O sık sık balık tutmaya giderdi.He would often go fishing.
O, akşam yemeği için sık sık balık yer.He often eats fish for dinner.
O balık sevmez.He doesn't like fish.
O, oğlunu almadan hiçbir zaman balık tutmaya gitmez.He never goes out fishing without taking his son.
Onun balıkçılık için bir tutkusu var.He has a passion for fishing.
O üç balık yakaladı.He caught three fish.
O çiğ balık yemez.He doesn't eat raw fish.
Sanırım o, balık satarak para kazanır.I think he makes money by selling fish.
O, bir balık satıcısı.He is a fish dealer.
O, arada balığa gitti.He went fishing in between.
O, şeker yerine bal kullanır.He uses honey instead of sugar.
O bir çocukken, pazar günleri balık tutmaya giderdi.When he was a child, he would go fishing on Sundays.
Köyün yakınındaki bir nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in a river near the village.
O bir balık gibi içer.He drinks like a fish.
O balık tutmayı sever.He is fond of fishing.
O balık tutmayı seviyor.He loves fishing.
Balığa gittiler.They went fishing.
Onlar bir balon uçurdular.They sent up a balloon.
Onlar kendilerini balıkçı olarak kamufle etti ve bir tekne ile kaçtı.They disguised themselves as fishermen and escaped in a boat.
Her zaman övgüler için balık tutuyor.She is always fishing for compliments.
O, balığı nasıl pişireceğini sordu.She asked how to cook the fish.
O, balık hakkında o kadar çok şeyi nasıl öğrendi?How did she come to know so much about fish?
Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.She spread honey thickly on her toast.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
O, balıklardan nefret eder ve asla hiç yemez.She hates fish and never eats any.
Sadece balıklar ve hamam böcekleri ile ilgileniyor.She's only interested in fish and cockroaches.
Salata yağında balık kızarttı.She fried fish in salad oil.
O, benim için biraz balık pişirdi.She cooked some fish for me.
O beni baleye davet etti.She invited me to the ballet.
Kendisi dünyadaki en iyi balerinlerden biridir.She is one of the best ballerinas in the world.
O balona iğne batırdı.She pricked the balloon.
Bazı balıklar uçarlar.Some fish fly.
Babam dün üç balık yakaladı.My father caught three fish yesterday.
Babam yakındaki nehirde sık sık balık tutmaya gider.My father often goes fishing in the river nearby.
Babam boş olduğunda balık tutmaya gider.Dad goes fishing whenever he's free.
Balon gökyüzüne havalandı.The balloon went up in the sky.
Balon ağaca takıldı.The balloon was caught in the tree.
İlginç bir balık oltada.A strange fish is on the hook.
Bu hafta sonu işin yoksa bizimle balık tutmaya gelsene.Why don't you go fishing with us this weekend if you aren't busy?
Mary dün gece bana balta verdi.Mary gave me the ax last night.
Her hafta balığa gider.Every week he goes fishing.
Arılar bize bal temin eder.Bees provide us with honey.
Oduncu bir baltayla bir ağacı deviriyor.The woodcutter fells a tree with an ax.
Aslında, balın yaratıcıları çiçeklerdir.In effect, flowers are the creators of honey.
Gelecek Pazar sana nasıl balık tutulacağını öğreteceğim.I will teach you how to fish next Sunday.
Sudan çıkmış balık.A fish out of water.
Bir yarasa bir balığın olduğundan daha fazla bir kuş değildir.A bat is not a bird any more than a fish is.
Balık tutmayı seviyorum.I like fishing.
Onlar balık tutabilirler.They can fish.
Japon balığı gibi hafızam var.I have a memory like a goldfish.
O, balıklar hakkında o kadar şeyi nasıl öğrendi?How did she get to know so much about fish?
Balinalar okyanusta yaşayan büyük memelilerdir.Whales are very large mammals that live in the ocean.
Bu pasta için ne kadar bal kullanırsın?How much honey do you use for this pastry?
Bütün gündür balık avlıyor olduğum için sırtım ağrıyor.My back hurts because I've been fishing all day.
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Çiğ balık yiyen köpekler var mı?Are there dogs that eat raw fish?
Küçük bir balık boş bir tabaktan daha iyidir.Better a small fish than an empty dish.
Bir balyoz ile ceviz kırma.Don't crack a nut with a sledgehammer.
Lütfen bir kilo ton balığı filetosu alabilir miyim?Can I get a kilo of tuna fish fillets please?
Balık tutmaya gidebilir miyiz?Can we go fishing?