Ana içeriğe geç
Sözlük

balıkçıl ile cümle

balıkçıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Balıkçılık en popüler hobilerinden biridir.Fishing is one of the most popular hobbies.
Balıkçılık benim hayatımda yok.Fishing is not in my life.
Adanın ekonomisi balıkçılık sektörüne bağlıdır.The economy of the island is dependent on the fishing industry.
Bataklıkta birçok balıkçıl yaşar.Lots of herons live in the marsh.
Balıkçılar ağlarını denize fırlattılar.The fishermen cast their nets into the sea.
Birçok hobilerim var, örneğin balıkçılık ve tırmanma.I have many hobbies - fishing and climbing, for example.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Ben balıkçılık yapardım.I used to do fishing.
Ben balıkçılıkla çok ilgilenirim.I am very interested in fishing.
Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.The villagers are occupied mainly with fishing.
Onun balıkçılık için bir tutkusu var.He has a passion for fishing.
Babamın hobisi balıkçılıktır.My father's hobby is fishing.
Dinamit balıkçılığı resif ekosistemler için son derece tahrip edicidir.Dynamite fishing is extremely destructive to reef ecosystems.
Tom balıkçılık ile ilgili ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about fishing.
Tom balıkçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about fishing.
O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.That island's population lives on fishing.
Balıkçılık ruhsatınız var mı?Do you have a fishing license?
Balıkçılar avlarının resimlerini çektiler.The fishermen took photos of their catch.
Balıkçılık Tom'un hayatı.Fishing is Tom's life.
Balıkçılık Tom'un şimdiye kadar yapmak istediği tek şey.Fishing is the only thing Tom ever wants to do.
O, Tom'u bir balıkçılık gezisine götürdü.He took Tom on a fishing trip.
Tom'la gece balıkçılığına gittim.I went night-fishing with Tom.
Burada bir sürü balık yakaladım. Burası büyük bir balıkçılık bölgesi.I've caught a lot of fish here. It's a great fishing spot.
Balıkçılık için ne güzel bir sabah!What a beautiful morning for fishing!
Tom ve ben balıkçılık arkadaşlarıyız.Tom and I are fishing buddies.
Balıkçılık yapıyor.He is a fishmonger.
Balıkçılık gölde yasaktır.Fishing is prohibited in the lake.
Kirlilik nedeniyle balıkçılık yasaktır.Fishing is prohibited because of the pollution.
Geçen hafta sonu seninle buz balıkçılığına gitmek istiyordum.I wanted to go ice fishing with you last weekend.
Buralarda balıkçılar balıklarının çoğunu tütsüler.The fishermen around here smoke most of their fish.
Balıkçıl her gün yemek için avlanmak zorundadır.The heron had to hunt for food every day.
Balıkçılık mevsimi ne zaman başlıyor?When does fishing season start?
Tom'un cesedi denizde başıboş yüzerken balıkçılar tarafından bulundu.Tom's body was found by fishemen floating adrift in the sea.
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Tom'un balıkçılık lisansı yok.Tom doesn't have a fishing license.
Balıkçılık, avcılık, yürüyüş ve kayakçılık popülerdir.Fishing, hunting, hiking and skiing are popular.
Kendi balıkçılık ekipmanını getir.Bring your own fishing equipment.
Balıkçılar koşmanın sıkıcı olmadığını düşünüyor.The fishermen think it isn't boring to jog.
O, tüm boş zamanını balıkçılığa adadı.She devoted all her spare time to fishing.
Balıkçılar ağ kullanıyor.The fishermen are using nets.
Tom en iyi balıkçılık yerlerini bilir.Tom knows all the best fishing spots.
Tom balıkçılıkla ilgili bildiği her şeyi Mary'ye öğretti.Tom taught Mary everything he knew about fishing.
Tom babasıyla birlikte sinek balıkçılığına gitti.Tom went fly fishing with his father.
Balıkçıl dalıcı bir kuştur.The heron is a wading bird.
Alabalık balıkçılığını severim.I like trout fishing.
Balıkçılık Cezayir'de önemli bir sektördür.Fishing is a significant sector in Algeria.
Şu bir leylek mi, yoksa balıkçıl mı?Is that a stork or a heron?
"Karekin Deveciyan'ın 1915 Tarihli "Balık ve Balıkçılık" Eseri" (PDF)."Karekin Deveciyan'ın 1915 Tarihli "Balık ve Balıkçılık" Eseri" (PDF).
2010 yılında Japonya'nın toplam balıkçılık üretimi 4.762.469 balıktır.In 2010, Japan's total fisheries production was 4,762,469 fish.
Balığı yakalayan balıkçılar, Sambara'nın mutfağına gönderir.This fish is caught by fishermen and sent to Sambara's kitchen.
Makaroni penguenleri, ticari balıkçılık ve deniz kirliliğinden etkilenebilmektedir.The macaroni penguin may be being impacted by commercial fishing and marine pollution.
Balıkçılık, özellikle Japonya ve Çin'de önemli bir gıda kaynağıdır.Fishing is a major source of food, particularly in Japan and China.
Peter'ın yeni balıkçılık kariyerindeki işi beklediği kadar iyi gitmemektedir.Peter's new fishing career does not prove successful.
Balıkçılık potansiyeli, özellikle ıstakoz ve ton balığı, tamamen işlenmemektedir.However, the fishing potential, mostly lobster and tuna, is not fully exploited.
2010'da Hindistan, dünyanın en büyük altıncı balıkçılık endüstrisine sahipti.In 2010, India had the world's sixth-largest fishing industry.
Kasım 1952'den itibaren balıkçılık müfettişi olarak görev yaptı.From November 1952, he served as inspector of fish farming.
Bölgede "Ölü nehir" olarak bilinen Sasar; yüzme, yıkama veya balıkçılık için uygun değildir.The Săsar, locally known as the "dead river," is unsuitable for bathing, washing, or fishing.
1935'te balıkçılar için pazar yeri olarak kuruldu.Built in 1935 as a market place for fishermen.
Nijer Nehri'nde ticari balıkçılık vardır.Commercial fishing occurs on the Niger River.
Erguvani balıkçıla görünüş olarak benzer ancak daha koyu renkli ve daha iridir.It is similar to a kilt, except it is lighter and thinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod