Ana içeriğe geç
Sözlük

bal ile cümle

bal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.As he had no way of making fire, he ate the fish raw.
Bazı oğlanlar balık avlar, diğerleri ise yüzer.Some of the boys are fishing and the others are swimming.
Birkaç ısırık geldi, ama bir balık yakalayamadım.I got several bites, but could not hook a fish.
Yağmur yağmasa balık tutmaya giderim.If it were not raining, I would go fishing.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Benime gel ve balık tutmaya git.Come along with me and go fishing.
Benimle balığa çıkmaya ne dersin?What do you say to going fishing with me?
Balık tutmaya oldukça sık giderdim ama şimdi nadiren gidiyorum.I used to go fishing quite often, but now I rarely go.
Sık sık gölde balık tutmaya giderdim.I would often go fishing in the lake.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya gideriz.If it were Sunday today, we would go fishing.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya giderim.If today was Sunday, I would go fishing.
Yarın balık tutmaya gidersen, ben de giderim.If you go fishing tomorrow, I will, too.
Ana yemeğimiz için balık yiyoruz.We are having fish for our main course.
Arılar bal yapar.Bees make honey.
Arılar bizim için bal sağlar.Bees provide honey for us.
Sperm balinası 1000 metre derinliğe dalabilir.The sperm whale can dive to a depth of 1,000 meters.
O neredeyse her gün nehire gidip balık avlıyor.Almost every day he goes to the river and fishes.
Ben balkondayım.I'm on the balcony.
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Kirpi balığı Japonya'da nefis bir yiyecektir.Blowfish is a delicacy in Japan.
Bale müzik şefi olarak yalnız başına duruyor.He stands alone as a conductor of ballet music.
Aralık ayında Bali'de hava son derece sıcak ve nemlidir.It is extremely hot and humid in Bali in December.
Tom çoğunlukla nehirde balık tutmaya gider.Tom often goes fishing in the river.
Her kız balerin olamaz.Every girl cannot be a ballerina.
Mağazanın üzerinde uçan bir reklam balonu var.There is an advertising balloon flying above the department store.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Birçok balık öldü.A lot of fish perished.
Bir sürü balık öldü.A lot of fish perished.
Çoğu balinalar planktonla beslenir.Most whales feed on plankton.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.The old man caught a big fish.
Buraya dondurulmuş balık getir.Bring the frozen fish here.
Balon rüzgar tarafından bir yere taşınıyordu.The balloon was carried away somewhere by the wind.
Rüzgâr balonu bir yerlere savurdu.The balloon was carried away somewhere by the wind.
Adanın ekonomisi balıkçılık sektörüne bağlıdır.The economy of the island is dependent on the fishing industry.
O mağaza et ve balık satar.That store sells meat and fish.
O dükkanda onlar balık ve et satarlar.At that store, they deal in fish and meat.
Gölet çeşitli küçük balıklarla doluydu.The pond was alive with various tiny fishes.
Bu nehirde çok balık var.There are plenty of fish in this river.
Yeni çift balayında Hawaii'ye gitti.The new couple have gone off to Hawaii on their honeymoon.
Bataklıkta birçok balıkçıl yaşar.Lots of herons live in the marsh.
Balina, Wakayama kıyılarının açıklarında bulundu.The whale has been found off the coast of Wakayama.
Ben balığı canlı tutacağım.I will keep the fish alive.
O balık tatlı suda yaşar.That fish lives in fresh water.
O balık grup olarak gezer.That fish travels in a group, don't they?
Balık somon gibiydi.The fish tasted like salmon.
Balığın tadı somonunkine benziyordu.The fish tasted like salmon.
Lütfen, balık ve eti dondurunuz.Please freeze the fish and meat.
Lütfen balığı ve eti dondurun.Please freeze the fish and meat.
Balıkçılar ağlarını denize fırlattılar.The fishermen cast their nets into the sea.
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.The fisherman saved himself by means of a floating board.
Bali'ye gitmeye değer, çünkü harika gün batımını görebilirsin.It's worth going to Bali because you can see the amazing sunset.
Jim iskeleden balık tutmaya gitti.Jim went fishing from the pier.
Bir köpek balığının derisi bir ton balığınınkinden daha kabadır.The skin of a shark is much rougher than that of a tuna fish.
Bir balina adamın bacağını kopardı.A shark snapped the man's leg off.
Bu onun yakaladığı balıktır.This is the fish he caught.
Bu balığı yakaladı.This is the fish he caught.
Bu garip bir balık türüdür.This is a strange kind of fish.
İşte annemin pişirdiği balık.Here is the fish my mother baked.
Bu şimdiye kadar yakaladığım en büyük balık.This is the biggest fish that I have ever caught.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod