Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Người tôn trọng chẳng phải khôn ngoan, Bực lão thành chẳng thông hiểu sự công bình.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Người tôn_trọng chẳng phải khôn_ngoan , Bực lão_thành chẳng thông_hiểu sự công_bình .
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nie sú vždy veľkí múdri, ani starci nerozumejú vždycky súdu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Non sono i molti anni a dar la sapienza, né sempre i vecchi distinguono ciò che è giusto
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.No son los mayores los sabios, ni los viejos los que disciernen lo justo
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nu vîrsta aduce înţelepciunea, nu bătrîneţa te face în stare să judeci.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Orang menjadi bijak, bukan karena lanjut umurnya; orang mengerti yang benar, bukan karena tinggi usianya
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Priletni niso vselej modri in starci ne umejo vsekdar, kar je prav.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Slavní ne vždycky jsou moudří, aniž starci vždycky rozumějí soudu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Zacni nie zawsze mądrzy, a starcy nie zawżdy rozumieją sądu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Οι μεγαλητεροι δεν ειναι παντοτε σοφοι ουτε οι γεροντες νοουσι κρισιν.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Не многолетние только мудры, и не старики разумеют правду.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Не че човеците са велики, за това ще са и мъдри, Нито че са стари, за това ще разбират правосъдието.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.לא רבים יחכמו וזקנים יבינו משפט׃
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.ليس الكثيرو الايام حكماء ولا الشيوخ يفهمون الحق.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.尊 貴 的 不 都 有 智 慧 、 壽 高 的 不 都 能 明 白 公 平
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.尊貴 的 不 都 有 智慧 、 壽高 的 不 都 能 明白 公平
Annesi, siz bakmazsanız daha iyi olur. pekiDocteur, sauvez Takashi...
Annesi, siz bakmazsanız daha iyi olur. pekiSchauen Sie besser nicht zu, den Sie könnten dabei ohnmächtig werden. Okay.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz. Dini farklarınız umrunda değildir ve aklınızda bulunsun:Nie jest chciwy, nie zważa na kolor skóry, ani na poglądy religijne, co więcej nigdy nie skłamał.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz. Dini farklarınız umrunda değildir ve aklınızda bulunsun:Той не е лаком, не вижда цвета на кожата не го интересуват религиозните различия и чуйте това:
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.그는 욕심이 없습니다. 그는 피부색을 보지 않아요.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.Nie je chamtivý a nezaujíma ho farba pleti.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.הוא אינו חמדן. הוא לא רואה את צבע העור.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.هو ليس جشعاً.هو لا يعتبر للأختلافات في لون البشرة.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.宗教的な違いも受け入れます 何より彼は・・
Çocuklar kutuya bakar bakmaz orada bir tilki olmadığını görecekler.Ich nehme an, nachdem die Kinder im Kasten geschaut haben, wissen sie, dass kein Fuchs darin steht.
Çocuklar kutuya bakar bakmaz orada bir tilki olmadığını görecekler.Смятах, че децата, като погледнат в кутията, ще знаят, че няма лисица.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Deoarece nimeni din domeniul cancerului nu ar privi lucrurile din aceasta perspectiva.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."암을 연구하는 사람중에 누구도 그런 식으로 접근하지 않았거든요.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Mert senki nem fogja a rákot így megközelíteni.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Omdat niemand die met kanker bezig is, er op deze manier naar zou kijken.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Parce que personne dans le domaine du cancer ne le considèrerait de cette façon.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Perché nessun oncologo la vedrebbe in questo modo.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Ponieważ nikt zajmujący się rakiem nie patrzy na to w ten sposób.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Porque nadie involucrado con el cáncer lo miraría de esta manera.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Weil kein Krebsfachmann die Sache so sehen würde.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Επειδή κανείς δεν το βλέπει έτσι από αυτούς που μελετούν τον καρκίνο.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Защото никой в областта на рака не би погледнал по този начин.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Потому что никто из тех, кто занимается раком, не рассматривает его с этой точки зрения.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."מפני שאף אחד מתחום של הסרטן לא יסתכל על זה כך.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."لأن لا أحد في مجال السرطان ينظر إليه بهذه الطريقة.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar.いないからです でも癌分野以外の人が集まって
Denkleme bakar bakmaz,만약 이 화학식을 보면
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Bien mirar la ecuación, que inmediatamente ver la relación de mole.
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Jeśli spojrzysz na równanie, natychmiast dojrzysz stosunek molowy.
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Wenn du dir die Reaktionsgleichung ansiehst, siehst du sofort das Mol-Verhältnis.
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Κοιτάτε λοιπόν την εξίσωση, και αμέσως δείτε τη γραμμομοριακή αναλογία.
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Якщо ви поглянете на рівняння, то одразу побачите молярне співвідношення.
Denkleme bakar bakmaz,Podívej se na rovnici a hned uvidíš molární poměr.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Ei nu văd pozele cu poziţiile.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Eles não veem imagens das poses.
Duruşların resimlerine bakmazlar. Güç kavramı hakkında ön bilgi vermek istemeyiz.De ser inga bilder på poserna, för att inte bli påminda om begreppet makt.
Duruşların resimlerine bakmazlar. Güç kavramı hakkında ön bilgi vermek istemeyiz.We willen geen krachtconcept inprenten.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Họ không nhìn vào ảnh của những dáng điêu đó.
Duruşların resimlerine bakmazlar.그 사람들은 자세에 대한 사진을 보지 못 합니다. 힘의 개념에 대해서
Duruşların resimlerine bakmazlar.Mereka tidak melihat foto pose.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Nechceli sme ich upriamiť na koncept moci.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Nedívali se na žádné obrázky postojů.
Duruşların resimlerine bakmazlar.Nem néznek képeket a pózokról.