Ana içeriğe geç
Sözlük

bakmaya ile cümle

bakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Polis kasanın içine bakmaya karar verdi.The police have decided to look into the case.
Bir arabaya bakmaya gücüm yetmez.I cannot afford to keep a car.
Ona bakmaya dayanamadım.I couldn't bear to look at her.
Ona bakmaya katlanamadım.I couldn't stand looking at it.
Yaşlandım ve bu yüzden işlere farklı olarak bakmaya başladım.I got older, and so I started looking at things differently.
Tom anahtar deliğinden bakmaya çalıştı fakat bir şey göremedi.Tom tried to look through the keyhole, but couldn't see anything.
Tom Mary'ye bakmaya cesaret edemedi.Tom didn't dare to look at Mary.
Tom anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.Tom couldn't resist peeking through the keyhole.
Tom Mary'nin cesedine bakmaya dayanamadı.Tom couldn't bear to look at Mary's dead body.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Daha derin bakmaya başladığınızda onu kendiniz bulacaksınız.As you start to look deeper, you will find it out yourself.
Tom pencereden dışarı bakmaya devam etti.Tom continued to stare out the window.
İleriye bakmaya çalış.Try to look ahead.
Tom Mary'ye bakmaya katlanamıyor.Tom can't bear to look at Mary.
Tom'a bakmaya dayanamıyorum.I can't bear to look at Tom.
Etrafa bakmaya gidelim.Let's go look around.
Nereden bakmaya başlamamızı istiyorsun?Where do you want us to start looking?
Bakmaya devam edin.Keep looking.
Bana dik dik bakmaya devam etti.He kept staring at me.
Tom bakmaya devam etti.Tom kept staring.
Bakmaya devam edeceğiz.We'll keep looking.
Onlar bakmaya devam ettiler.They kept looking.
Bakmaya gideceğim.I'll go look.
Bakmaya devam edeceğim.I'll keep looking.
Tom ona bakmayacak.Tom won't look at her.
Nereye bakmaya başlayacağımı ben bile bilmiyorum.I don't even know where to start looking.
Bakmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't look.
Tom ve Mary birbirlerine bakmaya devam etti.Tom and Mary continued looking at each other.
Keyfine bakmaya çalış.Try to enjoy yourself.
Tom, o yokken köpeğine bakmaya istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked if you'd be willing to take care of his dog while he was away.
Buzdolabında süt olup olmadığına bakmaya gideceğim.I'll go see if there is any milk in the refrigerator.
Bir at bakmaya gücümüz yetmiyor.We can't afford to keep a horse.
O, resme bakmaya devam etti.He kept looking at the picture.
Tom etrafına bakmaya devam etti.Tom continued looking around.
Tom bana bakmayacak bile.Tom won't even look at me.
Tom etrafa bakmaya başladı.Tom began looking around.
Bakmaya gittiğimde çocuğu derin uykuda buldum.When I went to look, I found the boy fast asleep.
Tom'un bu gece bizim için çocuk bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom can babysit for us tonight.
Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Tom boş ekrana bakmaya devam etti.Tom continued staring at the blank screen.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Bakmaya nereden başlayalım dersin?Where do you suggest we start looking?
Bakmaya nereden başlamamızı tavsiye ediyorsun?Where do you suggest we start looking?
O sana bakmaya devam etti. Fark etmedin mi?He kept looking at you. Didn't you notice?
Beyazlı adam sana bakmaya devam etti. Bence senden hoşlanıyor.The guy in white kept on looking at you. I think he likes you.
Tom bile Mary'ye bakmayacak.Tom won't even look at Mary.
Neden bana bakmayacaksın?Why won't you look at me?
Tom Mary'ye bakmaya devam ediyor.Tom keeps looking at Mary.
Bir UFO görmek istiyorsan, gökyüzüne bakmaya devam et.If you want to see a UFO, keep watching the skies.
Bakmaya gidelim.Let's go have a look.
O, daha yakından bakmaya değer.It's worth a closer look.
Biz yaşamak için bir yer bakmaya başlamak zorundayız.We have to start looking for a place to live.
Birbirimize bakmaya çalışıyoruz.We try to look after each other.
Tom arabasıyla ezdiği köpeğe bakmaya dayanamadı.Tom couldn't bear to look at the dog he'd just run over with his car.
Tom, Mary'ye bakmaya devam etti.Tom continued to look at Mary.
İnsanlar bakmaya başlıyor.People are starting to look.
Biz sadece bakmaya devam etmek zorundayız.We just have to keep looking.
Bakmaya devam ettim.I kept staring.
Fadıl annesine bakmaya karar verdi.Fadil decided to take care of his mother.
Başka birine bakmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't look at anybody else.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod