Yukarı bakmazdı.E nicht übersteigen.
Ama birbirlerine bakmazlar.Die beiden finden aber nicht zueinander.
Keklik bile boğulan İkarus'a bakmaz.Mira hat Iris immer noch nicht getroffen.
Steve bu fikre sıcak bakmaz.Will ne semble pas très enthousiaste à cette perspective.
Kararını açıkladıktan sonra muhataplarına dönüp bakmaz, meseleyi nihayete erdirir.Si no respondes retirando tu atención sobre él, has consentido implícitamente.
Ama birbirlerine bakmazlar.Tenetevi d'occhio l'un l'altro.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Non è dato di sapere quale sia stata la prima.
Ama birbirlerine bakmazlar.Оба поглядели друг на друга.
Yukarı bakmazdı.Не поднят.
Yukarı bakmazdı.لا يقرا..
Yukarı bakmazdı.Não olhem para cima.
Ama birbirlerine bakmazlar.Mas eles não deram ouvidos um ao outro.
Ama birbirlerine bakmazlar.Ze treffen elkaar niet.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Nie ma znaczenia, kto pójdzie pierwszy.
Ama birbirlerine bakmazlar.De ser varandra i ögonen.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Man drar lott om vem som börjar.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Я люблю, що він ніколи не забуває, з чого починав.
Ama birbirlerine bakmazlar.Вони пильно дивляться один на одного.
Ama birbirlerine bakmazlar.Egymással nem találkoznak.
Ama birbirlerine bakmazlar.De følger bare ikke af hinanden.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Bestemme hvem som skal begynne.
Ama birbirlerine bakmazlar.Man ignorerte hverandre.
Ama birbirlerine bakmazlar.Keduanya tidak melihat satu sama lain.
Keklik bile boğulan İkarus'a bakmaz.Ia juga marah karena Ichigo tidak ingat siapa dirinya.
Yukarı bakmazdı.Không rủ xuống.
Ama birbirlerine bakmazlar.相互いに待っているとする。
Yukarı bakmazdı.持ち上がらない。
Ama kusura bakmazsanız görüntü dışında sanatla pek ilgisi yok.很少說話,對畫畫以外事沒興趣。
Ama birbirlerine bakmazlar.} 互相不對易。
Ama birbirlerine bakmazlar.물론 그들은 서로 알아보지 못한다.
Yukarı bakmazdı.앞을 보지 못한다.
Ama birbirlerine bakmazlar.ללא קשר בין האחד לשני.
Ama birbirlerine bakmazlar.Те не се изключват взаимно.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Не я ясно кое излиза първо.
Ama kusura bakmazsanız görüntü dışında sanatla pek ilgisi yok.Mimo nazerania nie je priestor celkom ničím.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Tako ni možno ugotoviti, kdo je bil prvi.
Yukarı bakmazdı.Glej zgoraj.
Bunun için, hangisinin başta olduğuna bakmaz.Pole suurt vahet, kust alustada.
Ama birbirlerine bakmazlar.Nad ei räägi teineteisega.
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Apa mungkin, ini semua mimpi? <i>Sekarang aku tak memandangmu!
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Doamne!
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Est-ce que ce ne serait pas un rêve, par hasard ? <i>Il ne regardera plus, n'est-ce pas ?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Kan det möjligtvis vara en dröm? <i>Han kommer inte å titta mer, eller hur?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?혹시, 이것도 꿈? 이젠 안보겠지?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Ved alle odds, kunne det her så være en drøm? <i>Han kigger ikke længere, vel?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Zou dit soms een droom kunnen zijn? <i> Hij zal nu niet meer aan het kijken zijn, toch?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Κατά τύχη, μπορεί αυτό να είναι όνειρο; <i>Δεν θα κοιτάζει ποια, σωστά;
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Не сон ли это часом? <i>Он же уже больше не смотрит?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?זה לא חלום בשעה כזאת? <i> הוא כבר לא מסתכל?
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?عن طريق أي فرصة ، قد يكون هـذا حلماً ؟ <i> هـو لن ينظر لي أكثر من ذلك ، أليس كذلك ؟
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?もう見てないよね? あら! 喉に詰まってむせたんだな?
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Ce n`est pas l`âge qui procure la sagesse, Ce n`est pas la vieillesse qui rend capable de juger.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.De gamle er ikke alltid vise, ikke alltid forstår oldinger hvad rett er.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.de gamle er ikke altid de kloge, Oldinge ved ej altid, hvad Ret er;
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Die Großen sind nicht immer die Weisesten, und die Alten verstehen nicht das Recht.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Eivät iäkkäät ole viisaimmat, eivätkä vanhukset yksin ymmärrä, mikä on oikein.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Icke de åldriga äro alltid visast, icke de äldsta förstå bäst vad rätt är.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.대인이라고 지혜로운 것이 아니요 노인이라고 공의를 깨닫는 것이 아니라
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Não são os velhos que são os sábios, nem os anciãos que entendem o que é reto.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nem a nagyok a bölcsek, és nem a vének értik az ítéletet.