baktılar ile cümle

baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.ויתראו תלמידיו ויתמהו איש אל רעהו לדעת על מי דבר׃
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.فكان التلاميذ ينظرون بعضهم الى بعض وهم محتارون في من قال عنه.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.門 徒 彼 此 對 看 、 猜 不 透 所 說 的 是 誰
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.門徒 彼此 對看 、 猜 不 透 所 說 的 是誰
Onu inşa ederkenki problem, Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"A problém s budovaním -- keď balijskí robotníci videli veľké haldy plánov, pozreli sa na ne a povedali:
Onu inşa ederkenki problem, Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"E il problema nel costruirla - quando i lavoratori balinesi vedono grosse pile di progetti,
Onu inşa ederkenki problem, Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"Iar problema construirii ei -- când muncitorii balinezi au văzut mormanul de planuri,
Onu inşa ederkenki problem, Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"Problém při stavění nastal, když přišli balijští dělníci, uviděli kvanta plánů, podívali se na ně a řekli:
Onu inşa ederkenki problem, Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"Проблемът при строежа беше, че когато местните работници видяха огромните планове, попитаха:
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Aşa că s-au uitat în comunitatea origami, şi am început să lucrez cu ei.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.A tak hledali ve společenství tvůrců origami, my jsme je zkontaktovali a já s nimi začal pracovat.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Az origami közösséget kérdezték meg, így kerültünk kapcsolatba, és elkezdtünk együtt dolgozni.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Dus kwamen ze bij de origamicommunity uit, we raakten in contact, en ik begon met hen te werken.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Họ tìm hiểu cộng đồng origami, chúng tôi liên lạc với họ và cộng tác với họ.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Jadi mereka menengok komunitas origami, kami mengontak mereka, dan mulai bekerja dengan mereka.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.그들은 종이접기 커뮤니티를 살폈고, 그러다 우리와 연락이 되어 제가 그들과 협업하게 됐습니다.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Observaram a comunidade de "origami", contactámo-los e comecei a trabalhar com eles.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Rozglądali się więc w środowisku origamistów, skontaktowaliśmy się i zacząłem z nimi pracować.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Stopili so v stik z origamisti in začel sem delati z njimi.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Tak sa pozreli do komunity origamistov, skontaktovali sme sa s nimi a začali sme spolupracovať.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Έτσι διερεύνησαν την κοινότητα του οριγκάμι, επικοινωνήσαμε μαζί τους και άρχισα να δουλεύω μαζί τους.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Потърсили в общостта на оригами и така се свързаха с нас, като аз почнах да работя за тях.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.Поэтому они обратились к сообществу оригами, мы связались с ними, и я начал с ними работать.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.הם בדקו בקהילת האוריגמי, יצרנו איתם קשר והתחלנו לעבוד ביחד.
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.لذا بحثنا عن جماعة الأوريغامي، اتصلنا بهم و بدأت العمل معهم،
Origami topluluğuna baktılar, irtibata geçtik, ve onlarla çalışmaya başladım.我々と接触し、協同作業がはじまりました そして協同して、任意の大きさに
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Allora Pietro fissò lo sguardo su di lui insieme a Giovanni e disse: «Guarda verso di noi»
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.A Peter uprel na neho zrak i s Jánom a povedal: Pozri na nás!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.A Piotr z Janem pilnie na niego patrząc, rzekli: Wejrzyj na nas!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Då fäste Petrus och Johannes sina ögon på honom, och Petrus sade: »Se på oss.»
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Da så Peter tillige med Johannes fast på ham og sagde: "Se på os!"
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Entonces Pedro, juntamente con Juan, se fijó en él y le dijo: --Míranos
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.E Pedro, com João, fitando os olhos nele, disse: Olha para nós.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.I pohleděv naň Petr s Janem, řekl: Hleď na nás.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.베드로가 요한으로 더불어 주목하여 가로되 우리를 보라 하니
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Maka mereka menatap dia, kemudian Petrus berkata, "Pandanglah kami!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Men Peter så skarpt på ham sammen med Johannes og sa: Se på oss!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Niin Pietari ja Johannes katsoivat häneen kiinteästi, ja Pietari sanoi: "Katso meihin".
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Péter pedig mikor szemeit reá vetette Jánossal egyben, monda: Nézz mi reánk!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Petru, ca şi Ioan, s'a uitat ţintă la el, şi a zis: ,,Uită-te la noi!``
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Petrus aber sah ihn an mit Johannes und sprach: Sieh uns an!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Phi - e-rơ với Giăng ngó chăm người , rồi nói rằng : Hãy nhìn xem chúng_ta .
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Phi -e-rơ với Giăng ngó chăm người, rồi nói rằng: Hãy nhìn xem chúng ta.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Pierre, de même que Jean, fixa les yeux sur lui, et dit: Regarde-nous.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Pogleda pa Peter nanj z Janezom in veli: Poglej na naju!
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Zij keken hem aandachtig aan en Petrus zei: "Kijk ons aan!"
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Ατενισας δε εις αυτον ο Πετρος μετα του Ιωαννου, ειπε Βλεψον εις ημας.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Петр с Иоанном, всмотревшись в него, сказали: взгляни на нас.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Споглянувши ж Петр на него з Йоаном, рече: Подивись на нас.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.Той, като видя Петра и Йоана, когато щяха да влязат в храма, попроси да му се даде милостиня.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.ויסתכל בו פטרוס וגם יוחנן ויאמר אליו הביטה אלינו׃
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.فتفرس فيه بطرس مع يوحنا وقال انظر الينا‎.
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.彼 得 約 翰 定 睛 看 他 . 彼 得 說 、 你 看 我 們
Petrusla Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, ‹‹Bize bak›› dedi.彼得 約翰 定睛 看他 . 彼得說 、 你 看 我們
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar."래벨과 발은 나를 처다보았다." "그들의 얼굴은 마치 백지장과 같았다." "그들의 얼굴은 마치 백지장과 같았다."
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.O Rebel e o Val olharam para mim como se eles ou eu tivéssemos levado com água fria na cara.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel a Val se na mě dívaly, jako by je nebo mě někdo polil studenou vodu.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel en Val keken me aan alsof zij of ik koud water in het gezicht hadden gekregen.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel és Val úgy néztek rám, mintha vagy nekik, vagy nekem hideg vizet zúdítottak volna az arcunkba.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel e Val mi guardarono come se loro o io avessimo ricevuto dell'acqua fredda tirata in faccia.
İlgili Sayfalar