Fışkırtan balina Inn?Στομφώδης ρήτορ Inn: -.?
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Chrlič" môže byť. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Chrlič" může být. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >> - 第3章。捕鯨船 - イン。
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Jorro" pode ser. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >Lahko "Spouter" biti. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Orator" poate fi. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" có thể được. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter는"있을 수 있습니다. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" kan være. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" kan vara. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" kunnen worden. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" lehet. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" może być. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" mungkin. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" peut être. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" puede ser. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" può essere. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" voi olla. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" werden kann. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" могут быть. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" може бути. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" може да бъде. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Spouter" יכול להיות. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"Στομφώδης ρήτορ" μπορεί να είναι. >
"Fışkırtan balina" olabilir. >"الثرثار" لا يجوز. >
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Aceasta este carne de balenă pe care am fotografiat-o într-o alimentară din Tokyo-- sau este altceva?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Das hier ist Walfleisch, das ich in einem Supermakt in Tokyo fotografiert habe -- oder nicht?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Đây là thịt cá voi mà tôi chụp từ một cửa hàng thực phẩm ở Tokyo-- phải cá voi không nhỉ?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Dit is walvisvlees dat ik gefotografeerd heb in een supermarkt in Tokio - ja toch?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Ini adalah foto daging ikan paus yang saya ambil dari sebuah toko kelontong di Tokyo -- atau benarkah?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?이것은 고래 고기입니다. 저는 도쿄의 잡화점에서 사진을 찍었습니다. .
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Questa è carne di balena, che ho fotografato in un negozio di alimentari a Tokyo - ma lo è davvero?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?To mięso wieloryba sprzedawane z sklepie w Tokyo. To mięso wieloryba sprzedawane z sklepie w Tokyo. Na pewno?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Това е китово месо, което снимах в магазин в Токио... или?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Это китовое мясо, которое я сфотографировал в продуктовом магазине в Токио -- оно ли это?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?זהו בשר לוויתן שצילמתי בחנות מכולת בטוקיו-- ואולי לא?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?هذا لحم حوت صورته عندما كنت في متجر مأكولات في توكيو أهو لحم حوت فعلا؟
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?鯨の肉 それとも 本当は? 数年前 私たちは
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Egy ámbráscet ütközött nekik, és veszedelmes lyukat ütött a hajótesten.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Ein Zusammenprall mit einem Pottwal hatte ein katastrophales Loch in den Rumpf des Schiffs gerissen.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Eles haviam sido atacados por um cachalote, que tinha feito um buraco enorme no casco do navio.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Fuseseră atacați de un cașalot care a făcut o gaură catastrofică în carena navei.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Họ đã bị tấn công bởi một con cá nhà táng, và nó đã đâm thủng một lỗ trầm trọng trên thân thân tàu.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Ils avaient été frappés par un cachalot, qui avait fait un trou catastrophique dans la coque du bateau.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.그들의 배에는 향유고래와 부딪혀 치명적인 구멍이 났습니다.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Los había golpeado un cachalote, que había abierto un agujero catastrófico en el casco del barco.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Narazil do nich vorvaň, který loď roztrhl a v jejím trupu vytvořil osudnou díru.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Sono appena stati colpiti da un capodoglio, che ha aperto un'enorme falla nello scafo.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Udaril jih je kit glavač in naredil ogromno luknjo v ladjinem trupu.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Uderzenie kaszalota wyrwało katastrofalną w skutkach dziurę w kadłubie.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Ze hadden een aanvaring met een potvis gehad, wat een catastrofaal gat in de romp van het schip had geslagen.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Χτυπήθηκαν από μια φάλαινα φυσητήρα, η οποία άνοιξε μια καταστροφική τρύπα στο κύτος του πλοίου.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Един кашалот ударил кораба им и издълбал огромна дупка в корпуса.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Їхній човен протаранив кашалот, і в корпусі корабля утворилася величезна діра.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.Корабль столкнулся с кашалотом, пробившим огромную дыру в обшивке.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.הם ספגו פגיעה מלווייתן זרע, שפער חור אדיר בגוף הספינה.
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.هاجمهم حوت العنبر و أحدث ثقبًا هائلاً في هيكل السفينة
Gemilerinin gövdesinde felaket bir delik açan bir ispermeçet balinası tarafından darbe aldılar.船体に大きな穴が開いたのです 船が波間に飲まれる間
Gerçek hayatta da insanlar işaretler koyuyorlardı -- (Gülüşmeler) bu balina hakkında.Alcuni hanno messo anche cartelli su questa balena nel mondo reale (Risate) -- .