Balıkçılık yoksa yeni alternatifler bulmak zorundasınız.So if there is no fishing you find other alternatives.
Ribeira da Barca'da balık başka yerlerdeki petrol gibi... ...o yüzden o... onların para kaynağı.Fish for Ribeira da Barca means like oil for other places, so it's... It's their money.
Bu günlerde balık... fazla kalmadı.The fish nowdays. There's not much of it.
Neden bilmiyorum ama bugünlerde balık...I don't know why, but the fish nowdays...
Bir zamanlar çok balık vardı.Once upon a time there was lots of fish.
Avrupa Birliği ile yapılan bir balıkçılık anlaşması var.There is a fishing treaty with the European Union.
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.Those foreign boats come here to Cape Verde to fish.
Çok fazla balık yakalıyorlar.They catch a lot of fish.
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.I feel that they are stealing fish here in Cape Verde.
Şimdi kilit nokta onun ton balığı gibi davranmasını sağlamak.So the key now is to make it behave like tuna.
Burada hatırlamak gereken kilit nokta, bu ton balığının gerçekten ne olduğu umrumuzda değil.So the key thing to remember here is, we don't really care what this tuna really is.
Babayla balığa gitti ve gongu duyamıyorlar.Out fishing with Papa, and they can't hear the gong.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.You've got pole-caught yellowfin tuna here -- comes from sustainable stocks.
Balıkçılar için mükemmel, yüklü para, yerel ekonomiler için destek.Great for fishermen. Lots of money. Supporting local economies.
Denizlerdeki herhangi bir büyük balık için işe yarar.It pretty much works with any big fish in the ocean, so here we go.
Büyük balığın 1/2kg'lık bir porsiyonu ile başlayalım.Start with a 16-ounce portion of big fish.
Dinle, balım...Listen, Honey...
Dinle, Balım.Listen, Honey.
Sakin ol, Balım.Calm down, Honey.
Ben senin balın değilim....I am NOT your honey....
İnsanlar bununla balık avlıyor.People fish with them.
Yerel balık işleme tesisinden tonlarca ve tonlarca kokuşmuş, çürümüş balık leşlerini temizledik.We cleared tons and tons of stinking, rotting fish carcasses from the local fish processing plant.
Asya'da gördüğüm en güzel yerler Sri Lanka ve Bali'ydi.The most beautiful landscapes I had seen in Asia were Sri Lanka and Bali.
Sri Lanka'da iç savaş devam ediyordu bu yüzden Bali'de karar kıldım.Sri Lanka still had the civil war going on, so Bali it was.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.I also started meditating for the first time in my life in Bali.
Aynı zamanda Bali'de daha büyük bir projenin başlangıcı için çalışıyoruz.We are also working on the start of a bigger project in Bali.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips in newspaper, the Cornish Pasty, the pie, the sandwich.
Sadece bir şey istedi: 2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?That he asked for only one thing -- a gift of two healthy sperm whales?
"tarihimizi balık derisine yazıyoruz ayıların kanıyla.""we write our history on the skin of fish with the blood of bears."
Günaydın, uyan da balığa çıkalım !You finally realize it!
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?But that's, again, shooting fish in a barrel, you know, right?
Mesela, bir balığa bir insanın hakkını vermek istemiyorum.For example, I don't want to give a fish the same rights as a human.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Just as fish swim and birds fly, people form tribes.
İnanılmaz derecede küresel olan diğer şey ise et ve balıkların üretimidir.Another thing that's become incredibly global is production of meat and fish.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.The runners of their sleds were originally made of fish wrapped in caribou hide.
Balina, LATIN.CETUS,LATlN.
BALİNA, İzlanda.WHALE,ICELANDlC.
BALİNA, İNGİLİZCE.WHALE,ENGLlSH.
"Ve Tanrı büyük balinalar yarattı.""And God created great whales."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Now the Lord had prepared a great fish to swallow up Jonah."
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"The Indian Sea breedeth the most and the biggest fishes that are: among which the
"Bu balina ciğeri iki cartloads oldu." - Stowe 'S Annals."This whale's liver was two cartloads." --STOWE'S ANNALS.
"Belirli bir şey almış ork balina ya da o korkunç toplu dokunmak."Touching that monstrous bulk of the whale or ork we have received nothing certain.
"Çok bir balina gibi." HAMLET."Very like a whale." --HAMLET.
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Like as the wounded whale to shore flies thro' the maine."
Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.OF SPERMA CETI AND THE SPERMA CETI WHALE.
"Biz Elbe yelken, rüzgar gemi KD Jonas-in-the-Balina denilen ...."We set sail from the Elbe, wind N.E. in the ship called The Jonas-in-the-Whale....
Bazı balina ağzını açamıyor söylüyorlar, ama bu bir masal ....Some say the whale can't open his mouth, but that is a fable....
"Birkaç balinalar bu kıyılarda (Fife) Anno 1652, bir seksen ayakları üzerine gelmiş"Several whales have come in upon this coast (Fife) Anno 1652, one eighty feet in
"Deniz Tanrı'nın sesi Balinalar itaat edin." - KD PRIMER."Whales in the sea God's voice obey." --N. E. PRlMER.
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"We saw also abundance of large whales, there being more in those southern seas, as
Can Tho 'çemberler ile doldurulmuş ve balina kaburga ile silahlı. "Tho' stuffed with hoops and armed with ribs of whale."
Balinanın kuşkusuz yaratılmasında en büyük hayvandır. "The whale is doubtless the largest animal in creation."
"Küçük balıklar için bir masal yazmak gerekir, onlar gibi konuşmak yapmak istiyorsunuz"If you should write a fable for little fishes, you would make them speak like great wales."
"Büyük balinalar, nadiren saldırı girişim."The larger whales, they seldom venture to attack.
- Nantucket WHALE-BALIKÇILIK PARLAMENTOSU Edmund Burke IN'S REFERANS.--EDMUND BURKE'S REFERENCE IN PARLlAMENT TO THE NANTUCKET WHALE-FlSHERY.
"İspanya, Avrupa'da kıyısında mahsur büyük bir balina.""Spain--a great whale stranded on the shores of Europe."
Hantal sevinç ifade etmek için, havada bir balina tarafından ağızlı. "Up-spouted by a whale in air, To express unwieldy joy."
A balina.OF A WHALE.
"Bir balina aort su işleri ana boru delik daha büyük"The aorta of a whale is larger in the bore than the main pipe of the water-works at