tom planning to take to the prom?
Tom'un Mary'nin baloya gitmesini isteyeceğini düşünmemiştim.I didn't think Tom would ask Mary to the prom.
Tom'un Mary'yi baloya davet edeceğini düşündüm.I thought Tom would ask Mary to the prom.
Tom'un Mary'yi baloya götürüp götürmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom will take Mary to the prom.
Sami, Leyla'ya balonlar satın aldı.Sami bought Layla balloons.
Tom bir balonlu sandviç yedi.Tom ate a baloney sandwich.
Okul balosu için bir smokin kiraladı.He rented a tuxedo for the prom.
Liseler neden balo düzenliyor?Why do high schools have proms?
Financial Times'a göre bu, yeni bir "teknik balon" korkusu doğuruyor.According to the Financial Times this raises fears of a new "tech bubble".
1912 yılında bir balon gözlemci olarak eğitimini tamamladı.He completed training as a balloon observer in 1912.
Konfederasyon birlikleri de balonlarla denemeler yapmıştır.The Confederates experimented with balloons as well.
Yolculuklarının en önemli noktası, Kilimanjaro Dağı'ndaki ilk sıcak hava balonu uçuşuydu.Highlight of their journey was the first hot-air balloon flight over Mount Kilimanjaro.
Örneğin, sohbet balonları "yüksek" veya "hafif" bir efekt ile gönderilebilir.For example, chat bubbles can be sent with a "loud" or "gentle" effect.
Fiorilla bu baloya gitmeye kararlıdır ve orada maskeli olan Selim'le buluşacaktır.Fiorilla will be there to meet Selim, who will be masked.
Ardından balon söndürülür ve geri çıkartılır.The balloon is then deflated and removed.
Balonların kullanılırlıkları sadece rüzgar yönünde hareket etmeleri nedeniyle sınırlıydı.The practicality of balloons was limited because they could only travel downwind.
Buna rağmen Céline Hitler’i ve Aryan Baloney diye isimlendirdiği şeyi eleştiriyor olabilirdi.Despite this, Céline could also be critical of Hitler, and of what he called "Aryan baloney".
Kurt, "Prom Queen" bölümünde Blaine'i McKinley mezuniyet balosuna davet eder.Kurt invites Blaine to the McKinley junior prom in "Prom Queen".
Kennedy konuşmasını bitirdiğinde balo salonuna yürümeyi planlar.Kennedy planned to walk through the ballroom when he had finished speaking.
Lale çılgınlığı, 1995-2001 dot-com balonu esnasında yeniden popüler bir referans kaynağı olmuştur.Tulip mania again became a popular reference during the dot-com bubble of 1995–2001.
Ericsson, 1990'ların sonundaki Dot-com balonuna kapıldı.Ericsson got caught up in the Dot-com bubble of the late 1990s.
Balo gecesinde Carrie gergin ve utangaç davranmaya başlar fakat Tommy onu rahatlatır.At the prom, Carrie is nervous and shy, but Tommy kindly puts her at ease.