İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!"Non posso restare neanche due minuti a guardare!"
İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!"¡No puedo reservar ni dos minutos para ver!"
İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!"Nu mai pot astepta nici macar doua minute sa vad!"
İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!""Ó, nincs még két percem sem arra, hogy ránézzek!"
İki dakika bile bakmaya dayanamayacağım bir şey bu!"У меня нет даже двух минут, чтобы взглянуть на это!"
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.Ecco Roger che si avvicina a osservarlo, lo vedrete tra un secondo.
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.Voici Roger qui vient l'observer et vous allez la voir tout de suite.
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.Εδώ έρχεται ο Ρότζερ που παρατηρεί και θα το δείτε σε μια στιγμή.
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.Сейчас Роджер приблизится и вы увидите его через секунду.
İşte Roger bakmaya geliyor ve birazdan onu göreceksiniz.הנה מגיע רוג'ר לבצע תצפית, ומיד תראו אותו.
İşte sandığım şey devam ediyor. Galiba çok fazla bakmaya eğilim gösteriyoruz altyapısına evrenin.Myslím si, že si všichni všímáme zejména infrastruktury globalizace.
İstikrar ve güvenlik kaygısı ile de bakmayalım.--특별히 서방에서 그러한데-- 우리 자신을 자유롭게 합시다.
İstikrar ve güvenlik kaygısı ile de bakmayalım.lub przez pryzmat zapotrzebowania na iluzoryczną stabilizację i bezpieczeństwo.
İstikrar ve güvenlik kaygısı ile de bakmayalım.או בהתבסס על האינטרסים של האשליות של יציבות וביטחון.
İstikrar ve güvenlik kaygısı ile de bakmayalım.أو وفقا لمصلحة الوھم بالاستقرار والأمن.
İstikrar ve güvenlik kaygısı ile de bakmayalım.私たちは解き放たれるべきです 権威主義体制によって
İyi tarafından bakmaya çalış.Incearca sa vezi partea plina a paharului!
İyi tarafından bakmaya çalış.Intenta verle el lado positivo.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.A jeźli kto o swoich, a najwięcej o domowych starania nie ma, wiary się zaprzał i gorszy jest niż niewierny.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ako pa kdo ne skrbi za svoje, zlasti pa za domače, je zatajil vero in je hujši od nevernika.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ale jestli sa niekto nestará o svojich vlastných a najmä o domácich, zaprel vieru a je horší ako neveriaci.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Jestliže pak kdo o své, a zvláště o domácí péče nemá, zapřelť jest víry, a jest horší nežli nevěřící.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.누구든지 자기 친족 특히 자기 가족을 돌아보지 아니하면 믿음을 배반한 자요 불신 자보다 더 악한 자니라
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Если же кто о своих и особенно о домашних не печется, тот отрекся от веры и хуже неверного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Коли ж хто про своїх, а найбільш про домашнїх не промишляв, той відцуравсь віри, і гірший од не вірного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.אבל מי שלא יפרנס את קרוביו וביותר את בני ביתו כפר באמונה והוא גרוע מאשר איננו מאמין׃
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.وان كان احد لا يعتني بخاصته ولا سيما اهل بيته فقد انكر الايمان وهو شر من غير المؤمن.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧 親 屬 、 就 是 背 了 真 道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看 顧 自 己 家 裡 的 人 、 更 是 如 此
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧親屬 、 就 是 背 了 真道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看顧 自己 家裡 的 人 、 更是 如此
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Ho iniziato a guardare al mio lavoro.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Ich sah mir die eigene Arbeit an.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Ik begon mijn eigen werk te evalueren.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.J'ai commencé à regarder mon propre travail.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.저는 제가 한 연구들을 살펴봤습니다.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Megvizsgáltam a saját munkám.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Saya mulai melihat pekerjaan saya sendiri.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Zacząłem przyglądać się własnej pracy.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Започнах да разглеждам собствената си работа.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.Это заставило меня взглянуть под другим углом на мою собственную работу.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.התחלתי לבחון את עבודתי שלי.
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.بدأت أنظر في عملي
Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.過去10年間
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.A maior parte da nossa herança cultural olha para o passado, de maneira demasiado optimista.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Duża część naszego dziedzictwa kulturowego zwraca się ku przeszłości, idealizując ją.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Hầu hết giá trị di sản văn hóa của chúng ta có khuynh hướng xét lại lãng mạn hóa quá khứ.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Het meeste van ons culturele erfgoed had de neiging naar het verleden te kijken, het verleden te romantiseren.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.우리 문화 유산의 대부분은 과거를 회상하고, 과거를 미화하는 작품입니다.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Kulturális örökségünk legnagyobb része hajlamos visszafelé tekinteni, idealizálva a múltat.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La maggior parte del nostro patrimonio culturale ci spinge a guardare all'indietro a romanzare il passato.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La mayor parte de la herencia cultural ha tendido a mirar atrás, idealizando el pasado.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La plupart de notre héritage culturel a eu tendance à regarder en arrière, à idéaliser le passé.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Meistens tendiert das kulturelle Erbe in uns dazu, zurückzublicken und die Vergangenheit zu romantisieren.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Sebagian besar warisan budaya kita cenderung untuk melihat ke belakang, rmeromantisasi masa lalu.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Väčšina našeho kultúrneho dedičstva má tendencie sa obzerať dozadu, romantizovať minulosť.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Vanligtvis har vår kultur haft en tendens att se bakåt och romantisera det förflutna.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Většina našeho kulturního dědictví má tendenci dívat se zpět, romantizuje si minulost.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Στην πλειοψηφία η πολιτιστική μας κληρονομιά τείνει να κοιτά προς το παρελθόν, μέσα από ένα ρομαντικό πρίσμα.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Більша частина нашого культурного спадку змушує озиратися назад, ідеалізуючи минуле.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Большая часть нашего культурного наследия заставляет оглядываться назад, идеализируя прошлое.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Повечето от културното ни наследство се обръща към миналото, придавайки му романтичен характер.