Ana içeriğe geç
Sözlük

bakmama ile cümle

bakmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rolling Stone, Bad'i görmenin en iyi yolunun Thriller'ın devamı olarak bakmamak olduğunu belirtti.Rolling Stone bình luận rằng "cách tối ưu để xem xét" Bad không phải là "đoạn tiếp theo của Thriller".
Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir.Anh không phải thi đấu vòng loại do là chủ nhà.
Bakma yasağı: Savaşçının geriye dönüp bakmaması gerekir.임전무퇴(臨戰無退) : 싸움에 나가서 물러남이 없어야 한다.
Bu yüzden tadına bakmamak gerekir.ולכן אין לטעום ממנו.
Bu yüzden tadına bakmamak gerekir.По-добре не опитвайте!
Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir.Той не успява да се наложи като едноличен водач на ВЗРО „Въртоп”.
Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir.Nemusí to byť len právnická osoba.
Anı zamanda, Meryem oğlununa sıkısıkı sarılmamakta veya ona bile bakmamaktadır.Medtem Marija ne drži svojega sina, niti pogleda nanj, ampak gleda navzdol in stran.
Bu yüzden tadına bakmamak gerekir.Siiski on parem teda mitte süüa.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Ale niech nie wchodzą patrzyć, gdy będą uwijane rzeczy święte, aby nie pomarli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Ale tamtí nech neprijdú ani na okamih zo všetečnosti vidieť svätyňu, aby nezomreli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››A onino nepřicházejte hleděti na věci svaté, když zavinovány bývají, aby nezemřeli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Dẫu một lát , chúng_nó chớ nên vào đặng xem những vật thánh , e phải chết chăng .
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Dẫu một lát, chúng nó chớ nên vào đặng xem những vật thánh, e phải chết chăng.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Egy pillanatra se menjenek be, hogy meglássák a szenthelyet, hogy meg ne haljanak.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››for at de ikke et eneste Øjeblik skal komme til at se de hellige Ting; thi gør de det, skal de dø.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Ils n`entreront point pour voir envelopper les choses saintes, de peur qu`ils ne meurent.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››그들은 잠시라도 들어가서 성소를 보지 말것은 죽을까 함이니라
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››mas eles não entrarão a ver, nem por um momento, as coisas sagradas, para que não morram.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››men selv må de ikke gå inn og se på de hellige ting, enn ikke et øieblikk, forat de ikke skal dø.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››men själva må de icke gå in och se de heliga föremålen, icke ens ett ögonblick, ty då skola de dö.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››mutta älkööt nämä menkö katsomaan pyhiä esineitä, älkööt silmänräpäykseksikään, etteivät kuolisi."
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Non entrino essi a guardare neanche per un istante le cose sante, perché morirebbero»
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Oni sami pa naj ne hodijo noter gledat svetih reči niti za trenotek, da ne umrjejo.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Pero ellos no entrarán para ver cuando cubran las cosas sagradas, no sea que mueran.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Să nu intre ei să învelească lucrurile sfinte, ca să nu moară.``
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Sie sollen aber nicht hineingehen, zu schauen das Heiligtum auch nur einen Augenblick, daß sie nicht sterben.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ας μη εισερχωνται ομως να ιδωσιν, οταν περισκεπαζωνται τα αγια, δια να μη αποθανωσι.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››но сами они не должны подходить смотреть святыню, когда покрывают ее, чтобы не умереть.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››но те да не влизат да видят светите неща ни за минутка, за да не умрат.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ולא יבאו לראות כבלע את הקדש ומתו׃
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››ولا يدخلوا ليروا القدس لحظة لئلا يموتوا
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››只 是 他 們 連 片 時 不 可 進 去 觀 看 聖 所 、 免 得 他 們 死 亡
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››只是 他 們連 片 時不可進去觀 看 聖所 、 免得 他 們 死亡
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!En ennen kuin olen saanut katsoa auto-mailiasi tarkemmin.
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Ikke før jeg har set din auto-mail.
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Inte förrän jag har fått se din auto-mail.
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Najpierw muszę lepiej obejrzeć ten auto-mail!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!No hasta que me dejes ver tu auto-mail de cerca.
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Non prima di aver dato un'occhiata al tuo auto-mail!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Só depois de me deixares ver melhor o teu auto-mail!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Πρώτα θα με αφήσεις να δω καλά το auto-mail σου!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Только сначала дай получше разглядеть твою автоброню!
Bakmama izin ver. Bakarsam anlayabilirim.Daj, zobaczę.<br />Mogę powiedzieć, kiedy zobaczę.
Bakmama izin ver. Bakarsam anlayabilirim.Fammi vedere Così capisco.
Bakmama izin ver. Bakarsam anlayabilirim.Laisse-moi jeter un oeil.Je pourrais te dire rien qu'en regardant.
Bakmama izin ver. Bakarsam anlayabilirim.Lass mich mal sehen.<br />Ich kann es sagen nachdem ich das gesehen habe.
Bakmama izin ver. Bakarsam anlayabilirim.Дай мне посмотреть Я пойму, если увижу
Bakmama izin ver.Biarkan aku melihatnya.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Cho con xem đi ạ. Huyết áp của ba cao quá!
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Coba saya lihat. Tekanan darah Papa tinggi.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Da-mi sa vad. Ai tensiune arteriala mare.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Fammi vedere. La pressione del tuo sangue è alta.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Laat me een kijkje nemen. Jouw bloeddruk is hoog.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Laisse-moi y jeter un coup d'oeil. Ta pression sanguine est élevée.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Lass mich mal gucken. Dein Bluthochdruck ist hoch.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Låt mig ta en titt. Ditt blodtryck är högt.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Δώσ'μου να ρίξω μια ματιά. Η αρτηριακή σου πίεση είναι υψηλή.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.Дай-ка посмотрю. У тебя высокое артериальное давление.
Bakmama izin ver kan basıncınız yüksek.دعيني ألقي نظرة ضغط دمك مرتفع
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod