Ana içeriğe geç
Sözlük

bal ile cümle

bal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kayıp balıkçı teknesi limana güvenli bir dönüş yapmıştı.The lost fishing boat made a safe return to harbour.
Söylemek zorundayım ki, balayımı geçirmek için Gandrange'dan daha iyi bir yer yoktur.I have to say that there's no better place to spend my honeymoon than Gandrange!
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
Balıklar suyun dışında yaşayamaz.Fish can't live out of water.
Sık sık çiğ balık yeriz.We often eat raw fish.
Ben marine edilmiş balık ve deniz ürünü istiyorum.I would like marinated fish and seafood.
Kedi balığı izliyor.The cat is watching the fish.
Balık kötü kokuyor.The fish smells bad.
Babam balık tutmaya gitti.My father went fishing.
Bu gölde çok sayıda balık vardır.There are many fish in this lake.
İngilizcede bu balığa ne denilir?What is this fish called in English?
Balık istiyorum.I would like some fish.
Balık yemekten hoşlanır mısın?Do you like eating fish?
Bu balık yenilebilir değil.This fish is not edible.
Zaman zaman balık avlamaya gideriz.We go fishing from time to time.
Öpücüğün baldan daha tatlı.Your kiss is sweeter than honey.
Bu balıkta hiç zehir yok.There's no poison in this fish.
O gençken her zaman nehirde balık tutmaya giderdi.He always went fishing on the river when he was young.
Hoşça kal ve tüm balıklar için teşekkürler!So long, and thanks for all the fish!
Somon balığını küçük parçalara ayır.Cut the salmon into small pieces.
Babamın hobisi balıkçılıktır.My father's hobby is fishing.
Babam ve ben arada bir balık tutmaya gideriz.My father and I go fishing once in a while.
Balık ve et satıyorlar.They are selling fish and meat.
Yunuslar ve balinalar balık değildir.Dolphins and whales are not fish.
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.Cheer up John. There are more fish in the sea.
Kendimi balede deniyorum.I'm having a bash myself at the ballet.
Bir piyano ve bir balık arasındaki fark nedir?What is the difference between a piano and a fish?
Ben bir balık isterim.I'd like a fish.
Bir balık istiyorum.I'd like a fish.
Balistik raporuna göre, bu silah cinayet silahı olamaz.According to the ballistics report, this gun can't be the murder weapon.
Bugün akşam yemeği için balığımız var.We have fish for dinner today.
Baca gibi sigara içer, balık gibi içki içer.He smokes like a chimney and drinks like a fish.
Balon havayla doluydu.The balloon is filled with air.
Akvaryum balığı canlı.The goldfish is alive.
Balonlar ışıl ışıllar.The balloons are bright.
Balon patlayacak.The balloon will burst.
Nehirde bir sürü balık yakaladılar.They caught a lot of fish at the river.
Balık temiz sudadır.The fish is in clear water.
Balık kaçmak istiyor.The fish wants to escape.
Sıcak hava balonumuz gökyüzüne yükseldiOur hot-air balloon rose into the sky.
Yaralı bir balina sahile vurdu.A wounded whale washed up on the beach.
Ne tür bir balık bu?What kind of fish is this?
Odun kırmak için baltaları almak zorundaydım.I had to get the axes to chop the wood.
Kapı itfaiye ekipleri tarafından baltalanmıştı.The door had been axed by the firefighters.
O, balık tutmayı seviyor.She loves to fish.
Dünya herkesin bir maske taktığı büyük bir balo.The world is a grand ball in which everyone wears a mask.
O balık yemekten hoşlanmaz.He doesn't like to eat fish.
Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.A man was fishing on the opposite bank.
Birçok balık, nehirde yüzer.Many fish swim in the river.
Balta alçakgönüllü bir boyuna gitmez.The axe does not go to a humble neck.
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.Add the honey, lemon juice, chopped almonds and the chopped apples.
Artık bu nehirde yaşayan herhangi bir balık yok.There aren't any fish living in this river anymore.
Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.The whale is a very large mammal who lives in the sea.
Balık ve patates kızartması en ünlü İngiliz yiyeceğidir.Fish'n'chips is the most famous English food.
Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers.
Yaz tatilinde Bali'ye gittim.I went to Bali on summer holiday.
Yaz tatili için Bali'ye gittim.I went to Bali for summer vacation.
Maryland, Baltimore'da tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again in Baltimore, Maryland.
İngilizler, Baltimore'a karşı bir kara saldırısıyla başladılar.The British began with a land attack against Baltimore.
Tren Baltimore'de durdu.The train stopped in Baltimore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bal ile cümle - Sayfa 7 - bal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App