Ona Tom'un bakış açısından bakmaya çalışın.Try to look at it from Tom's point of view.
Yaptığım şeyi bıraktım ve Tom'a bakmaya başladım.I stopped what I was doing and turned to look at Tom.
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?Why do you keep looking in your rear-view mirror?
Sami, Leyla'ya bakmaya devam etti.Sami kept looking at Layla.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.Sami continued to stare at Layla.
Duvarın üstünden bakmaya boyum yetmiyordu.I was too short to see over the wall.
Dışarı yiyecek bir şeyler bakmaya gitti.He went out to look for something to eat.
Stefan ormana bakmaya devam etti.Stefan continued looking into the woods.
Ansızın sahne dışından bir silah sesi duyulur, Dorn bakmaya gider.There is a sudden gunshot from off-stage, and Dorn goes to investigate.
Ancak Elaine, Jackie Chan olmadan kızının büyütüp bakmaya karar verdiğini açıkladı.However, Elaine decided she would take care of her daughter without Jackie Chan.
Ölmüş kişi bebeğe bakamayacağından aile bebeğe kendileri bakmaya devam ederler.I mean, do you leave a newborn baby to take care of himself?
Döneminde mal o kadar çok olacak ki, kimse dönüp de mala bakmayacaktır.”He who receives any Light will not be seen, nor can he be held fast.
Geriye bakmaya başlarsın, bütün bu işin tamamı parıldamaya başlar;You start to look back, you know, that old job seem suddenly very sparkling,
Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi.I'll also look away.
Şimdi indirdiğinize göre, bu finansal modelde kullanmış olduğum varsayımlara bakmaya başlayabiliriz.So once you download it, let me explain what I assumed in the model.
Seni çok kötü özledim. Heykellerim senin gibi bakmaya başlıyor.I miss you so bad my sculptures are starting to look like you.
Motor sesi duydum. Bu yüzden bir konuk mu geldi diye bakmaya çıktım.Well, I thought I heard a car's engine so I thought it was a customer.
Bakmaya devam et, beni önemseme.So just keep looking. Don't mind me.
Şehrin etrafına da bakmaya başladım ve onların fotoğrafını çekmeye çalışmaya başladım.I also started looking around in the city and trying to photograph them.
Doğaya, çevremize hala tarımsal bir toplumda yaşıyormuşuz gibi bakmayalım."Let's not be looking at nature..."
Ama bakmaya devam edin.But just keep staring at it.
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın...So you looked for other things...
Fakat matematiksel bir bakış açısından konuşmayacağız , veya programlama açısından da bakmayacağız..I mean, really, were not going to, we're not gonna push you on that stuff.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.So, I went off with this, and began to look for things even more.
Sizi yaşamınızda neler yaptığınıza ve nelerin hayalini kurduğunuza bakmaya davet ediyorum.I challenge you to look at what you're doing in your life and think of what you dream to do.
Gidersem, bana bakmaya başlayacaksın.If I'm not here, you'll be looking for me again.
Neden bakmaya başlamak için hastaneye varmalarını bekleyelim ki?Why should we wait until they arrived in the hospital before we started to look?
Sonra veriye bakmaya başladık.And then we started looking at the data.
Genç bana asla bakmayacak.He's never going to look at me.
Ee, artýk ev bakmaya baţlayabiliriz o zaman!So,we can look at some house now?
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.At the medical department... I mean I came looking for you.
Biz de bu verilere yeni yeni bakmaya başladık.We're just starting to look at this data ourselves.
"Hayır bakmayacağım bile.No, I'm not even going to look up.
Sonra odada bir sürü ses oldu. Annesi mutfaktaydı, ne olduğuna bakmaya geldi.Then there was a lot of noise in the room her mother was in the kitchen she came out.
Ve ben tavuk bakmaya gittim. Sonunda bir inek bulundu. ve bir tavuk bulundu.And I went looking for chicken.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.This is the kind of sequence that I love looking at day and night.
Neden bu şekilde bakmayalım?Why not think about it this way?
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.Here comes Roger observing and you'll see him in a moment.
Bakmaya devam etKeep looking.
Sonra ağabeyim bana dik dik bakmaya başladı.And then my brother started staring at me.
Böylece, bulabildiğim en iyi fotoğraflara bakmaya başladım.So, I started looking at the best photos I could find.
O taktirde, iyi ki Satsanga geliyorsun çünkü bu tutunma eğilimine bakmaya başlayabilirsin.Then it's a good thing you come to satsang because you can begin to look at this tendency to cling.
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."the optical delusion of everyday consciousness."
Okulda öğrendiğimiz tarzda eğitimin olduğu yöne bakmaya çalıştım. Bu eğitim anlayışı nereden geldi?I tried to look at where did the kind of learning we do in schools, where did it come from?
Ve onlara bakmaya başladım.So I started taking a look at them.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.They like to look at beautiful faces rather than plain faces.
Her neyse, bavul bakmaya gelmiştim.I'm here to check out luggage. Well...
Öbür taraf daha iyimi diye bakmaya.To see if the other side's better.
Bakmaya deam edinkeep on staring at the spiral
Merkezine bakmaya devam Şimdi elinizin tersine bakınkeep staring at the center of the spiral and now look at the back of your hand.
Yalancıların gözünüze bakmayacağını düşünürüz.We think liars won't look you in the eyes.
Çıt yok. Ve birden bire herkes bana da bakmaya başladı.And so suddenly they're looking at me.
Ben yan odaya koştum, telaş içinde bir dürbün bularak camdan dışarı bakmaya başladım.I ran into the next room frantically found a pair of binoculars and started peering out the window.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.But I'm going to ignore the phone, because you're more important.
Yani yeni doğan sistemlere bakmaya başladığınızda, bir nörona mikroskop altında bakabilirsiniz.And so, when you start to look at emergent systems, you can look at a neuron under a microscope.
Bu spektruma farklı bölümlerinden bakmaya başlayabiliriz.We can start to look at different components along this spectrum.
Beş dakika önce şöyle hissediyorken, "Ah! İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!"Five minutes ago you felt like, 'I can't spare even two minutes to look!'
Europa'da yaşam olup olmadığına neden bakmayalım.Of course, it's not very likely that there's life on the surface of Europa.
Yakin gecmiste gittim ve bakmaya basladim Cindeki en buyun endustrilerden birine.Most recently I went in, and I started looking at some of the biggest industries in China.
Ben de kağıt dosyanın üzerine yazdım, ve verilere bakmaya başladım.So I wrote at the top of the manila folder, and I started looking at the data.