Ana içeriğe geç
Sözlük

bakmaya ile cümle

bakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Burada bir bilgisayar görüntü sistemi var ve etrafında en çok hareket eden kişiye bakmaya çalışıyor.То притежава компютърна визуална система и се опитва да гледа към хората, който се движат най-много.
Burada bir bilgisayar görüntü sistemi var ve etrafında en çok hareket eden kişiye bakmaya çalışıyor.Это компьютерная система наблюдения. Она определяет людей, которые наиболее подвижны.
Burada bir bilgisayar görüntü sistemi var ve etrafında en çok hareket eden kişiye bakmaya çalışıyor.יש לו מערכת צפייה ממוחשבת ותראו שהוא מנסה להסתכל על האנשים שזזים הכי הרבה.
Burada bir bilgisayar görüntü sistemi var ve etrafında en çok hareket eden kişiye bakmaya çalışıyor.انها حصلت على كمبيوتر نظام الرؤية ، وكانت تحاول أن ننظر إلى الناس الذين يتنقلون على الأكثر.
Burada bir bilgisayar görüntü sistemi var ve etrafında en çok hareket eden kişiye bakmaya çalışıyor.動く人に目を向けるようになっています
Büyük olasılıkla verilere hiç bakmayacaktık ya da bakmış olsaydık bile belki de그럼 저흰 데이터를 볼 필요조차 없게될지도 모르지만, 만약에 봤다면,
Büyük olasılıkla verilere hiç bakmayacaktık ya da bakmış olsaydık bile belki de "Ne güzel!Luultavasti emme olisi katsoneet dataa ollenkaan, ja jos olisimmekin katsoneet dataa, olisimme ehkä sanoneet:
Büyük olasılıkla verilere hiç bakmayacaktık ya da bakmış olsaydık bile belki de "Ne güzel!Nejspíše bychom se nad ničím ani nepozastavovali, a kdyby ano, nejspíše bychom řekli:
Büyük olasılıkla verilere hiç bakmayacaktık ya da bakmış olsaydık bile belki de "Ne güzel!Probabil nu ne-am fi uitat la date deloc, şi dacă ne-am fi uitat la date, probabil am fi spus:
Fakat eğer bunu uygularsanız. Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Si applica il metodo di cominciare a guardare tutto in connessione con le proprie tensioni.
Fakat eğer bunu uygularsanız. Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.Sitä alkaa katsoa asioita, joilla on jotain tekemistä jännitteidesi kanssa.
Genç bana asla bakmayacak.Он никогда на меня не посмотрит.
Genç bana asla bakmayacak.Той никога няма да ме погледне.
Genç bana asla bakmayacak.הוא לעולם לא יביט בי.
Genç bana asla bakmayacak.هو لن ينظر إلي أبداً
Genç bana asla bakmayacak.そこで私は考えるのです
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .Ale teraz spójrzmy na pozostałe informacje.
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .그래도 그냥 그래도 그냥 문제를 파악해 봅시다
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .Lad os igen se på alt det, vi får at vide.
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .Maar laten we laten we blijven kijken naar al het andere wat ze ons vertellen
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .No pokračujme v našem zadání.
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .No pokračujme v našom zadaní.
Hadi bize verilenlere bakmaya devam edelim. .Но нека първо продължим и да видим какво още ни е дадено.
Her neyse, bavul bakmaya gelmiştim.على كل لقد جئت لارى الحقائب
-heyecan verici herhangi bir şeyin; kafadanbacaklıların mesela- var olup olmadıklarına bakmaya bayılıyoruz.아니면 문어이던 무엇이 되었던 간에 흥미진진할 것입니다.
-heyecan verici herhangi bir şeyin; kafadanbacaklıların mesela- var olup olmadıklarına bakmaya bayılıyoruz.מה שלא יהיה זה מאוד מרגש -- או ראש רגלאים.
-heyecan verici herhangi bir şeyin; kafadanbacaklıların mesela- var olup olmadıklarına bakmaya bayılıyoruz.أيا يكن ماسنشاهده, سيكون ذلك مثيرا حتما
-heyecan verici herhangi bir şeyin; kafadanbacaklıların mesela- var olup olmadıklarına bakmaya bayılıyoruz.しかし実現は困難です 残念ながら氷が厚すぎるのです
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Jestliže pak kdo o své, a zvláště o domácí péče nemá, zapřelť jest víry, a jest horší nežli nevěřící.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.누구든지 자기 친족 특히 자기 가족을 돌아보지 아니하면 믿음을 배반한 자요 불신 자보다 더 악한 자니라
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Если же кто о своих и особенно о домашних не печется, тот отрекся от веры и хуже неверного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Коли ж хто про своїх, а найбільш про домашнїх не промишляв, той відцуравсь віри, і гірший од не вірного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.אבל מי שלא יפרנס את קרוביו וביותר את בני ביתו כפר באמונה והוא גרוע מאשר איננו מאמין׃
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.وان كان احد لا يعتني بخاصته ولا سيما اهل بيته فقد انكر الايمان وهو شر من غير المؤمن.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧 親 屬 、 就 是 背 了 真 道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看 顧 自 己 家 裡 的 人 、 更 是 如 此
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.그래서 우리는 시간을 거슬러 자동차가 발명되기도 전의 훌륭한 도시들을 연구해보았는데요.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Nous sommes retournés commencer à observer les grandes villes qui ont évolué avant les voitures.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Preto sme šli do minulosti a sledovali veľké mestá, ktoré sa rozvinuli pred rozmachom áut.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Vì vậy, chúng tôi đã quay lại và xem xét những thành phố tuyệt vời đã phát triển trước cả những chiếc xe.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.We keken naar de grote steden die hun evolutie doormaakten voordat er auto's waren.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Ecco, per darvi un'idea, è come osservare un ciottolo sul fondo di un torrente.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.För att ge er en känsla av hur det är, är det lite som att titta på en sten på botten av en ström.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Jadi, supaya anda bisa membayangkan seperti apa, ini seperti melihat sebuah kerikil di dasar sungai.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Om je een beeld te geven van hoe het is, het is alsof je naar een steentje kijkt op de bodem van een beekje.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Para darles una idea, es como mirar una piedrita en el fondo de un arroyo.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Por isso, para terem uma ideia, é como olhar para um seixo no fundo de um ribeiro.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Pour vous donner une idée, c'est comme si vous regardiez un caillou dans un courant.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Powiem wam, że jest to jak patrzenie na kamyczek na dnie strumyka.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Pro vaši lepší představu je to vlastně, jako když se díváte na oblázek na dně potoka.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Έτσι λοιπόν, για να σας δώσω ένα παράδειγμα, είναι σαν να κοιτάς ένα βότσαλο στον πυθμένα ενός ρέματος.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.За да ви дам усещане за какво става дума - всъщност е все едно да гледаш камъче на дъното на поток.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Что-бы дать вам понять на что это похоже, скажу, что это как галька на дне реки.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Щоб ви зрозуміли, на що це схоже, скажу, що це як дивитися на гальку на дні річки.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.Am venit aici ca sa te caut.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.Au département médical... Je te cherchais.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.À ý là anh tới tìm em.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.Detta är medecin avd.......Jag menar jag kom för att leta efter dig.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.Di jurusan kedokteran... Maksudku aku datang mencarimu.
Burası tıp bölümü...Demek istediğim sana bakmaya geldim.In der medizinischen Fakultät.... ich meine ich bin gekommen um dich zu suchen.
Bu spektruma farklı bölümlerinden bakmaya başlayabiliriz.У нас есть возможность взглянуть на разные состовляющие в этом диапазоне.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod