Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ako pa kdo ne skrbi za svoje, zlasti pa za domače, je zatajil vero in je hujši od nevernika.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ale jestli sa niekto nestará o svojich vlastných a najmä o domácich, zaprel vieru a je horší ako neveriaci.
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ... Beklediğiniz için teşekkür ederim. ...Alcuni vanno vicini la scatola ma si spaventano ad aprirla [bambini che chiacchierano] ma un paio l'aprono
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Manche gehen zum Kasten und hören zu, aber wagen ihn nicht zu öffnen.
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Κάποιοι πάνε στο κουτί για να ακούσουν, αλλά φοβούνται να το ανοίξουν
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Някои се приближават до кутията, за да слушат, но се страхуват да я отворят. Още една минута. - О, не.
Motor sesi duydum. Bu yüzden bir konuk mu geldi diye bakmaya çıktım.J'ai entendu le moteur d'une voiture et j'ai cru que c'était un client.
Motor sesi duydum. Bu yüzden bir konuk mu geldi diye bakmaya çıktım.Nos, azt gondoltam, egy autó hangját hallom, ezért azt hittem, egy vendég jött.
Motor sesi duydum. Bu yüzden bir konuk mu geldi diye bakmaya çıktım.لقد سمعت صوت السيارة, وضننت انه زبون لذا خرجت
Neden bu şekilde bakmayalım?De ce sa nu gandim in felul acesta?
Neden bu şekilde bakmayalım?Dlaczego nie myśleć o tym w ten sposób?
Neden bu şekilde bakmayalım?Hvorfor ikke betragte det på denne måde?
Neden bu şekilde bakmayalım?Kenapa tidak berpikir seperti itu?
Neden bu şekilde bakmayalım?왜 그렇게 생각을 할 수 없나요?
Neden bu şekilde bakmayalım?Miért is ne közelíthetnénk meg a kérdést innen?
Neden bu şekilde bakmayalım?Miksemme ajattelisi siitä tällä tavalla?
Neden bu şekilde bakmayalım?Perché non pensarla in questo modo?
Neden bu şekilde bakmayalım?Porque não pensar nisto desta forma?
Neden bu şekilde bakmayalım?¿Por qué no pensar de esta manera?
Neden bu şekilde bakmayalım?Pourquoi ne pas voir les choses ainsi ?
Neden bu şekilde bakmayalım?Prečo by sme o tom takto nerozmýšľali?
Neden bu şekilde bakmayalım?Proč se na to nedívat takto?
Neden bu şekilde bakmayalım?Tại sao lại không nghĩ về nó như vậy?
Neden bu şekilde bakmayalım?Varför inte se det på det sättet?
Neden bu şekilde bakmayalım?Waarom zouden we die gedachte niet mogen volgen?
Neden bu şekilde bakmayalım?Warum nicht so darüber denken?
Neden bu şekilde bakmayalım?Γιατί να μη το σκεφτούμε έτσι;
Neden bu şekilde bakmayalım?Защо да не гледаме на нещата по този начин?
Neden bu şekilde bakmayalım?Почему бы не думать таким образом?
Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.Càng đọc tôi càng nhìn nhận khác đi về ung thư và có vẻ như ít e sợ nó hơn.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Chúng thích nhìn những gương mặt xinh đẹp chứ không thích những khuôn mặt chân phương.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Ils aiment regarder de beaux visages plutôt que des visages ordinaires.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.그들은 평범한 얼굴보다는 아름다운 얼굴을 보기를 좋아합니다
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Le place să privească chipurile frumoase mai mult decât feţele banale.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Les gusta ver caras hermosas en vez de las planas.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Mereka suka melihat wajah cantik daripada wajah yang tidak menarik.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Preferiscono guardare bei volti piuttosto che volti comuni.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Sie schauen sich lieber schöne als einfache Gesichter an.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Wolą przyglądać się ładnym twarzom, niż tym nieatrakcyjnym.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Ze vinden het leuker om naar mooie gezichten te kijken in plaats van naar alledaagse gezichten.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Їм більше подобається дивитися на вродливі обличчя, ніж на звичайні.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Они любят смотреть на лица красивые, а не на обычные.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.Харесват им красивите лица, а не обикновените.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.הם אוהבים להביט בפרצופים יפים יותר מאשר בפרצופים מכוערים.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.يحبون أن ينظرون إلى الوجوه الجميلة بدلاً من الوجوه الخالية من المشاعر.
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.きれいな顔の方をよりよく眺め 調和のないメロディーよりも
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.A bătut la uşa care dădea în pridvor; şi o slujnică, numită Roda, a venit să vadă cine e.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.A gdy Piotr kołatał we drzwi u przysionka, wyszła dzieweczka, imieniem Rode, aby posłuchała:
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.A když Petr potloukl na dveře, vyšla děvečka, aby poslechla, jménem Ródé.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.A keď zaklepal Peter na dvere brány, prišlo dievča, menom Rodé, naslúchnuť, kto je.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Als aber Petrus an die Tür des Tores klopfte, trat hervor eine Magd, zu horchen, mit Namen Rhode.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Appena ebbe bussato alla porta esterna, una fanciulla di nome Rode si avvicinò per sentire chi era
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Cuando Pedro tocó a la puerta de la entrada, una muchacha llamada Rode salió para responder
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Då han nu klappade på portdörren, kom en tjänsteflicka, vid namn Rode, för att höra vem det var.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.És mikor Péter zörgetett a tornácz ajtaján, egy Rhodé nevû szolgálóleány méne oda, hogy hallgatózzék:
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Hij klopte aan en een dienstmeisje, Rhodé, kwam naar de deur.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Il frappa à la porte du vestibule, et une servante, nommée Rhode, s`approcha pour écouter.
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Ja kun Pietari kolkutti eteisen ovea, tuli siihen palvelijatar, nimeltä Rode, kuulostamaan;
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.베드로가 대문을 두드린대 로데라 하는 계집아이가 영접하러 나왔다가
Petrusun dış kapıyı çalması üzerine Roda adlı bir hizmetçi kız kapıya bakmaya gitti.Ko pa potrka Peter na vežna vrata, pristopi deklica, po imenu Roda, poslušat, kdo je.