Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Mutta aion olla vastaamatta, koska olet tärkeämpi.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Αλλά θα το αγνοήσω, γιατί είστε πιο σημαντικοί.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.אבל אני מתכוון להתעלם הטלפון, כי אתה חשוב יותר.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.في الحقيقة الهاتف يرن لكنني حاتجاهله لأن انتم اهم عندي
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.こっちのほうが大事だからね じゃOK、5から始めよう
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.저는 미국의 성립, 신화, 일상적인 기능의 핵심적인 것들의 내부를 들여다보기로 했습니다. 핵심적인 것들의 내부를 들여다보기로 했습니다.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.le fondamenta dell'America, la sua mitologia e la sua quotidianità.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.בחרתי אני להתבונן פנימה, במה שאינטגרלי מיסודותיה של אמריקה, מהמיתולוגיה שלה ומתפקודה היומיומי.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.لقد اخترت أن أنظر إلى الداخل في جزء الكامل من مؤسسات الأميركية ، الأساطير والأداء اليومي.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.日々の営みに欠かせないものに 目を向けてみました 市民の自ら課した限界と 実在する限界に
Annesi mutfaktaydı, ne olduğuna bakmaya geldi.Ihre Mutter war in der Küche.
Annesi mutfaktaydı, ne olduğuna bakmaya geldi.Ее мама, которая была на кухне, вышла и позвала:
Aslinda, su an telefonum caliyor. Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Mijn telefoon rinkelt, maar die ga ik negeren. want jij bent belangrijker
Aslinda, su an telefonum caliyor. Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Zvoní mi telefón, ale nebudem si ho všímať, pretože vy ste dôležitejší.
Aslinda, su an telefonum caliyor. Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Zvoní mi telefon, ale nebudu si ho všímat, protože jste pro mě důležitější.
Aslinda, su an telefonum caliyor. Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.В мене зараз дзвонить телефон, але я його ігнорую тому, що Ви є більш важливими!
Aslinda, su an telefonum caliyor. Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Всъщност телефонът ми звъни, но аз няма да вдигна, защото вие сте по-важни.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Blijf gewoon kijken. Let niet op mij.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Các bạn hãy tiếp tục nhìn đi. Đừng để ý đến tôi nhé.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Continuate a guardare. Non badate a me.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Continuem a olhar, não se importem comigo.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Doar continuați să priviți. Ignorați-mă pe mine.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Donc, continuez juste à regarder. Ne faites pas attention à moi.
Bakmaya devam et, beni önemseme.계속 봐주세요. 저는 신경쓰지 마시고요.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Nie zwracajcie na mnie uwagi. Patrzcie.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Schauen Sie einfach weiter hin. Beachten Sie mich nicht.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Stále ho sledujte. Mě si nevšímejte.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Отже, просто дивіться. Не зважайте на мене.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Просто продължавайте да гледате. Не ми обръщайте внимание.
Bakmaya devam et, beni önemseme.Просто смотрите. Не обращайте на меня внимания.
Bakmaya devam et, beni önemseme.המשיכו להסתכל. אל תשימו לב אלי.
Bakmaya devam et, beni önemseme.إذاً واصلوا التمعن. لا تأبهوا بي.
Bakmaya devam et, beni önemseme.黄色い丸が見えるでしょう これから残像実験をします
Bakmaya devam etContinuă să privești.
Bakmaya devam etContinuez à regarder
Bakmaya devam etПродолжай смотреть.
Bazen konuta ne zaman bakmaya gidilebileceği ilânda belirtilmektedir.A veces el anuncio incluye un horario de visitas.
Bazen konuta ne zaman bakmaya gidilebileceği ilânda belirtilmektedir.Ibland finns det i annonsen en utsatt tid då bostaden visas.
Bazen konuta ne zaman bakmaya gidilebileceği ilânda belirtilmektedir.Joskus ilmoitukseen on merkitty aika, jolloin asuntoa voi tulla katsomaan.
Bazen konuta ne zaman bakmaya gidilebileceği ilânda belirtilmektedir.Parfois, les annonces indiquent les dates et horaires pour visiter l'appartement.
Bazen konuta ne zaman bakmaya gidilebileceği ilânda belirtilmektedir.Иногда в объявлении указано время, когда квартиру можно прийти осмотреть.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.E anche io guardo da un'altra parte, quindi forza, mischiali adesso.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Én is másfelé nézek. Akkor gyerünk, keverje össze, most.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Ich sehe auch weg. Also, fang an und mische sie.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Ik kijk ook weg.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Ja też nie patrzę, teraz je pomieszaj.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Je vais aussi regarder ailleurs, vas-y, mélange les maintenant.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.저 역시 고개를 돌릴께요. 자, 컵 놓으시고 섞어주세요.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Si eu ma voi uita in alta parte, asa ca da-i drumul, amesteca-le acum.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Tôi cũng sẽ nhìn ra chỗ khác. Anh hãy tráo chúng đi.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Θα κοιτάω και εγώ μακριά, άρα, ανακάτεψέ, τώρα.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Ще гледам настрани, така че давай, размести ги.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.Я сам тоже буду смотреть в другую сторону. Итак, давайте, перемешивайте их.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.אני גם אסתכל הצידה, אז קדימה, ערבב אותם עכשיו.
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.سوف أنظر بعيداً بينما تقوم أنت بخلط الأكواب
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.終わったら教えてください
Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.그래서 저는 천여개의 '아니'라는 말을 찾아보기로 했습니다.
Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.Takže jsem se rozhodla najít tisíc rozdílných "ne".
Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.И тогда я решила отыскать 1 000 разных "нет".
Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.אז החלטתי לחפש אחר אלף לאו-ים שונים.