Onlar balık tutabilirler.They can fish.
Japon balığı gibi hafızam var.I have a memory like a goldfish.
O, balıklar hakkında o kadar şeyi nasıl öğrendi?How did she get to know so much about fish?
Balinalar okyanusta yaşayan büyük memelilerdir.Whales are very large mammals that live in the ocean.
Bütün gündür balık avlıyor olduğum için sırtım ağrıyor.My back hurts because I've been fishing all day.
Çiğ balık yiyen köpekler var mı?Are there dogs that eat raw fish?
Küçük bir balık boş bir tabaktan daha iyidir.Better a small fish than an empty dish.
Lütfen bir kilo ton balığı filetosu alabilir miyim?Can I get a kilo of tuna fish fillets please?
Balık tutmaya gidebilir miyiz?Can we go fishing?
Kayıp balıkçı teknesi limana güvenli bir dönüş yapmıştı.The lost fishing boat made a safe return to harbour.
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
Balıklar suyun dışında yaşayamaz.Fish can't live out of water.
Sık sık çiğ balık yeriz.We often eat raw fish.
Ben marine edilmiş balık ve deniz ürünü istiyorum.I would like marinated fish and seafood.
Kedi balığı izliyor.The cat is watching the fish.
Balık kötü kokuyor.The fish smells bad.
Babam balık tutmaya gitti.My father went fishing.
Bu gölde çok sayıda balık vardır.There are many fish in this lake.
İngilizcede bu balığa ne denilir?What is this fish called in English?
Balık istiyorum.I would like some fish.
Balık yemekten hoşlanır mısın?Do you like eating fish?
Bu balık yenilebilir değil.This fish is not edible.
Zaman zaman balık avlamaya gideriz.We go fishing from time to time.
Bu balıkta hiç zehir yok.There's no poison in this fish.
O gençken her zaman nehirde balık tutmaya giderdi.He always went fishing on the river when he was young.
Hoşça kal ve tüm balıklar için teşekkürler!So long, and thanks for all the fish!
Somon balığını küçük parçalara ayır.Cut the salmon into small pieces.
Babamın hobisi balıkçılıktır.My father's hobby is fishing.
Babam ve ben arada bir balık tutmaya gideriz.My father and I go fishing once in a while.
Balık ve et satıyorlar.They are selling fish and meat.
Yunuslar ve balinalar balık değildir.Dolphins and whales are not fish.
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.Cheer up John. There are more fish in the sea.
Bir piyano ve bir balık arasındaki fark nedir?What is the difference between a piano and a fish?
Ben bir balık isterim.I'd like a fish.
Bir balık istiyorum.I'd like a fish.
Balistik raporuna göre, bu silah cinayet silahı olamaz.According to the ballistics report, this gun can't be the murder weapon.
Bugün akşam yemeği için balığımız var.We have fish for dinner today.
Baca gibi sigara içer, balık gibi içki içer.He smokes like a chimney and drinks like a fish.
Akvaryum balığı canlı.The goldfish is alive.
Nehirde bir sürü balık yakaladılar.They caught a lot of fish at the river.
Balık temiz sudadır.The fish is in clear water.
Balık kaçmak istiyor.The fish wants to escape.
Yaralı bir balina sahile vurdu.A wounded whale washed up on the beach.
Ne tür bir balık bu?What kind of fish is this?
O, balık tutmayı seviyor.She loves to fish.
O balık yemekten hoşlanmaz.He doesn't like to eat fish.
Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.A man was fishing on the opposite bank.
Birçok balık, nehirde yüzer.Many fish swim in the river.
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.Add the honey, lemon juice, chopped almonds and the chopped apples.
Artık bu nehirde yaşayan herhangi bir balık yok.There aren't any fish living in this river anymore.
Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.The whale is a very large mammal who lives in the sea.
Balık ve patates kızartması en ünlü İngiliz yiyeceğidir.Fish'n'chips is the most famous English food.
Yaz tatilinde Bali'ye gittim.I went to Bali on summer holiday.
Yaz tatili için Bali'ye gittim.I went to Bali for summer vacation.
Balık baştan kokar.A fish rots from the head down.
Balıkları yemek güvenlidir.It's safe to eat the fish.
Kıyıda bir fok balığı vardı.There was a seal on the shore.
Derede hiç balık yok.There is no fish in the burn.
Mağazada yeni bir uzun balık oltası var.There’s a new long fishing rod in the shop.
Nasıl balık pişirileceğini sordu.She asked how to cook fish.