balıkların ile cümle

balıkların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ahti, derinliklerin ve balıkların tanrısı.Ahti, god of the depths and fish.
Samchi-jeonya ( 삼치저냐 ) - ince dilimlenmiş ve tuzlanmış deniz balıklarından yapılır .Samchi-jeonya (삼치저냐) – made of thinly sliced and salted seerfish.
Bu anlamda tüm balıkların kemikleri yoktur; örneğin yılanbalıkları ve fener balığı kemiksizdir.Not all fish have fish bones in this sense; for instance, eels and anglerfish do not.
Bitki örtüsünün, balıkların ve nehir perilerinin hayatta kalması tehdit altındadır.The survival of the vegetation, fish and river nymphs is under threat.
Mürekkep balıklarında epizodik benzeri bellek yaşla birlikte korunur .Episodic-like memory is preserved with age in cuttlefish.
Balıkların duyabildiğini mi düşünüyorsun?Denkst du, dass Fische hören können?
Alexander von Humboldt ise uçan balıkların bunu sırf keyiflerinden yaptıklarını savunmuştur.Alexander von Humboldt vertrat die Ansicht, dass sie es aus reinem Vergnügen tun.
Bu dönemde balıkların genel olarak erkek oldukları gözlenir.In dieser Phase sind die Fische immer geschlechtsreife Männchen.
Balıkların kutsal olduğunu hesaba katarlar, ve asla yemezler.Daher ist den Syrern der Fisch heilig, und sie essen ihn nicht.
Bu balıkların iskeletleri tamamen kemikleşmemiştir.Die Wirbel der Fische sind nicht verknöchert.
Yavrular dişilerden ilk balıklarını alır.Das Küken bekommt vom Weibchen seinen ersten Fisch.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Sie erreichen Geschwindigkeiten von fast 80 km/h und zählen damit zu den schnellsten Fischarten.
Akvaryum balıklarında da sık olarak görülmektedir.Der Fisch wird mitunter auch als Aquarienfisch gehalten.
Dört gözlü balıkların gözleri ikiye bölünmüştür.Die acht Augen sind in zwei übereinander liegenden Querreihen angeordnet.
Bu balık aynı zamanda diğer balıkların koruyucusu olarak görülüyordu.À cause de cela, il fut perçu par l'homme comme un danger pour les autres populations de poissons.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Ces espèces menacent les populations de poissons.
Bu takıma ait balıkların çoğunun yumurtalarına sahip çıkma ve yavrularına bakma alışkanlıkları yoktur.Presque toutes les espèces de cette famille sont pondeuses d’œufs coulants et ne les surveillent pas.
Ayrıca akvaryum balıklarındaki karın çökmelerinde de kullanılır.Il arrive aussi qu’on consomme accidentellement ces produits, à l'intérieur d'un filet de poisson.
Bunu Neuchâtel Gölü’ndeki balıkların geçmişi üzerine yaptığı araştırma izledi.Il poursuit ses travaux par une recherche sur l'histoire des poissons trouvés dans le lac de Neuchâtel.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Pouvant atteindre plus de 100 km/h, il est très redouté des navigateurs.
Akdeniz'in eti en lezzetli ve şöhretli balıklarındandır.El desayuno basado en la dieta mediterránea es uno de los más sanos y recomendables.
Bazen bu balıkların ölümüne de sebep olur.En ocasiones puede provocar la muerte del animal.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
Balıkların dolaşım sistemlerinde ise kan bir tam dolaşımda kalpten bir kez geçer.En este caso la sangre pasa una sola vez por el corazón cuando realiza un recorrido completo.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Se han introducido tilapias que amenazan la existencia de las especies nativas.
Balıkların suda batmadan durmasını sağladığı için önemlidir.Se usa para estabilizar al pez durante el nado.
Bu familya ait balıkların iki adet sırt yüzgeçleri vardır.Caratteristica di questi pesci è una doppia pinna dorsale.
Deniz balıklarını avlamada kullanılan en eski yöntemlerden biri de dalyandır.La più antica e tuttora la più diffusa modalità di utilizzazione delle risorse marine è la pesca.
Bu nedenle solunum sistemleri omurgalı balıkların solunum sistemine benzerdir.I molluschi hanno quindi un sistema respiratorio simile a quello dei pesci vertebrati.
Balıkların beslenmesini sağlar.Si nutrono di pesci.
Bazen bu balıkların ölümüne de sebep olur.La cattura di questi pesci è occasionale.
Bu familyanın ortak özelliği balıkların gözlerinin etrafında bulunan bir kemik halkacığıdır.Как и у прочих представителей семейства имеется костное кольцо вокруг глаз.
Genellikle yumurtası büyük olan balıkların fekonditesi, küçük olanlarınkinden daha azdır.Отношение массы яйца к массе тела у мелких видов часто больше, чем у крупных.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.На леднике сушило рыбное бревенное з затвором...».
Fosillerde balıkların yumuşak dokularına nadiren rastlanıyordu.Мясо появлялось на столах вепсов довольно редко.
O kadar berbattır ki varlığı tek başına balıkların nehirde canlı kaynamasına sebep olur.Он описывается таким ужасным, что от его присутствия гибнет рыба в реках.
Şu ana kadar yakalanan merlin balıklarından en ağır olanı 708 kilogram çıkmıştır.وكانت أضخم سمكة تم صيدها هي سمكة المرلين المحيط الزرقاء، حيث بلغ وزنها 708كغم..
Bu nedenle solunum sistemleri omurgalı balıkların solunum sistemine benzerdir.لذلك ، فإن هذا الجهاز التنفسي يشبه نظام الأسماك الفقارية.
Bu tatlı su alabalığı, protein bakımından dünyanın en iyi balıklarındandır.ويعد سمك السلمون القزويني من احسن الأسماك في العالم.
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.عيون الأسماك ذات بريق.
Genellikle yumurtası büyük olan balıkların fekonditesi, küçük olanlarınkinden daha azdır.تتحرك أسماك القرش الكبيرة عموما مسافات أطول من أسماك القرش الصغيرة.
Bazı flavor bakteri türlerinin tatlı su balıklarında hastalıklara neden olduğu bilinmektedir.Muitas espécies são conhecidas por causar doenças em peixes de água doce.
Erkek ve dişi papağan balıklarının renkleri de birbirinden farklıdır.Há quem diga que o sabor dos peixes e das frutas é realmente diferente.
Balıkların yenmeyen tek kısmı kılçıklarıdır.Nem tudo o que vem à rede é peixe.
Bazen bu balıkların ölümüne de sebep olur.Dit geeft soms aanleiding tot vissterfte.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Dit leidde tot de verdringing van een aantal inheemse vissoorten.
Bu balıkların arasında köpekbalığı da bulunur.In deze wateren vindt men ook een grote haaienpopulatie.
Bu familya ait balıkların iki adet sırt yüzgeçleri vardır.Vissen uit deze familie hebben kleine ronde schubben.
Balıkların yetiştirildiği tanklar iyi kalitede suya ihtiyaç duyar.Kweken van de vis stelt hoge eisen aan de waterkwaliteit.
Balıkların dolaşım sistemlerinde ise kan bir tam dolaşımda kalpten bir kez geçer.Het bloed passeert slechts eenmaal langs het hart.
Bu tüm dünyadaki balıkların %11'i demektir.Występuje u 11% kotów na świecie.
Deniz balıklarını avlamada kullanılan en eski yöntemlerden biri de dalyandır.Jedną z najstarszych form użytkowania Puszczy było łowiectwo.
Bu balık aynı zamanda diğer balıkların koruyucusu olarak görülüyordu.Jest ona również uznawana za opiekunkę rybaków.
Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler.Akvaristen avgör ju själv vilka fiskar och andra djur denne vill ha i sitt akvarium.
Akvaryum balıklarında da sık olarak görülmektedir.Den är också relativt vanlig i akvarier.
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.Sjömännens fruktan är stor.
O kadar berbattır ki varlığı tek başına balıkların nehirde canlı kaynamasına sebep olur.Han beskrivs som så gräslig att hans närvaro fick fisken att koka levande i floderna.
Bu familya ait balıkların iki adet sırt yüzgeçleri vardır.Arterna i familjen har två från varandra skilda ryggfenor.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Vissa källor hävdar att den lokalt skall hota småfågelbestånd.
Balıkların beslenmesini sağlar.Це допомагає рибам знаходити їжу.

İlgili Sayfalar