baktılar ile cümle

baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel i Val spojrzały na mnie jakby one czy ja, zostały polane zimną wodą.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel och Val tittade på mig som om de eller jag hade fått kallt vatten kastat i ansiktet.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel și Val s-au uitat la mine ca și cum ei sau eu fuseserăm stropiți peste față cu apă rece.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel và Val đã nhìn tôi như thể họ hoặc tôi vừa bị dội một gáo nước lạnh vào mặt
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Η Ρέμπελ και η Βαλ με κοίταξαν λες και εκείνες ή εμένα μας είχε καταβρέξει κάποιος με κρύο νερό.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Ребел и Вал ме погледнаха като че ли аз или те са били заляни в лицето със студена вода.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Ребел и Вэл уставились на меня так, будто их окатили ледяной водой.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.רבל ו-ואל הביטו בי כאילו הן או אני חטפו בפרצוף מקלחת של מים קרים.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.نظرا ربل وفان إلي وكأن أحداً منا قد رمي وجهه بالماء البارد
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.浴びたような目付きで私を見ました 浴びたような目付きで私を見ました 『エリン 一体何を言っているの?』
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Cofnęli się, i spojrzeli na większy obraz.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.De har zoomat ut och tittat på helheten.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Hanno concentrato la loro attenzione sull'idea generale, piuttosto che sui dettagli.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Han tomado distancias para tener una visión global.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Họ đã phóng to và nhìn vào bức tranh toàn cục.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Ils ont pris de la hauteur et ont examiné la chose essentielle.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.그들은 거시적인 그림을 그려 봤습니다.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Mereka mundur dan melihat pada gambar besarnya.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Nämä tutkijat katsoivat kokonaiskuvaa.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Na stvar so pogledali od daleč, celostno.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Pararam e olharam para o grande plano.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.S-au distanţat de problemă şi s-au uitat la ea în ansamblu.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Sie haben sich das Ganze einmal genau unter die Lupe genommen:
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Távolabbról vizsgálódtak és a teljes képet nézték.
Resmin bütününe uzaktan baktılar. Ve büyük resim şuydu: seçimler doğrulanabilir olmalı.Podívali se na volby v širším kontextu, a to v tomto: volby by měly být ověřitelné.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Ze hebben naar de achterliggende gedachte gekeken.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Εστίασαν στη γενική εικόνα.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Вони подивилися на картину здалека.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Они отошли и осмотрели картину в целом.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Те са абстрахираха и погледнаха голямата картина.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.הם עשו "זום" החוצה והסתכלו על הדרישות הכלליות.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.لقد قاموا بالتركيز على الصورة الأكبر.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.その全体像とは
Tüm ülke genelinde baktılar ve keşfettiler mutlaka, dolandırıcılık olamazdı bunun olduğunu biliyosrunuzHọ nhìn khắp cả quốc gia, và phát hiện ra rằng đấy không nhất thiết là một lỗi sai.
Tüm ülke genelinde baktılar ve keşfettiler mutlaka, dolandırıcılık olamazdı bunun olduğunu biliyosrunuz그리고 전국을 돌아다니며 발견한것은 그게 사기가 아니라, 그저 일어난 일 일뿐이라는 것입니다.
Tüm ülke genelinde baktılar ve keşfettiler mutlaka, dolandırıcılık olamazdı bunun olduğunu biliyosrunuzהם בדקו בכל רחבי הארץ, וגילו ולא בהכרח הייתה כאן הונאה, כי זה קרה, אתם יודעים,
Tüm ülke genelinde baktılar ve keşfettiler mutlaka, dolandırıcılık olamazdı bunun olduğunu biliyosrunuzواكتشفوا أن لا يمكن أن يكون احتيال ، واكتشفوا أن لا يمكن أن يكون احتيال ، لأنه حدث ، كما تعلمون ،
Tüm ülke genelinde baktılar ve keşfettiler mutlaka, dolandırıcılık olamazdı bunun olduğunu biliyosrunuz必ずしも詐欺ではないとわかった なぜならですね、 違う州では違うコンピューターシステムを使っているからなんです
Ve insanlar bunun gibi kalıplara baktılar.A lidi se podívali na tyhle závislosti
Ve insanlar bunun gibi kalıplara baktılar.E as pessoas olharam os padrões assim.
Ve insanlar bunun gibi kalıplara baktılar.사람들은 이와같은 일정한 패턴을 알았다.
Ve insanlar bunun gibi kalıplara baktılar.Y las personas veían estos patrones.
Ve insanlar bunun gibi kalıplara baktılar.وقد شاهد الناس التدرج
Yani "O şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama bana zarar vermeyecek." Böylece onlar işlerine baktılar."Я не знаю, что это за штука, но она не опасна" — и продолжали заниматься своими делами.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.나이든 사람들은 찌푸리거나 화난 사진보다는
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Ältere Menschen sahen zu den lächelnden Gesichtern und weg von den stirnrunzelnden, ärgerlichen Gesichtern.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.As pessoas idosas olham para as caras sorridentes e não para as caras sisudas, zangadas.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Az idősek a mosolygó arcok felé néztek, és elkerülték a rosszalló, dühös arcokat.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Bătrânii privesc feţele zâmbitoare şi îşi feresc privirea de la cele încruntate, nervoase.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Le persone anziane guardano i visi sorridenti piuttosto che quelli accigliati o arrabbiati.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Người lớn tuổi nhìn về hướng các khuôn mặt tươi cười và tránh xa mặt buồn, tức giận.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Orang tua meliha muka-muka yang tersenyum dan menghindari muka-muka berkerut, muka-muka marah.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Ouderen kijk naar de lachende gezichten en weg van de fronsende, boze gezichten.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Starsi patrzą raczej w stronę uśmiechniętych.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.По-възрастните хора гледат към усмихнатите лица и странят от намръщените ядосани лица.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Пожилые люди смотрят на улыбающиеся лица и отворачиваются от хмурых и злых лиц.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Старші люди дивилися на усміхнуті обличчя і відверталися від насуплених, злих облич.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.המבוגרים יותר הביטו אל הפרצופים המחייכים
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.كان كبار السن ينظرون في اتجاه الوجوه المبتسمة
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar.しかめ面や怒った顔を避けていました
İlgili Sayfalar