Oğlanlar balık tutmaya devam ettiler.The boys continued to fish.
Kızartılacak başka balıklarımız var.We have other fish to fry.
Tom benim için biraz balık pişirdi.Tom cooked some fish for me.
Tom hemen olta ile balık tuttu.Tom was hooked immediately.
Tom balığı ete tercih ediyor.Tom prefers fish to meat.
Tom balık tutma gezilerinden hoşlanıyor.Tom enjoys fishing trips.
Balık tutma yavaştı.Fishing has been slow.
Biz sadece balıkçıyız.We're only fishermen.
Sazan benim en sevdiğim balık.Carp is my favorite fish.
Tom bir balık satıcısıdır.Tom is a fish dealer.
Tom bir balıkçı.Tom is a fishmonger.
Ben yılan balığı tuttum.I have fished an eel.
Sık sık Tom ile balık tutmaya gittim.I often went fishing with Tom.
Alabalık en sevdiğim balık.Trout is my favorite fish.
Yine mi balık?Fish again?
O bir balık tutma tutkunuydu.He was a fan of fishing.
Tom balık tutmaya gitmek istedi.Tom wanted to go fishing.
Bu öğleden sonra nasıl balık tutmaya gitmek istersiniz?How would you like to go fishing this afternoon?
Tom'un bugün balık tutmaya çıkacağını nasıl bildin?How did you know Tom was going to go fishing today?
Tom akşam yemeği için genellikle balık yer.Tom often eats fish for dinner.
Tom bir balıkçı köyünde büyüdü.Tom grew up in a fishing village.
Ben hiç balina görmedim.I've never seen a whale.
Sık sık hafta sonları Tom ile balık tutmaya giderim.I frequently go fishing with Tom on weekends.
Üç tane balık yakaladım.I caught three fish.
Balık avlamayı severim.I love to fish.
Sık sık balık tutmaya giderim.I often go fishing.
Seninle balığa çıkmak istiyorum.I'd love to go fishing with you.
Bu sabah üç tane balık yakaladım.I caught three fish this morning.
Balık tutmaktan hoşlanırım.I enjoy fishing.
Bir balıkçı teknem var.I have a fishing boat.
Ben balık yemem.I don't eat fish.
Balıkları temizledim.I cleaned the fish.
Birkaç tane büyük balık yakaladım.I caught a couple of big fish.
Onlar balık yediler.They ate fish.
Onlar balık yiyorlar.They eat fish.
Tom balıkçılıkla ilgili bildiği her şeyi Mary'ye öğretti.Tom taught Mary everything he knew about fishing.
Çiğ balık salatası yapmayı biliyor musun?Do you know how to make a raw fish salad?
Tom sazan balığını küvete koydu.Tom put the carp in the bathtub.
Bunlar balık değil, memeliler.These aren't fish but mammals.
Nasıl balık avlayacağını biliyor musun?Do you know how to fish?
Nasıl balık avlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to fish.
Bizimle balık tutmaktan hoşlanıyor gibi görünmüyordun.You never seemed to enjoy fishing with us.
Balığa gitmekten hiç hoşlanmadım.I never liked going fishing.
Ben hiç çiğ balık yemedim.I've never eaten raw fish.
Bir sürü balık yerim.I eat a lot of fish.
Ben balık tutmaya gitmedim.I didn't go fishing.
Balıktan pulları temizledi.She removed the scales from the fish.
Ben balık sevmem.I don't like fish.
Tom babasıyla birlikte sinek balıkçılığına gitti.Tom went fly fishing with his father.
Tek yapmak istediğim balık tutmaktı.All I ever wanted to do was to go fishing.
Balık yediğimden beri bir süre oldu.It's been a while since I've eaten fish.
O balık mı?Is that fish?
Öğle yemeği için balık yedim.I had fish for lunch.
Yunuslar ve balinalar balık değildir, daha çok deniz memelileridir.Dolphins and whales are not fish, but rather marine mammals.
Balık yemememe rağmen ben bir penguenim.I'm a penguin, although I don't eat fish.
Bir köpek balığı onu yiyip bitirdi.A shark devoured him.
Alabalık, bir tatlısu balık türüdür.The trout is a species of freshwater fish.
Ölü balık gibi kokuyor.It smells like dead fish.
Lepistesler en popüler akvaryum balık türlerinden biridir.Guppies are one of the most popular aquarium fish species.
Balık ya da et için iştahım yok.I have no appetite for fish nor for meat.