A.J.'e iyi bakmanı istiyorum.أريدك أن تهتمى بـــــ أى جى
Ajumma, lütfen bakmayın.Ahjumma, intoarce fata lui Go Kyung.
Ajumma, lütfen bakmayın.Ahjumma, nedívejte se prosím.
Ajumma, lütfen bakmayın.Ahjumma, non far guardare Go Kyung.
Ajumma, lütfen bakmayın.Ahjumma, vira a otro lado el rostro de Go Kyung.
Ajumma, lütfen bakmayın.Ajuma, cachez les yeux du petit.
Ajumma, lütfen bakmayın.Asszonyom! Ne engedje odanézni!
Ajumma, lütfen bakmayın.Cô ơi, ôm con bé chặt vào.
Ajumma, lütfen bakmayın.Nyonya jangan dilihat.
Ajumma, lütfen bakmayın.Аджума, скрийте лицето на Ку Гьонг.
Ajumma, lütfen bakmayın.Тётушка, не позволяйте ей смотреть!
Ajumma, lütfen bakmayın.أجما أرجوكِ لا تنظري
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Ce n`est pas l`âge qui procure la sagesse, Ce n`est pas la vieillesse qui rend capable de juger.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.De gamle er ikke alltid vise, ikke alltid forstår oldinger hvad rett er.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.de gamle er ikke altid de kloge, Oldinge ved ej altid, hvad Ret er;
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Die Großen sind nicht immer die Weisesten, und die Alten verstehen nicht das Recht.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Eivät iäkkäät ole viisaimmat, eivätkä vanhukset yksin ymmärrä, mikä on oikein.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Icke de åldriga äro alltid visast, icke de äldsta förstå bäst vad rätt är.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.대인이라고 지혜로운 것이 아니요 노인이라고 공의를 깨닫는 것이 아니라
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Não são os velhos que são os sábios, nem os anciãos que entendem o que é reto.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nem a nagyok a bölcsek, és nem a vének értik az ítéletet.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Người tôn trọng chẳng phải khôn ngoan, Bực lão thành chẳng thông hiểu sự công bình.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Người tôn_trọng chẳng phải khôn_ngoan , Bực lão_thành chẳng thông_hiểu sự công_bình .
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nie sú vždy veľkí múdri, ani starci nerozumejú vždycky súdu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Non sono i molti anni a dar la sapienza, né sempre i vecchi distinguono ciò che è giusto
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.No son los mayores los sabios, ni los viejos los que disciernen lo justo
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Nu vîrsta aduce înţelepciunea, nu bătrîneţa te face în stare să judeci.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Orang menjadi bijak, bukan karena lanjut umurnya; orang mengerti yang benar, bukan karena tinggi usianya
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Priletni niso vselej modri in starci ne umejo vsekdar, kar je prav.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Slavní ne vždycky jsou moudří, aniž starci vždycky rozumějí soudu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Zacni nie zawsze mądrzy, a starcy nie zawżdy rozumieją sądu.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Οι μεγαλητεροι δεν ειναι παντοτε σοφοι ουτε οι γεροντες νοουσι κρισιν.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Не многолетние только мудры, и не старики разумеют правду.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.Не че човеците са велики, за това ще са и мъдри, Нито че са стари, за това ще разбират правосъдието.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.לא רבים יחכמו וזקנים יבינו משפט׃
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.ليس الكثيرو الايام حكماء ولا الشيوخ يفهمون الحق.
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.尊 貴 的 不 都 有 智 慧 、 壽 高 的 不 都 能 明 白 公 平
Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz.尊貴 的 不 都 有 智慧 、 壽高 的 不 都 能 明白 公平
Aklınızı karıştırdım kusura bakmayın. -Вибачте, що я вас заплутав.
Aklınızı karıştırdım kusura bakmayın. -סליחה שבילבלתי אותכם.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -E você pode ver o último vídeo com a Introdução ao Magnetismo para não se confundir com isso.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -Mogliście się poczuć zmyleni oglądając ostatni film Wprowadzenie do magnetyzmu.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -Můžete se podívat na předchozí video "Úvod do magnetismu", aby vám to pořádně zamotalo hlavu.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -Y podrias ver el ultimo video de Introduccion al Magnetismo para confundirte sobre esto.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -Можете да погледнете последния клип, "Увод в магнетизма," за да се объркате още повече.
Aklınız karıştıysa bir önceki videoya bakmanızı tavsiye ederim. -אתם יכולים לצפות בסירטון הקודם, המבוא למגנטיות, כדי שתוכלו להתבלבל.
Alan herhangi bir t noktasında nasıl etki edecek? Her noktaya tek tek bakmamıza gerek yok.Então, o que o campo estára fazendo em qualquer ponto t?
Alberto Giacometti'nin "Saat Sabah Dört'te Saray" isimli eserine bakmaktayız.Díváme se na Alberta Giacomettiho dílo Palác ve 4 hodiny ráno.
Alexander, sadece şu fotoğraflara bakmak istiyorum da, bunda tam olarak nerede olduğunu biliyorum.Alexander, ich möchte jetzt die Bilder anschauen. Hier weiß ich genau, wo du da warst.
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(applåder) Förlåt. (skratt)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(Applaudissements) (Désolé) (Rires)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(Applaus) Das tut mir leid. (Gelächter)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(Applausi) Mi dispiace. (Risate)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(applaus) Mijn excuses. (publiek lacht)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)Děkuji vám. (Potlesk) Za tohle se omlouvám.
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)Dziękuję. (Oklaski)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)Elnézést.
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(박수갈채) 시간을 더 써서 죄송하구요. (웃음)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)Mulţumesc. (Aplauze) Îmi cer scuze.
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)Perdonen por eso. (Risas)