Hava boşalırken balon yavaşça indi.The balloon descended gradually as the air came out.
Balon havada süzülüyordu.A balloon was floating in the air.
Balon yavaş yavaş indi.The balloon descended slowly.
Mağazanın üzerinde uçan bir reklam balonu var.There is an advertising balloon flying above the department store.
Balon rüzgar tarafından bir yere taşınıyordu.The balloon was carried away somewhere by the wind.
Rüzgâr balonu bir yerlere savurdu.The balloon was carried away somewhere by the wind.
Çocuklar gerçekten balonları istiyorlar.Kids really want balloons.
Sıcak hava balonuna bindim.I rode in a hot air balloon.
Sen hiç sıcak hava balonuna bindin mi?Have you ever ridden in a hot air balloon?
Onlar bir balon uçurdular.They sent up a balloon.
O balona iğne batırdı.She pricked the balloon.
Balon gökyüzüne havalandı.The balloon went up in the sky.
Balon ağaca takıldı.The balloon was caught in the tree.
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Balon havayla doluydu.The balloon is filled with air.
Balonlar ışıl ışıllar.The balloons are bright.
Balon patlayacak.The balloon will burst.
Sıcak hava balonumuz gökyüzüne yükseldiOur hot-air balloon rose into the sky.
Dünya herkesin bir maske taktığı büyük bir balo.The world is a grand ball in which everyone wears a mask.
O, lise mezuniyet balosunda onunla dans etti.She danced with him at the high school prom.
Parktaki herkes sıcak hava balonuna baktı.Everybody in the park looked up at the hot air balloon.
Tom okul balosu için bir smokin kiraladı.Tom rented a tuxedo for the prom.
Tom balonu patlattı.Tom blew up the balloon.
Tom Mary'nin kimle baloya gitmeyi planladığını bilmiyor.Tom doesn't know who Mary is planning to go to the prom with.
Tom lise balosunda Mary ve sadece diğer üç kız ile dans etti.Tom danced with Mary and only three other girls at the high school prom.
Tom Mary'nin baloyla kimle gitmeyi planladığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know who Mary is planning on going to the prom with.
Tom balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide who he should ask to the prom.
Balonları uçurduktan sonra odayı süpürebilir misin?After you blow up those balloons, could you sweep the room?
"Benimle baloya gitmek istiyor musun?" "Gerçekten üzgünüm ama gidemem.""Do you want to go to the ball with me?" "I'm really sorry, but I can't."
Bayan Scarlett balo salonunda bir şamdanla öldürüldü.Miss Scarlett was killed with a candlestick in the ballroom.
Tom ve Mary kıyafet balosuna katıldılar.Tom and Mary attended a costume party.
Tom balonlu sakız çiğniyor.Tom is chewing bubble gum.
Mary balo kraliçesi seçildi.Mary was elected queen of the prom.
Tom bir balon şişiriyor.Tom is inflating a balloon.
Balonumu şişiriyorum.I am inflating my balloon.
Bütün bu balonları şişiremem.I cannot inflate all these balloons.
Sen hiç bunun kadar büyük bir balon şişirdin mi?Have you ever inflated a balloon as big as this one?
O, balo kraliçesi seçildi.She was voted prom queen.
Tom, Mary'yi mezuniyet balosuna davet etti.Tom asked Mary to the prom.
O balo kralı ve o balo kraliçesidir.He's the prom king and she's the prom queen.
Bir randevu olmadan baloya gidemem.I can't go to the prom without a date.
Lütfen bana benimle birlikte baloya gitme iyiliği yapar mısın?Would you please do me the favor of going to the prom with me?
Tom balo için onun sevgilisi olmanı istiyor.Tom wants you to be his date for the prom.
Balon yavaşça yükseldi.The balloon went up slowly.
Balon yavaşça havalandı.The balloon went up slowly.
Baloma gitmedim.I didn't go to my prom.
O, devlet başkanı tarafından Beyaz Saray açılış balosuna davet edildi.He was invited by the President to the White House inaugural ball.
Bir kıyafet balosuna davet edildik.We've been invited to a costume party.
Onlar bu gece Amerikan Büyükelçiliğinde büyük bir balo veriyorlar.They're giving a big ball at the American Embassy tonight.
Tom'un baloya kimi götüreceğini merak ediyorum.I wonder who Tom will take to the prom.
Tom Mary'yi baloya davet edecek.Tom will be asking Mary to the prom.
Tom balonları helyumla doldurdu.Tom filled the balloons with helium.
Kırmızı balonu istiyorum.I want the red balloon.
O zaman hava balonları icat edilmemişti, ne buharlı gemiler, ne de demiryolları.Air balloons had not then been invented, nor steamships, nor railways.
Balonum patladı!My balloon popped!
Balonlarla süslemeyi severim.I love to decorate with balloons.
Biriyle baloya gidiyor musun?Are you going to the prom with anyone?
Baloya kiminle gidiyorsun?Who are you going to the prom with?
Seni baloya kim götürdü?Who took you to the prom?
Tom'un Mary'yi baloya götürmek isteyeceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will ask Mary to the prom?