Şşşt, sus bakayım!«Осьде воно, подивися!
Gidecektim oraya bekleyecektim, gel bakayım buraya diyecektim.あそこに立ちたい、そうと思って観てました。
Gidecektim oraya bekleyecektim, gel bakayım buraya diyecektim.אז אמרתי 'קדימה, נסתובב ונראה מה קורה שם'.
Gidecektim oraya bekleyecektim, gel bakayım buraya diyecektim.Па земах, та се съгласих, отидох да видим къде е местото.
Acıyor mu? Neden? Bakayım.Πονάει; Γιατί; "σε με να δω.
Adı Isidora. Şu sıralar pekiyi bir ruh halinde değil. Bakayım.Przepraszam!
Ama kalan birşey varmı bakayım.Voy a ver que nos queda. - ¿Señor?
Aradaki değerlere bakayım.Deixe-me fazer algumas coisas no meio.
Aradaki değerlere bakayım.Esto es pi, esto sería pi sobre 2 obviamente, pi más 2,
Aradaki değerlere bakayım.Zaznaczę kilka punktów pomiędzy.
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Allora, credo che sia arrivato il momento... Di vedere la tua faccia!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!¡Creo que ha llegado la hora... de que te vea la cara!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Då så! Det är dags... Att ta en titt på ditt ansikte!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Então, acho que está na altura... ... de te ver a cara!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Godt.. Så sker det ... Lad os tage et kig på dit ansigt!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Myślę, że już czas, żebym spojrzał ci w twarz.
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Nyt taitaa olla aika- -katsoa sinun naamaasi.
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!Νομίζω ότι ήρθε η ώρα να δω το πρόσωπό σου!
Artık vakit geldi... yüzüne bir bakayım!А теперь, мне кажется, пришло время... взглянуть тебе в лицо!
Ayak bileğim burkuldu. -Bırak da bir bakayım...Στραμπούληξα το πόδι μου! - "σε με να το δω...
Aynı görünmüyor olabilir, bir önceki videoda ne yaptığıma bakayım. -Ca pourrait ne pas y ressembler exactement, laissez-moi voire ce que j'ai fait dans la vidéo précédente.
Aynı görünmüyor olabilir, bir önceki videoda ne yaptığıma bakayım. -Isso se parece assim no último vídeo, mas bem parecido.
Aynı görünmüyor olabilir, bir önceki videoda ne yaptığıma bakayım. -Posibilemente no parece exactamente igual, me permite ver lo que yo hice en el video pasado
Aynı görünmüyor olabilir, bir önceki videoda ne yaptığıma bakayım. -قد لا تبدو تماما مثل ذلك، اسمحوا لي أن انظر ما أنا فعلت في شريط الفيديو الأخير.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Jadi jika saya sedang dalam kapiler kaki - biarkan aku melihat jika saya bisa menarik ini.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Jeżeli znajdujemy się w naczyniu włosowatym nogi, zaraz je narysuję.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Když bych byl vlásečnice v noze, počkejte, nakreslím to.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Por lo que si estoy en un tubo capilar de la pierna--déjame ver si puedo señalarlo.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Prcio' de io mi trovo in un capillare in una gamba--vediamo de posso disegnare questo
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Wenn ich also in der Kapillare des Beins bin, mal schauen, ob ich das malen kann.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Ако съм в капиляр на крака - да видим дали мога да нарисувам това.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım Bu çizebilirsiniz.Якщо я знаходжусь у капілярах в нозі, можливо, я це зможу намалювати.
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayım그러니 제가 다리의 모세혈관에 있다면
Bacak kılcal değilim eğer öyleyse ben de bakayımובכן, יש לנו כאן את תאי הדם האדומים.
Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.Φαλάφελ;
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?Hnědé oči a velké zuby. Je to vše?
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?봅시다, 이것이 갈색 눈이고 큰 치아이고, 갈색 눈과 큰 치아이고, 한번 봅시다, 이것들이 다인가요?
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?Mal sehen, das ist braune Augen und große Zähne, braune Augen und große Zähne, und mal sehen, sind das alle ?
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?Popatrzmy, ten ma brązowe oczy i duże zęby i ten ma brązowe oczy i duże zęby. Czy to już wszystko?
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?Тук също имаме няколко комбинации. Това ли са всичките?
Bakalım, bu kahverengi gözler ve büyük dişler, kahverengi gözler ve büyük dişler, bakayım, hepsi bu mu?لنرى,هذه عيون بنية وأسنان كبيرة,عيون بنية وأسنان كبيرة دعونى ارى ,هل هذا كل واحد منهم؟
Bakayım, bu onu ikiye bölmek.Dzielimy na jedną, na dwie części,
Bakayım, bu onu ikiye bölmek.Então vamos ver, isso é dividi-lo em um, em dois.
Bakayım, bu onu ikiye bölmek.И нека видим, тук я разделяме на едно, на две.
Bakayım, bu onu ikiye bölmek.Итак, вот мы ее разбили на раз, два.
Bakayım, bu onu ikiye bölmek.それぞれは3つになるだろうから
Bakayım. Kopyalayıp yapıştırıyorum. Sonraki birkaç soruyu da kopyala yapıştır yapayım.A ver (a copiar y pegar) (a copiar y pegar a los varios problemas siguientes) podemos moverlos. pausa
- Bakayım.Mostre-me.
Bakayım. Neden bakmak istiyorsun?ماذا تفعل؟ لماذا تريذ النظر الى رجل شخص اخر؟
Bakayım, neymiş o. Adam:Chúng ta hãy xem nếu chúng ta chỉ có thể có được điều này. người đàn ông:
Bakayım, neymiş o. Adam:Får se om vi kan fixa det här. man:
Bakayım, neymiş o. Adam: Iy.. >>Cathy:Mal sehen, ob wir da rankommen.
Bakayım, neymiş o. Adam: Iy.. >>Cathy:Zobaczmy, czy damy radę wziąć to. mężczyzna:
Bakayım, neymiş o. Adam: Iy.. >>Cathy:Посмотрим, может, получится. мужчина:
Bakayım, neymiş o. Adam:Katsotaan saadaanko tämä kuntoon. mies:
Bakayım, neymiş o. Adam:Lad os lige se, om vi kan få fat i den her. mand:
Bakayım, neymiş o. Adam:Lássuk, hogy megérthetjük-e. férfi:
Bakayım, neymiş o. Adam:Laten we zien of dit wil. man:
Bakayım, neymiş o. Adam:Vediamo se riusciamo a combinare qualcosa. uomo:
Bakayım, neymiş o. Adam:Zkusme to s tímhle. muž: