Tom, Mary'nin nadiren balık yediğini söylüyor.Tom says Mary seldom eats fish.
Ne kadar balımız var?How much honey do we have?
Tom bugün balık tutmaya gitti.Tom went fishing today.
Tom bugün balık tutuyor.Tom is fishing today.
O bir kedi olduğu için sadece balık yer.He only eats fish because he's a cat.
Tom ve Mary birlikte balık tutmaya giderlerdi, değil mi?Tom and Mary used to go fishing together, didn't they?
Ne Tom ne de Mary son zamanlarda balığa gitti.Neither Tom nor Mary has gone fishing recently.
Tom bu akşam akşam yemeği için balık ızgarası yapacakTom will be grilling fish for dinner tonight.
Tom bir balıkçı teknesi almak istemiyor.Tom doesn't want to buy a fishing boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istemedi.Tom didn't want to buy a fishing boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istedi.Tom wanted to buy a fishing boat.
O balıkları kendin mi yakaladın?Did you catch that fish yourself?
Tom balık yer mi?Does Tom eat fish?
Balıklar ve ziyaretçiler üç gün sonra kokuyor.Fish and visitors stink after three days.
Artık çok sık balık tutmaya gitmiyorum.I don't go fishing very often anymore.
Ton balığından başka balık yemem.I don't eat any fish except tuna.
Ton balığı dışında balık yemiyorum.I don't eat any fish except tuna.
Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissettim.I felt like a fish out of water.
Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissediyorum.I feel like a fish out of water.
Balık tutmak hakkında pek bilgim yok.I don't know much about fishing.
Dün neredeyse balık tutmaya gidiyordum.I almost went fishing yesterday.
Balık tutmaya çok sık gitmem.I don't go fishing very often.
Tom, Boston'a gitme şansına balıklama atladı.Tom jumped at the chance to go to Boston.
Artık balığa gitmiyorum.I don't go fishing anymore.
Neredeyse hiç balık yemem.I almost never eat fish.
Tom ile balık tutmaya gidelim.Let's go fishing with Tom.
Tom, hiç çiğ balık yemediğini söylüyor.Tom says that he's never eaten raw fish.
Eğer Tom geçen haftasonu çalışmamış olsaydı, balık tutmaya giderdi.If Tom hadn't been working last weekend, he would've gone fishing.
Tom hafta sonları balığa gitmekten hoşlanır.Tom likes to go fishing on the weekends.
Tüm balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı değildir.Not all fish are cold-blooded.
Soğuk kış aylarında çoğu balık yavaşlar ve dibe yakın yerlerde dinlenir.Most fish slow down and "rest" near the bottom during cold winter months.
Birçok insan gibi, balıklar da soğukta daha az aktif olma eğilimindedir.Like many people, fish tend to be less active in the cold.
Bu sabah balık tutmaya gittim ama hiçbir şey yakalamadım.I went fishing this morning, but didn't catch anything.
Çocuklar balık yer mi?Would the kids eat fish?
O, şehirdeki en iyi balık ve deniz ürünleri restoranıdır.It is the best fish and seafood restaurant in the city.
Kentteki en iyi balık ve deniz ürünleri restoranıdır.It is the best fish and seafood restaurant in the city.
Neden balıkların acıyı hissetmeyeceğini düşünüyorsun?Why do you think fish can't feel pain?
Gerçekten balıkların acı hissetmediğini mi düşünüyorsun?Do you really think that fish don't feel pain?
Sami ve Leyla balığa gittiler.Sami and Layla went fishing.
Sami ve Leyla birlikte balık tutarak çok zaman geçirdiler.Sami and Layla spent a lot of time together fishing.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.Sami was at a fisherman's campground.
Balık tutmayı sevmiyor musun?Don't you like fishing?
Ona bir akvaryum balığı ve bir kap aldım.I bought her a goldfish and a bowl.
İki avukat arasındaki bir çiftçi, iki kedi arasındaki bir balık gibidir.A farmer between two lawyers is like a fish between two cats.
Bu gece ızgara yılan balığı yiyeceğiz.Tonight we will eat grilled eels.
Tom nasıl balık yakalanacağını sana gösterecek.Tom will show you how to catch fish.
Tom sudaki balık kadar mutlu.Tom is happy as a fish in water.
Tom asla balina etinin tadına bakmadığını söylüyor.Tom says that he's never tasted whale meat.
Balıkçıl dalıcı bir kuştur.The heron is a wading bird.
Tom yarın balığa çıkmamızı önerdi.Tom suggested we go fishing tomorrow.
Tom yarın balığa gitmemizi teklif etti.Tom suggested that we go fishing tomorrow.
Yarın balık tutmaya gidelim.Let's go fishing tomorrow.
Tom sık sık orada balık tutmaya gider.Tom often goes fishing there.
Yalnız bir palyaço balığı akvaryumda yüzüyordu.A lone clownfish was swimming in the aquarium.
Bizimle balık tutmaya gel.Come fishing with us.
Sami'nin bir yayın balığı vardı.Sami had a catfish.
Sami'nin bir kedi balığı vardı.Sami had a catfish.
Büyük balık, küçük balığı yer.The big fish eats the small one.