Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Buna bir daha bakmanı istiyorum.I'd like you to take another look at this.
Tom burada olsa burada kalmak ve çocuklara bakmak zorunda olmam.If Tom were here, I wouldn't have to stay and take care of the children.
Çocuklarına bakması için benim gibi birine ihtiyacın var.You need somebody like me to take care of your kids.
Tom ve Mary John'un çocuklarına bakmasını istediler.Tom and Mary asked John to babysit their children.
Tom boş ekrana bakmaya devam etti.Tom continued staring at the blank screen.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Tom Mary'nin ona yazdığı mektuba bakmadı bile.Tom didn't even look at the letter Mary wrote to him.
Tom bir aileye bakmak için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a family.
Tom kendine daha iyi bakmalı.Tom needs to take better care of himself.
Ona bakmamı yakaladı ve benim yüzüm kızardı.He caught me staring at him and I blushed.
O, duvarın üzerinden bakmak için fazla kısaydı.She was too short to look over the wall.
Aynada kendine bakmak ister misin?Do you like to look at yourself in the mirror?
Aynada kendinize bakmaktan hoşlanır mısınız?Do you like to look at yourself in the mirror?
Tom çocuğuna bakmamızı istedi.Tom requested that we take care of his child.
Tom ne olduğuna daha iyi bakmak için pencereye gitti.Tom went to the window to get a better look at what was happening.
Tom yerdekinin ne olduğuna daha yakından bakmak için eğildi.Tom leaned down to get a closer look at what was on the ground.
Tom Mary'nin resimlerine bakmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary look at his pictures.
Birinin Tom'a bakması gerekiyor.Someone needs to take care of Tom.
Tom bir spor araba istedi ve aile arabalarına bakmakla bile hiç ilgilenmedi.Tom wanted a sports car and wasn't at all interested in even looking at family cars.
Mary gelemez. O kızına bakmak zorunda.Mary can't come. She has to take care of her daughter.
Ah, seni fark etmediğim için kusura bakma. Buradan sadece oyunu görebiliyorum.Oh, sorry for not noticing you. I can only see it (the game) from here.
İşlere bir bütün olarak bakmalıyız.We need to keep things in perspective.
Tom planlara daha yakından bakmak istedi.Tom wanted a closer look at the blueprints.
Tom Mary'nin ona uzattığı mektuba bakmadı bile.Tom didn't even look at the letter Mary handed him.
Evinize iyi bakmanız gerekiyor.You need to take good care of your house.
Mary Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan kendini alamadı.Mary could not turn away from the picture of Sleeping Beauty that Tom had drawn.
Mary Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan vazgeçemedi.Mary could not stop looking at the picture of Sleeping Beauty that Tom had drawn.
Birisi Tom'a bakmak için burada kalmalı.Somebody has to stay here to look after Tom.
Odadaki herkes Tom'a bakmak için döndü.Everyone in the room turned to look at Tom.
Ben kalmanı ve Tom'a bakmanı istiyorum.I need you to stay and take care of Tom.
Tom'un sana bakma tarzından hoşlanmıyorum.I don't like the way Tom looks at you.
Bakmaya nereden başlayalım dersin?Where do you suggest we start looking?
Bakmaya nereden başlamamızı tavsiye ediyorsun?Where do you suggest we start looking?
Sözleşmeye daha yakından bakmanı öneriyorum.I suggest you take a closer look at the contract.
Birçok çocuk kendilerine bakmak zorunda kaldı.Many children had to look after themselves.
Tom fiyat etiketine bakmak için eğildi.Tom leaned over to look at the price tag.
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Bakma tarzında yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with the way you look.
Tom ve Mary birbirlerine bakmaktan kendilerini alamadılar.Tom and Mary couldn't help looking at each other.
Programa bakmak için henüz bir şansının olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you've had a chance to look at the schedule yet.
Tom'a bakmak zorundasın.You must take care of Tom.
Ben burada kalıp Tom'a bakmak istiyorum.I want you to stay here and look after Tom.
Birimiz burada kalmak ve Tom'a bakmak zorunda.One of us has to stay here and take care of Tom.
Evde kalmanın ve çocuklara bakmanın bir sakıncası var mı?Would you mind staying home and taking care of the children?
Tom bana bakmamamı söyledi.Tom told me not to look.
Tom'a bana bakmayı durdurmasını söyle.Tell Tom to stop staring at me.
Tom bana sana iyi bakmamı söyledi.Tom told me to take good care of you.
Tom bana kendime iyi bakmamı söyledi.Tom told me to take good care of myself.
Sadece Tom'un bakmamı istediği dosyalara baktım.I only looked at the files Tom told me to.
Tom bu gece Mary'nin çocuk bakmasını istediğini sana söyledi mi?Did Tom tell you he asked Mary to babysit tonight?
Tom bana kendime daha iyi bakmam gerektiğini söyledi.Tom told me I needed to take better care of myself.
Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.It's dangerous to cross roads without looking both ways.
Gözlerimi Tom'dan alamıyorum. Ona bakmayı bırakamıyorum.I can't take my eyes off Tom. I can't stop looking at him.
Sen bir tadına bakmak ister misin?Would you like a taste?
Hal çaresine bakmam gerekiyor.I need to figure something out.
Genel görünüme bakmalısın.You need to look at the big picture.
Burada genel görünüme bakman gerekiyor.You need to look at the big picture here.
Genel görünüme bakmamız gerekiyor.We need to look at the big picture.
Olayın bütününe bakmalıyız.We need to look at the big picture.