baktılar ile cümle
baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.حيث أخذوا يتفحصون مستخدميهم.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.アメリカにおけるTwitterユーザの
Myron ve oğullarından birinde de boğmaca bakterisi olup olmadığına baktılar, ikisinde de sonuç negatifti.A Myron y a uno de sus hijos también les hicieron la prueba de la tos ferina: ambos dieron negativo.
Myron ve oğullarından birinde de boğmaca bakterisi olup olmadığına baktılar, ikisinde de sonuç negatifti.Myron en een van zijn zoons werden ook getest voor kinkhoest - ze hadden het allebei niet.
Myron ve oğullarından birinde de boğmaca bakterisi olup olmadığına baktılar, ikisinde de sonuç negatifti.Myron e um de seus filhos também passaram por exames para tosse convulsa - ambos retornaram negativo.
Myron ve oğullarından birinde de boğmaca bakterisi olup olmadığına baktılar, ikisinde de sonuç negatifti.Myron und einer ihrer Söhne wurden auf Keuchhusten getestet- die Testergebnisse von beiden waren negativ.
Myron ve oğullarından birinde de boğmaca bakterisi olup olmadığına baktılar, ikisinde de sonuç negatifti.Myron wraz z jednym z synów też mieli testy na krztusiec, oba wyszły negatywnie.
Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,N 그램의 뷰어의 프로토 타입을 보고,
Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,ראו את אב-הטיפוס של מצגת המשקל-n,
Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,رأوا النموذج الأولي لعارض ن-غرام،
Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,「これは楽しい みんな使えるようにすべきだ」
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.A hned obezřevše se, žádného víc neviděli než samého Ježíše s sebou.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.A razom, obzrúc sa dookola, nevideli viacej nikoho, iba samého Ježiša so sebou.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Aussitôt les disciples regardèrent tout autour, et ils ne virent que Jésus seul avec eux.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.A wnet obejrzawszy się, nikogo więcej nie widzieli, tylko Jezusa samego z sobą.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.De repente, tendo olhado em redor, não viram mais a ninguém consigo, senão só a Jesus.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.És mikor nagyhirtelen körültekintének, senkit sem látának többé maguk körül, egyedül a Jézust.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.E subito guardandosi attorno, non videro più nessuno, se non Gesù solo con loro
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Îndată, ucenicii s'au uitat împrejur, şi n'au mai văzut pe nimeni decît pe Isus singur cu ei.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.In nagloma se ozro in nikogar več ne vidijo razen Jezusa samega s seboj.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.문득 둘러보니 아무도 보이지 아니하고 오직 예수와 자기들 뿐이었더라
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Och plötsligt märkte de, när de sågo sig omkring, att där icke mer fanns någon hos dem utom Jesus allena.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Og med ett, da de så sig om, så de ikke lenger nogen hos sig uten Jesus alene.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Og pludseligt, da de så sig om, så de ingen mere uden Jesus alene hos dem.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Thình lình, các môn đồ ngó quanh quất, chẳng thấy ai nữa, chỉ còn một mình Ðức Chúa Jêsus ở với mình mà thôi.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Toen zij om zich heen keken, zagen ze plotseling dat Mozes en Elia weg waren. Alleen Jezus was nog bij hen.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Und bald darnach sahen sie um sich und sahen niemand mehr denn allein Jesum bei ihnen.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Y de inmediato, mirando alrededor, ya no vieron a nadie más con ellos, sino sólo a Jesús
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.Και εξαιφνης περιβλεψαντες, δεν ειδον πλεον ουδενα, αλλα τον Ιησουν μονον μεθ' εαυτων.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.И внезапно, като се озърнаха, не видяха вече никого при себе си, освен Исуса.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.И, внезапно посмотрев вокруг, никого более с собою не видели, кроме одного Иисуса.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.І зараз озирнувшись, уже нїкого не бачили, тільки Ісуса одного з собою.
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.והמה הביטו כה וכה פתאם ולא ראו עוד איש בלתי את ישוע לבדו אתם׃
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.فنظروا حولهم بغتة ولم يروا احدا غير يسوع وحده معهم
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.門 徒 忽 然 周 圍 一 看 、 不 再 見 一 人 、 只 見 耶 穌 同 他 們 在 那 裡
Öğrenciler birden çevrelerine baktılar, ama bu kez yanlarında İsadan başka kimseyi göremediler.門徒 忽然 周 圍 一 看 、 不 再 見 一 人 、 只見耶穌同 他 們在 那裡
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Các môn đồ ngó nhau, không biết Ngài nói về ai đó.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Các môn_đồ ngó nhau , không biết Ngài nói về ai đó .
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Da så Disciplene på hverandre, tvivlrådige om, hvem han talte om.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Då sågo lärjungarna på varandra och undrade vilken han talade om.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Da sahen sich die Jünger untereinander an, und ward ihnen bange, von welchem er redete.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Disiplene så på hverandre, de kunde ikke skjønne hvem det var han talte om.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Entonces los discípulos se miraban unos a otros, dudando de quién hablaba
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Geschrokken keken de discipelen elkaar aan. Zij hadden geen idee wie Hij bedoelde.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.I discepoli si guardarono gli uni gli altri, non sapendo di chi parlasse
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.제자들이 서로 보며 뉘게 대하여 말씀하시는지 의심하더라
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Les disciples se regardaient les uns les autres, ne sachant de qui il parlait.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Niin opetuslapset katsoivat toisiinsa epätietoisina, kenestä hän puhui.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Os discípulos se entreolhavam, perplexos, sem saber de quem ele falava.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Pengikut-pengikut-Nya memandang satu sama lain dengan sangat heran karena tidak tahu siapa yang dimaksud
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.tanítványok ekkor egymásra tekintének bizonytalankodva, [hogy ]kirõl szól.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Tedy učedlníci vzhlédali na sebe vespolek, pochybujíce, o kom by to pravil.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Tedy uczniowie spoglądali po sobie, wątpiąc, o kim by to mówił.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Učenci se tedaj spogledujejo med seboj, pomišljujoč, o katerem pravi.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Ucenicii se uitau unii la alţii, şi nu înţelegeau despre cine vorbeşte.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Vtedy pozerali učeníci jeden na druhého v rozpakoch, o kom to hovorí.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Εβλεπον λοιπον εις αλληλους οι μαθηται, απορουντες περι τινος λεγει.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Ззирались тодї між собою ученики, сумніваючись, про кого Він говорить.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Отче праведни, светът не Те е познал, но Аз Те познах; и тия познаха, че Ти си Ме пратил.
Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Тогда ученики озирались друг на друга, недоумевая, о ком Он говорит.
İlgili Sayfalar