Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.فقررت أن أبحث عن ألف "لا" مختلفة.
Ben de bin farklı 'hayır'lara bakmaya karar verdim.イスラムまたは アラブの庇護の下で
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Alors je l'ai inscrit sur la couverture de la chemise, et j'ai commencé à examiner les données.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Also beschriftete ich die Ordner und begann damit, die Daten zu betrachten.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Am scris titlul pe dosar şi-am început să analizez datele.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Cosí ho scritto sulla cartellina, e ho iniziato a dare uno sguardo ai dati.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Dat schreef ik bovenaan de documentenmap en ik begon mijn gegevens te bestuderen.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Então escrevi isso na capa da pasta de arquivo e comecei a estudar os dados.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Jadi saya cantumkan kata itu di map manilanya, dan saya mulai memroses data yang ada.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.그래서 서류철 상단에 그렇게 써 넣고 데이터를 조사하기 시작했습니다.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Lo escribí en la parte superior de la carpeta y empecé a estudiar los datos.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Otsikoin siis arkistomapin, ja aloin käydä läpi aineistoa.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Så det skrev jeg i toppen af manilamappen, og jeg begyndte at kigge på dataene.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Så jag skrev längst upp på Manila mappen, och jag började granska datat.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Tak som to napísala na vrch zložky, a začala som sa pozerať na údaje.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Takže jsem to napsala nahoru na tu složku a začala jsem se dívat na data
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Úgyhogy ezt írtam a mappára, és elkezdtem elemezni az adatokat.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Vì thế tôi viết lên trên tập đựng hồ sơ, và tôi bắt đầu xem xét dữ liệu.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Zapisałam to więc na górze teczki i zaczęłam przeglądać dane.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Zapisala sem to na mapo in začela pregledovati podatke.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Έτσι έγραψα στο πάνω μέρος του φακέλου μανίλα, και άρχισα να κοιτάζω τις πληροφορίες.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.И така, това написах на папката, и започнах да изучавам материалите.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Поэтому я подписала папку и начала изучать информацию.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.Тож я підписала папку і почала вивчати інформацію.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.וכך, כתבתי בראש תיקיית הנייר שלי, והתחלתי לקרוא את הנתונים.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.لذا كتبت فى أعلى دفتر أوراقي ، وبدأت أنظر إلى المعلومات .
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.データを見始めたのです それが私が最初にしたことです
Ben yan odaya koştum, telaş içinde bir dürbün bularak camdan dışarı bakmaya başladım.Am alergat în camera alăturată, am găsit un binoclu și am privit pe fereastră.
Ben yan odaya koştum, telaş içinde bir dürbün bularak camdan dışarı bakmaya başladım.Yo corrí al siguiente cuarto frenéticamente encontré unos binoculares y comencé a mirar por la ventana.
Ben yan odaya koştum, telaş içinde bir dürbün bularak camdan dışarı bakmaya başladım.Я побежала в соседнюю комнату схватила бинокль и начала вглядываться в окно.
Ben yan odaya koştum, telaş içinde bir dürbün bularak camdan dışarı bakmaya başladım.無我夢中で双眼鏡を探して 窓の外を眺め始めたのです 目撃者になることしか 頭にありませんでした
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.Aşa că lumea este destul de interesantă când începi să te uiţi la ea puţin diferit.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.Donc, vous savez, c'est un monde très intéressant quand vous commencez à le regarder un peu différemment.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.아시다시피, 세상은 굉장히 재미있습니다. 세상을 조금만 다른 각도에서 보기 시작하면 말이죠.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.Quindi, sapete, è un mondo piuttosto interessante quando si inizia a guardare al mondo in modo un po' diverso.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.To jest naprawdę ciekawy świat, kiedy zaczynasz patrzeć na świat troszeczkę inaczej.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.Знаете, мир довольно интересный, когда начинаешь смотреть на него немного иначе.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.Одним словом, світ виглядає досить цікаво, якщо подивитися на нього трохи по-іншому.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.כך שזהו עולם מעניין למדי ואפשר להתחיל להתבונן בעולם קצת אחרת.
Bildiğiniz üzere, oldukça ilginç bir dünyadayız, özellikle de dünyaya farklı bakmaya başladığınızda.وبالتالي، تعرفون، إنه عالم في غاية التشويق حين تبدؤون في النظر إلى العالم باختلاف طفيف.
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.Also gehe ich zum Computer und beginne zu schauen.
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım. Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.Allora comincio a guardare al computer, e improvvisamente vedo tante persone che parlano con me,
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım. Birdenbire pek çok insan benle konuşmaya başladı.Joten jatkan lukemista, ja yhtäkkiä monet ottavat minuun yhteyttä.
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.Ik ga naar de computer om het beter te bekijken.
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.컴퓨터를 자세히 보기 시작하였고,
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.אז ניגשתי למחשב והתחלתי להסתכל,
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.لذلك ذهبت للحاسوب وبدأت انظر اليه،
Bilgisayar başına geldim ve bakmaya başladım.たくさんの人が私に話し掛けていました
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.그래서 저는 정보의 생산을 볼 때, 마치 정보를 음식인 듯 보았고 우리는 정보를 수렵 및 채집하는 사람들이라고 분석했습니다.
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.Είδα λοιπόν την καλλιέργεια πληροφορίας σαν να ήταν τροφή και κατέληξα πως είμαστε κυνηγοί πληροφορίας.
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.Я проанализировал сбор информации, как будто это еда.
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.אז הסתכלתי על עיבוד המידע כאילו הוא היה אוכל ואמרתי, אז אנחנו ציידים-מלקטים של מידע.
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.لذا نظرت إلى التثقّف بالمعلومات كما لو كانت غذاء والقول،فنحن كنّا صيادين جامعين للمعلومات.
Bilgi üretimine yiyeceklerinki gibi bakmaya başladım ve "Yani biz bilgi avcı-toplayıcılarıydık." dedim.我々は情報の狩猟採集民だったんです そこから 私達は情報を生み出す生産者へと移行したんです
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."a ilusão ótica da consciência do dia a dia".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."az optikai csalódása a mindennapi öntudatnak."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."Con mắt bị đánh lừa bởi những nhận thức hàng ngày."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."De optische illusie van het alledaagse bewustzijn." noemde,
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."die optische Täuschung der täglichen Bewusstheit" nannte.
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."iluzia optică a conștiinței de zi cu zi."