Ana içeriğe geç
Sözlük

balkon ile cümle

balkon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dört adet balkonu var.فيه اربع بلكونات
Dört adet balkonu var.建築家I.M. ペイによってデザインされたものです
Dört bir yanı manzaralı. Dört adet balkonu var. Mimar I.Dari kamar ini kita bisa melihat luas sekeliling ke luar memiliki 4 balkon. didesain oleh arsitek I.M.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Anche le finestre e il balcone sono stati costruiti.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.De ramen en het balkon moesten gemaakt worden.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.E as janelas e a varanda tinham de ser construídas, fosse como fosse.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Et les véritables fenêtres et le balcon ont dues être construites en quelque sorte.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.그리고 창문과 발코니는 이것 저것을 사용해서 만들었고요.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Okná a balkón som tiež musel vyrobiť.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Okna i balkon również wymagały specjalnej konstrukcji.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Si ferestrele si balconul au trebuit sa fie intr-un fel asamblate.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Und die Fenster und Balkone mussten tatsächlich konstruiert werden.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Và những cửa sổ ở ban công cần phải được xây dựng.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Y las ventanas y el balcón también tuvieron que ser construidos.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.А потом окна и балкон надо было как-то построить.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.Прозорците и балконът трябваше някак да се построят.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.ואז הייתי צריך לבנות את החלונות ואת המרפסת.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.أما النوافذ والشرفات فوجب بناؤها.
Evin pencerelerini ve balkonunu da yapmak gerekiyordu tabii.組み立てなくてはいけなかった サクラグモの糸を
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.언제나 3층 밖으로 던져진 수박처럼 착륙했죠.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Am aterizat mereu ca un pepene aruncat de la etajul 3.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Ich landete jedes Mal wie eine Wassermelone aus dem dritten Stock.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Ik land altijd als een watermeloen uit een raam op de derde verdieping.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.J'ai toujours atterri comme une pastèque jetée d'une fenêtre du troisième étage.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Jeg landede altid som en vandmelon ud af et vindue på tredje sal.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Mindig úgy érkeztem meg, mint egy harmadikról kidobott görögdinnye.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Saya selalu mendarat seperti semangka jatuh dari jendela lantai tiga.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Sempre aterrei como uma melancia atirada de um terceiro andar.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Siempre aterricé como una sandía lanzada desde un tercer piso.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Sono sempre atterrato come un'anguria lanciata dal 3°piano.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Tôi luôn hạ cánh giống như một quả dưa hấu rơi từ cửa sổ tầng 3.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Vždycky jsem přistál jako meloun, co hodíte ze třetího patra.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Vždy som pristál ako melón z tretieho poschodia.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Zawsze lądowałem jak arbuz spadający z trzeciego piętra.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Πάντα προσγειωνόμουν σαν ένα καρπούζι που πέφτει από ένα παράθυρο του τρίτου ορόφου.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Винаги съм падал като диня от третия етаж.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.Я всегда приземлялся как арбуз, выброшенный из окна третьего этажа.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.אני תמיד נחתתי כמו אבטיח שנופל מחלון הקומה השלישית.
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.كنت دائما اهبط كما تهبط " البطيخة " من الدور الـثالث
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.(笑)
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.3x2メートルの小部屋です 皆さんいつでも大歓迎です
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Đây là những gì tôi nhìn thấy từ ban công tại nơi ẩn tu của mình ở dãy Hymalayas.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Det här är min utsikt från min eremitboning i Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Dit is het uitzicht vanaf mijn balkon van mijn afgelegen hut in de Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Esta é a vista da varanda da minha ermida nos Himalaias.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Et voici ce que je vois depuis le balcon de mon ermitage dans l'Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Hier sehen Sie den Blick vom Balkon meiner Einsiedelei im Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Iată ce văd de la balconul chiliei mele din munții Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Inilah yang saya lihat dari balkon tempat pertapaan saya di Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.이건 히말라야의 제가 머무는 곳에서 내려다 본 풍경입니다.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Näkymä erakkomajani parvekkeelta Himalajalla.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.(Nevetés) Ezt látni a remetelakom erkélyéről a Himaláján.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Qesta è la vista che ho dalla finestra del mio eremo sull'Himalaya
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Tohle je pohled z balkónu mé poustevny v Himalájích. Měří asi 2x3m a všichni tam jste kdykoliv vítaní.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.To jest widok z balkonu mojej pustelni w Himalajach.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.To je to, čo vidím, keď sa dívam z balkóna svojej pustovne v Himalájach.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Αυτή είναι η θέα από το μπαλκόνι του ερημητηρίου μου στα Ιμαλάϊα.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Вот — вид с террасы моей обители в Гималаях.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Ось що я бачу з балкону мого скиту в Гімалаях.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Това е гледката от балкона на отшелническата ми стая в Хималаите.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod