Ana içeriğe geç
Sözlük

bakma ile cümle

bakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Neden kendi işine bakmayı denemiyorsun?Why don't you try minding your own business?
Bana dik dik bakmaya devam etti.He kept staring at me.
Tom bakmaya devam etti.Tom kept staring.
Bakmaya devam edeceğiz.We'll keep looking.
Onlar bakmaya devam ettiler.They kept looking.
Bakmaya gideceğim.I'll go look.
Bakmaya devam edeceğim.I'll keep looking.
Köprüyü geçerken, aşağıya bakma.When you cross the bridge, don't look down.
Su borularına bakmaları gerek. Tıkanmış.They have to fix the water pipe. It's clogged.
O bana bakmazdı bile.He wouldn't even look at me.
Öyle bakma.Don't look like that.
Onlara bakmak için hiç kimseleri yok mu?Don't they have anyone to look after them?
Kusura bakma ama hatalısın.Excuse me, but you're mistaken.
Ona bakma.Don't look at it.
Tom'a bakma.Don't look at Tom.
Tom bile bakmadı.Tom didn't even look.
Kameraya bakma.Don't look at the camera.
Dolabıma bakma.Don't look in my closet.
Dolabıma bakmayın.Don't look in my closet.
Ona bakmadım.I didn't look at it.
Tom'a bakmadım.I didn't look at Tom.
Ben bakmak istemedim.I didn't mean to stare.
Tom ona bakmayacak.Tom won't look at her.
Sen sadece yeterince sert bakmadın.You just didn't look hard enough.
Kiraz çiçeklerine bakmak için geldim.I came to look at the cherry blossoms.
Bu gece Tom'dan bizim için çocuğa bakmasını isteyebilirim.I could ask Tom to babysit for us tonight.
Bebeğe bakmana yardımcı olabilirim.I could help take care of the baby.
Ben ona bakmayı durduramadım.I couldn't stop staring at it.
Tom'a bakmaktan vazgeçemedim.I couldn't stop staring at Tom.
Nereye bakmaya başlayacağımı ben bile bilmiyorum.I don't even know where to start looking.
Bana bakmayı kes!Stop looking at me!
İnsanların bana bakmasından hoşlanmıyorum.I don't like people staring at me.
Bakma tarzımı sevmiyorum.I don't like the way I look.
Tom'un icabına bakmak zorunda kaldım.I had to deal with Tom.
Bu öğleden sonra Tom'a iki saat bakmak zorunda kaldım.I had to look after Tom for two hours this afternoon.
Sana bakmak zorunda kaldım.I had to look after you.
Aslında henüz ona bakmadım.I haven't actually looked at it yet.
Henüz bu kutunun içine bakmadım.I haven't looked inside this box yet.
Bakman gereken bir şeyim var.I have something you should look at.
Bakmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't look.
Bakman gerektiğini düşünüyorum.I think you ought to have a look.
İyi misin diye bakmak için geçerken uğradım.I just stopped by to see if you were OK.
Sadece Tom'un yazdıklarına bakmak istiyorum.I just want to look at what Tom wrote.
Sadece geriye dönmeni ve bana bakmanı istiyorum.I just want you to turn around and look at me.
Ben sadece sana bakmak istedim.I just wanted to look at you.
Ben sadece etrafa bakmak istedim.I just wanted to take a look around.
Sadece buna bakmanı istedim.I just wanted you to look at this.
Eski resimlere bakmayı seviyorum.I like to look at old pictures.
Tom'a bakmalıyım.I need to check on Tom.
Belki bakmayı sürdürmeliyiz.Maybe we should keep looking.
Çok uzun bakmadık.We didn't look very long.
Kendine bakmalısın.You've got to take care of yourself.
Tom ve Mary birbirlerine bakmaya devam etti.Tom and Mary continued looking at each other.
Sanırım buna bir kez daha bakmalısın.I think you should look at this once more.
Tom geriye bakmadı.Tom didn't look back.
Onlar doğruyu yapmaya ve diğerlerinin yaptıklarına bakmamaya çalışıyorlar.They try to do right and not look at what others are doing.
Keyfine bakmaya çalış.Try to enjoy yourself.
Bakmamaya çalıştım.I tried not to stare.
Bana bakma tarzını seviyorum.I love the way you look at me.
Tom, o yokken köpeğine bakmaya istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked if you'd be willing to take care of his dog while he was away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod