baktılar ile cümle

baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"حينما رآى عمال البناء الباليون رزمة طويلة من الخطط، نظروا إليهم وقالوا: "ما هذا؟"
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"この膨大な計画書を見たとき 「なんですか これ?」と聞いてきました なので私達は大きな模型を作りました
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.A oni se na sebe podívali a odběhli dozadu tahat slámky.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.E eles olharam para mim e correram para as traseiras para tirarem à sorte quem ia ficar comigo.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.E mi hanno dato uno sguardo e sono corsi fuori dal retro per tirare a sorte.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Họ nhìn qua tôi và chạy ra phía say để rút thăm (xem ai rút được cây thăm ngắn sẽ phụ trách dạy tôi)
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.그들은 절 한번 보더니 뒤로 가서
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Mereka melihat dan berlari ke belakang.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Og de kiggede en gang på mig og løb ud bagved for at trække
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Pozreli sa na mňa a utiekli dozadu losovať, kto si ma zoberie na starosť.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Rámnéztek, és hátraszaladtak eldönteni, hogy ki húzza a rövidebbet.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.S-au uitat unul la altul și au dispărut în grabă să tragă la sorți.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Sie schauten mich an und rannten nach hinten, um den Schwarzen Peter zu vergeben.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Spojrzeli na mnie i pobiegli na zaplecze ciągnąć zapałki.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Y dieron una mirada y salieron a hacer una rifa.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Ze keken me aan en liepen weg om strootjes te trekken.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Με κοίταξαν κι έτρεξαν πίσω για να τραβήξουν κλήρο.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Они посмотрели на меня, отошли и стали метать жребий.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Те ме погледнаха и избягаха отзад, за да теглят сламки.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.אמרתי: "היי, באתי לשיעור טיסה".
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.فأخذوا نظرة واحدة و هرولوا للخلف للإقتراع .
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.「君が担当しろよ」 「いい いい 君が受け持てよ」
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Cu alte cuvinte, oamenii s-au uitat la ei şi au văzut diferenţele.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.En d'autres termes, les gens les ont regardés et ils ont vu les différences.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Es decir, que cuando los observaron, vieron las diferencias.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.In altre parole, tutti li hanno guardati e hanno visto le differenze.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Innymi słowy ludzie patrzeli na nie i widzieli różnice.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Inými slovami, ľudia sa na ne dívali a videli rozdiely.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Jinými slovy, lidé se na ně dívali a viděli rozdíly.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.말하자면 사람들은 공룡들을 보고 다른 점들을 발견했습니다.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Más szóval az emberek rájuk néztek és látták a különbségeket.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Med andra ord, folk såg på dem och de såg skillnaderna.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Mensen keken vooral naar de verschillen.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Mit anderen Worten, die Leute schauten sie an und sahen die Unterschiede.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Nói cách khác, mọi người xem chúng và họ thấy sự khác biệt.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Por outras palavras, as pessoas olhavam-nos e viam as diferenças.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.Другими словами, люди взглянули на них и увидели разницу.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.С други думи, хората ги разгледаха и видяха разликата.
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.במילים אחרות אנשים הסתכלו עליהם וראו את ההבדלים
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.بكلمات أخرى ينظر الناس إليها ويلاحظون الاختلافات
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.人は見た目の違いだけで判断してたのです ご存知の通り
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.A lidé na Západě takhle chápali tvořivost velmi dlouho.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Asa au privit oamenii din Vest creativitatea pentru o lunga perioada de timp.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.A takto ľudia na západe o tvorivosti uvažovali naozaj dlhú dobu.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Dan dulunya, seperti inilah kepercayaan di Barat tentang kreatifitas.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Ed così le persone han concepito la creatività in Occidente per molto tempo.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.E foi assim que no Ocidente, durante muito tempo, as pessoas pensavam na criatividade.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Ja näin länsimaiset ihmiset ajattelivat luovuudesta pitkän aikaa.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.서양에서는 정말로 오랜 기간을 통해 창의성을 이런식으로 생각했어요.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Lange tijd is dat geweest hoe in het Westen creativiteit werd beschouwd.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Longtemps, c'est ainsi qu'on a envisagé la créativité en Occident.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Og det var sådan folk betragtede kreativitet i Vesten i meget lang tid.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Så såg man på kreativitet i väst väldigt länge.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.So haben die Menschen im Westen wirklich lange Zeit über Kreativität gedacht.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Tak myślano dawniej o kreatywności.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Và đó là cách người ta nghĩ về khả năng sáng tạo ở phương Tây trong suốt khoảng thời gian rất dài.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Y eso es lo que la gente pensaba sobre la creatividad en Occidente por mucho tiempo.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Κάπως έτσι έβλεπαν τη δημιουργικότητα στη Δύση για μεγάλη περίοδο της ιστορίας.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.И именно так западные люди думали о созидательных способностях долгое время.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.И така западните хора гледали на креативността много дълго време.
İlgili Sayfalar