baktılar ile cümle

baktılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.Саме так люди сприймали творчість на Заході протягом досить довгого часу.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.וכך חשבו במערב על התהליך היצירתי במשך זמן רב מאד.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.هكذا فكّر الناس حول الإبداع في الغرب لزمن طويل حقاً.
Batı'da insanlar yaratıcılığa gerçekten çok uzun bir süre böyle baktılar.ルネッサンスが全てを変えました
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.A oni se podívali jeden na druhého a usmáli se, jako že to byla správná odpověď.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler. Daha sonra dediler ki,Eles olharam um para o outro e sorriram, como se essa fosse a resposta certa e depois disseram:
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.E loro si guardarono l'un l'altro e sorrisero, come se fosse la risposta giusta.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.En ze keken elkaar aan en glimlachten, alsof dat het juiste antwoord was.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.He katsoivat toisiaan ja hymyilivät, kuin se olisi ollut oikea vastaus.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Ils se sont regardés et ont souri, j'avais donné la bonne réponse.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.그리고 그 둘은 서로를 쳐다보며 만족한 듯 웃었습니다
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Mereka saling menatap dan tersenyum seperti itulah jawaban yang benar.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Összenéztek és mosolyogtak, mintha ez lett volna a helyes válasz.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Se vieron uno al otro y sonrieron, como si fuera la respuesta correcta.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Și amândoi au schimbat priviri și-au zâmbit, de parcă acesta ar fi fost răspunsul corect.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Sie schauten sich gegenseitig an und lächelten, in dem Sinne, das war die richtige Antwort.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Spojrzeli na siebie nawzajem i uśmiechnęli się, jakby taka właśnie była poprawna odpowiedź.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Và họ nhìn nhau và mỉm cười, như thể đó là câu trả lời chính xác.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Κοίταξαν ο ένας τον άλλο και χαμογέλασαν, λες και ήταν η σωστή απάντηση.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Вони переглянулись і заусміхались, так наче це була правильна відповідь.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.И они переглянулись и улыбнулись, как будто бы это был правильный ответ.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.Те се спогледаха и се усмихнаха, все едно това беше правилният отговор.
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.והם הסתכלו זה על זה וחייכו,
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.و نظرا الى بعضها البعض ، وابتسما،
Birbirlerine baktılar ve verdiğim cevabın doğru olduğunu onaylarcasına gülümsediler.彼らは顔を見合わせ にっこりした
Böylece onlar işlerine baktılar.Aşa că ele îşi vedeau de treaba lor.
Böylece onlar işlerine baktılar.Así que continuaron con sus cosas.
Böylece onlar işlerine baktılar.Aztán csak a saját dolgukkal törődtek.
Böylece onlar işlerine baktılar.Donc elles ont continué à vaquer à leurs affaires.
Böylece onlar işlerine baktılar.Dus ze gingen gewoon hun gang.
Böylece onlar işlerine baktılar.E andavano avanti facendosi gli affari loro.
Böylece onlar işlerine baktılar.그러곤 일상적으로 행동하기 시작했습니다
Böylece onlar işlerine baktılar.Ne jatkoivat puuhiaan.
Böylece onlar işlerine baktılar.Sehingga akhirnya mereka kembali ke rutinitas mereka.
Böylece onlar işlerine baktılar.Thế là chúng bắt đầu làm việc của mình
Böylece onlar işlerine baktılar.Und somit kümmerten sie sich wieder um ihre eigenen Angelegenheiten.
Böylece onlar işlerine baktılar.Więc zajęły się sobą.
Böylece onlar işlerine baktılar.Така че продължаваха да си вършат работата.
Böylece onlar işlerine baktılar.אז הם המשיכו בעיניינים שלהם.
Böylece onlar işlerine baktılar.فانطلقوا لقضاء أعمالهم
Böylece onlar işlerine baktılar.ほんとうにごく近い距離から 交尾や
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veAls ich diese Arbeit machte, kamen meine Mutter und mein Vater, schauten es an und sagten,
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veEnquanto estava a fazer esse trabalho, a minha mãe e o meu pai olharam e disseram:
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veÎn timp ce făceam această lucrare, mama şi tatăl meu se uitau la ea şi au zis:
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veKhi tôi đang thực hiện tác phẩm đó, bố và mẹ tôi, họ nhìn nó và nói
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veKiedy tworzyłem tę pracę moi rodzice patrząc na nią mówili:
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veMentre facevo quell'opera, mia madre e mio padre,
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veMientras estaba haciendo esta obra mamá y papá estaban mirando y decían:
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veMíg ezen dolgoztam, az anyám és az apám nézték, majd megkérdezték, hogy
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar vePendant que je travaillais sur ce projet, ma mère et mon père
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veToen ik dat werk maakte, bekeken mijn ouders het, en ze vroegen:
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veДокато работих върху тази творба, майка ми и баща ми, те я поглеждаха и изречваха,
Bu işi yaparken Annem ve babam baktılar veКогда я делал эту работу, мои мама и папа посмотрели на неё и сказали:
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Chi scopre qualcosa si avventura solo un po' più in profondità con il pensiero, ed è un po' più curioso.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.De som gjorde dessa upptäckter har bara tänkt lite mer på vad de såg, och varit lite mer nyfikna.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.이런 발견을 한 사람들은 그저 조금 더 열심히 본 것을 생각했고, 조금 더 호기심이 많았을 뿐이죠.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Ľudia, ktorí niečo objavili, len viac premýšľali o tom, čo skúmali a boli zvedavejší.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Oamenii care au făcut aceste descoperiri s-au gândit ceva mai mult la ceea ce vedeau şi au fost mai curioşi.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.האנשים שגילו את התגליות הללו רק חשבו קצת יותר חזק על מה שהם ראו, והם היו קצת יותר סקרנים.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.والناس الذين حققوا تلك الاكتشافات فقط فكروا أكثر قليلاً بما كانوا ينظرون إليه، وكانوا أكثر فضولا.
İlgili Sayfalar