Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.E quello che i gamberetti stanno cercando di fare è raccogliere tutti i batteri dal dorso dei granchi.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.És amivel ezek a garnélák próbálkoznak, tulajdonképpen begyűjteni az összes baktériumot a rákok hátáról.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.그래서 지금 새우들은 게의 등에서 박테리아들을 수확하려고 노력하는 것입니다.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.Próbują zebrać bakterie, porastające gęsto skorupę tych zwierząt.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.Şi ce încearcă să facă aceşti creveţi este chiar să culeagă toate bacteriile de pe spatele acestora.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.Und diese Garnelen versuchen, die Bakterien von den Rücken all dieser Tiere abzuernten.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.Và những con tôm đang cố gắng thu lượm những con vi khuẩn phía sau lưng cua
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.А креветки просто пытаются собрать этих бактерий с панцирей крабов.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.Тези скариди всъщност се опитват да съберат всички бактерии от гърбовете на тези животни.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.ומה שהשרימפס האלה מנסים לעשות זה לקצור את כל הבקטריות מהגב של החיות האלו.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.وما يحاول هؤلاء الروبيان القيام به هو فعلا حصاد جميع البكتيريا من ظهور هذه الحيوانات.
Karideslerin yapmaya çalıştığı da aslında bakterileri hayvanların sırtından toplamak.バクテリアを栽培しようとしているのです カニはこれが大嫌いなんです
Küçük bir daire vardır. Bakteriler büyüyebilir bazı besin vardır.Dieser Kreis soll eine Petrischale sein, mit einem Nährboden, auf dem Bakterien wachen können.
Küfler ve bakteriler milyonlarca yıldır savaşıyorlar.곰팡이와 세균은 몇 백 만년 동안 싸워 왔습니다.
Küfler ve bakteriler milyonlarca yıldır savaşıyorlar.Mốc và vi khuẩn đã chiến đấu với nhau trong hàng triệu năm.
Küfün etrafındaki bakterilerin nerede öldüğünü görüyor musunuz?Bạn có thấy nơi vi khuẩn đã chết xung quanh mốc không?
Küfün etrafındaki bakterilerin nerede öldüğünü görüyor musunuz?세균이 주변에서 죽은 것이 보이나요?
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Ciupercilor nu le place să putrezească de la bacterii, aşa că cele mai bune antibiotice ne vin de la ciuperci.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Fungi haben es nicht gern, durch Bakterien zu verfaulen, also stammen unsere besten Antibiotika von Fungi.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Grzyby nie lubią gnić od bakterii dlatego produkują najlepsze antybiotyki.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Houby nemají rády bakteriální hnilobu a tak nejlepší antibiotika pochází z hub.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Huby sa bránia bakteriálnemu rozkladu, a preto od nich pochádzajú naše najlepšie antibiotiká.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.I funghi non amano marcire a causa dei batteri e così i nostri migliori antibiotici vengono dai funghi.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Jamur tidak suka membusuk karena bakteria, jadi antibiotik terbaik kita berasal dari jamur.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.균류는 세균으로 부패하지 않습니다. 그리고 인간에게 최적의 항생제는 균류에서 나옵니다.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Nấm không thích bị vi khuẩn làm mục rữa, và vì vậy những thứ kháng sinh tốt nhất đều xuất phát từ nấm,
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Schimmels rotten niet graag door bacteriën, dus komen onze beste antibiotica van schimmels.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Sienet eivät halua bakteerien mädättämiksi, joten parhaat antibioottimme saamme sieniltä.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Svampar gillar inte att brytas ned av bakterier, så vår bästa antibiotika kommer från svampar.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Svampe vil helst ikke rådne af bakterier, og derfor kommer den bedste antibiotika fra svampe.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Грибам не нравится гнить от бактерий, так что наши лучшие антибиотики получены с помощью грибов.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.Гъбите не обичат да гният от бактерии, затова най-добрите ни антибиотици идват от гъби.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.פטריות לא אוהבות להרקב על ידי חיידקים, וכך האנטיביוטיקות הטובות ביותר שלנו מגיעות מפטריות.
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.الفطريات لا تحب أن تتعفن من البكتيريا و بالتالي فإن أفضل مضادتنا الحيوية تأتي من الفطريات
Mantarlar patojenik bakteriyi sevmezler ve bakterilere karşı en iyi antibiyotikleri üretirler.ヒトに最適な抗生物質は 菌類由来です でもこのキノコは盛りを過ぎ
Modüle koyduğumuz tüm bitki, hayvan ve bakterilerin onu hayatta tutacağını umut ediyorduk.우리가 그곳에 넣어준 모든 식물,동물,박테리아들과 함께, 그곳에서 며칠을 보내기 위해 들어간 바로 그 첫날.
Modüle koyduğumuz tüm bitki, hayvan ve bakterilerin onu hayatta tutacağını umut ediyorduk.יחד עם כל הצמחים והחיות והבקטריה ששמנו בתוכה בתקוה לשמור עליו בחיים.
Modüle koyduğumuz tüm bitki, hayvan ve bakterilerin onu hayatta tutacağını umut ediyorduk.مع كل النباتات والحيوانات والجراثيم التي وضعناها هناك آملين بقائه على قيد الحياة.
Modüle koyduğumuz tüm bitki, hayvan ve bakterilerin onu hayatta tutacağını umut ediyorduk.この中で二日間過ごそうとした初日から 医師団は、彼がなにか
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.나는 박테리아가 중요하다고 강조한다.
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.Nu vraag je mij, ok, Sal, ik ben nu wel overtuigd... ..dat bacteriën belangrijk zijn.
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.Probablemente estas diciendo "OK Sal, ya me convenci" "las bacterias son importantes"
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.Teraz zapewne mówicie, OK Sal, przekonałeś nas, że bakterie są ważne.
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.Wahrscheinlich fragt Ihr Euch jetzt, OK, Sal, jetzt bin ich überzeugt, dass
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.Ви мабуть запитуєте, добре, Сал, я переконаний, що бактерії важливі.
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.אתם בוודאי שואלים עכשיו אוקיי סל אנחנו משוכנעים שחיידקים הם יצורים חשובים
Muhtemelen Sal, Tamam, soruyorsun, eminim- bakterileri önemli.فانت ستقول حسنا "سال"، انا مقتنع ان البكتريا مهمة.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.A dôvod, prečo im sépia dovolí robiť túto neplechu je, že potrebuje toto svetlo.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Alasan si cumi-cumi mau terlibat dengan kerepotan ini adalah karena dia menginginkan cahayanya.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Anledningen till att bläckfisken är villig att stå ut med de här skojarna är att den vill åt ljuset.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.A tintahal azért hajlandő megtűrni ezeket a gyanús alakokat, mert kell neki az a fény.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.De reden dat de inktvis de bacterie daar laat leven is omdat het het licht wil.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Der Grund, weswegen sich der Tintenfisch auf diese Spielerei eingelassen hat, ist, dass er das Licht will.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Důvod proč ta oliheň takovou vylomeninu snáší, je, že chce právě to světlo.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Kałamarnica toleruje tę błazenadę ponieważ potrzebuje tego światła.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.오징어가 이러한 장난(?)을 참고 있는 이유는 오징어도 빛을 원하기 때문입니다.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.La ragione per cui il calamaro tollera tutto questo show è che ha bisogno di quella luce
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.La raison pour laquelle le calamar est prêt à supporter ces petites pestes est parce qu'il veut cette lumière.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.La razón por la que el calamar está dispuesto a aguantar a estos pequeños vándalos es porque quiere esa luz.
Mürekkepbalığının bu üçkağıtçı bakterilere katlanmasının sebebi, onların ürettiği ışığa ihtiyaç duyması.Ligenj te vsiljivce gosti, ker potrebuje njihovo svetlobo.