baktılar ile cümle

baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Ówcześni dziennikarze patrzyli na wylewającą się ropę i mówili: "To jest brudny przemysł".
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Vroeger zeiden de journalisten over deze vervuiling: "Het is een smerige industrie."
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Ziariştii de pe vremuri se uitau la aceste revărsări, şi spuneau "Asta este o industrie murdară".
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Οι τότε δημοσιογράφοι είδαν αυτές τις κηλίδες και συμπεράναν πως εχουμε να κάνουμε με βρώμικη βιομηχανία.
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Журналистите погледнали тези разливи и възкликнали, "Това е мръсна индустрия."
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.Первые журналисты смотрели на эти лужи нефти и говорили: "Это грязная индустрия".
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.העיתונאים באותה תקופה ראו את ההתפרצויות האלה, ואמרו לעצמם:"זוהי תעשיה מלוכלכת."
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.الصحفيون الذين أتوا مبكراً رأوا هذه التسربات و علقوا قائلين, "هذه صناعة قذرة"
Eski gazeteciler bu fıskiyeye baktılar ve "Bu pis bir endüstri" dediler.「不潔な産業だ」と言いました それはまた 何もしないで金持ちになってゆく人々を
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Ale dívali sa na túto trojicu a povedali si:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Ale dívali se na tuto trojici a řekli:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Ale popatrzeli na te trzy i powiedzieli:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:그러나 사람들은 이 세 공룡을 보고 말합니다.
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Maar ze keken naar deze drie en zeiden:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Mas eles olharam para estes três e disseram:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Men de såg på alla tre och de sade
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Pero los miraban y decían:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Но они смотрели на этих троих и говорили:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:Но учените разгледаха тези три вида и казаха:
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:לעומת זאת הם הסתכלו על שלושתם
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:لكنهم نظروا إلى تلك الثلاثة
Fakat bu üçüne baktılar ve şöyle dediler:「これらは3つの異なる種類の恐竜で
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray en Will Brockman bij Google, het prototype zagen van de Ngram Viewer, en zeiden:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray e Will Brockman di Google videro il prototipo dell'Ngram Viewer. e dissero:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray e Will Brockman na Google, viram o protótipo do NGram Viewer, e disseram:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray i Will Brockman z Google zobaczyli prototyp Ngram Viewera i powiedziało:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray und Will Brockman den Prototyp des Ngram Viewers sahen und sagten:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Jon Orwant, Matt Gray y Will Brockman en Google, vieron el prototipo del visor de n-gramas y dijeron:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Джон Орвант, Метт Грей та Уилл Брокман з Google, побачивши прототип засобу перегляду N-грамм, сказали:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Джон Орвант, Мэтт Грей и Уилл Брокман из Google, увидев прототип средства просмотра N-грамм, сказали:
Google'da çalışan Jon Orwant, Matt Gray ve Wıll Brockman, Ngram prototipine baktılar ve dediler ki,Джон Оруънт, Мат Грей и Уил Брокман в Гугъл, видяха прототипа на Нграм Вюър, и казаха:
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.아론이 이스라엘 자손의 온 회중에게 말하매 그들이 광야를 바라보니 여호와의 영광이 구름 속에 나타나더라
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.ויהי כדבר אהרן אל כל עדת בני ישראל ויפנו אל המדבר והנה כבוד יהוה נראה בענן׃
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.فحدث اذ كان هرون يكلم كل جماعة بني اسرائيل انهم التفتوا نحو البرية. واذا مجد الرب قد ظهر في السحاب.
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞 倫 正 對 以 色 列 全 會 眾 說 話 的 時 候 、 他 們 向 曠 野 觀 看 、 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 在 雲 中 顯 現
Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.亞倫 正 對以色列 全 會眾 說話 的 時候 、 他 們向曠 野 觀看 、 不料 、 耶和華 的 榮光 在 雲中顯現
Hayır, kişilerin ne kadar kazandıklarına baktılar.604 01:23:03,532 --> 01:23:05,732 Bylo to dle prospěchu, chápeš?
Hayır, kişilerin ne kadar kazandıklarına baktılar.Bolo to podľa zárobku, chápeš?
Hayır, kişilerin ne kadar kazandıklarına baktılar.No, fu fatto a seconda di quel che guadagnavano.
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.이슬람교 전통을 뒤돌아보고, 문제적 측면이 있음을 발견했습니다.
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.והם הסתכלו לעבר המסורת האיסלמית, וראו שיש היבטים בעיתיים,
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.وقد نظروا الى الثقافة الاسلامية ووجدوا فيها مفاهيم مستشكلة..
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.彼らは問題のある側面も見つけました。 しかしそれらが宗教の中心部ではなく、解釈しなおすことができるものと考え、
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Er is gekeken naar de lokale bevolking.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Hanno analizzato la provenienza degli utenti.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Họ nhìn vào dân số địa phương
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Ils ont étudié la population locale.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar. İnandıkları şey, %24Ei estimează că 24% din americanii de pe Twitter sunt afro-americani.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar. İnandıkları şey, %24Jsou přesvědčeni, že 24 procent amerických uživatelů Twitteru jsou černoši.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.각 지역의 트위터 사용자 수를 살펴보았는데
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Megnézték a helyi népességet.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Mereka lihat populasi lokal.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Observaram a sua população
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Observaron su población local.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Przyjrzeli się swoim użytkownikom.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Sie haben sich ihre Bevölkerung angeschaut.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Εξέτασαν τους χρήστες στην Αμερική.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Они посмотрели на своё пользовательское население.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.Разгледаха местното си население.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar.הם הסתכלו על האוכלוסייה המקומית שלהם.
İlgili Sayfalar