Ana içeriğe geç
Sözlük

bakarlar ile cümle

bakarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pencereler tamamen kendi bahçelerine bakarlar.De mooie vrouwen laten zich voor alle ramen zien.
Kış mevsiminde hayvanlarına bakarlar.Zwierzęta w zimę.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Najpierw trenował Szachtar Makiejewka.
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Rywale nie widzą nawzajem swoich szachownic.
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Flockarna försöker undvika varandra.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Föremål från Mistelås socken.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Першим дослідив Меджибізьку фортецю.
Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar.Na začátku ale budou mít zavázané oči a budou k sobě připoutáni.
Yayalar karşıdan karşıya geçerken ilk önce sağlarına bakarlar.A gyalogosoknak kétirányú úton való átkeléskor először jobbra kell nézniük.
Pencereler tamamen kendi bahçelerine bakarlar.A kerítésnek teljes egészében a saját telken kell állnia.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Átvette Heilprin Mihály könyvesboltját.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Carmen, Frasquita ja Mercédès katsovat korteista tulevaa kohtaloaan.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Sen jälkeen hän menee Zackin luo ja pyytää tapauksen todisteita.
Japonlar kimonolarına gözleri gibi bakarlar.小袖) on japanilainen kimonon tapainen vaate.
Jack ve Locke birbirlerine bakarlar ve Locke Jack’in tam olarak ne planladığını anlar.Jack ja Locke riitelevät siitä, mitä Henrylle pitäisi tehdä.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Frasquita og Mercedes forlyster sig med at læse deres spådomme i kortene.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Jadikanlah kedua matanya yang lebih baik dan lebih elok serta tajam penglihatannya.”
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Sebelumnya ia menjabat sebagai Bupati Mimika.
Yayalar karşıdan karşıya geçerken ilk önce sağlarına bakarlar.Pejalan kaki yang menyeberangi jalan dua arah harus melihat ke kanan terlebih dahulu.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Cùng nhau họ đã điều tra Zucco và thu thập bằng chứng cần thiết để đưa hắn ra trước công lý.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."また落石も若干見られる。
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.ジャケットにはミドリカワ書房本人が初めて登場した。
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.牠們的眼睛相當大,方向往前,顯示牠們擁有相當好的立體視覺。
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."常常悄悄地盯著人。
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.初回限定版採用Digipak包裝。
Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar.出現在眾人的眼前。
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."וראו: מינות (יהדות).
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.יחדיו הם חקרו אודות זוקו ואספו מספיק ראיות כדי להביאו לצדק.
Pencereler tamamen kendi bahçelerine bakarlar.כל המסדרונות צופים אל החצר דרך חלונות גדולים.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."U nekim se opažaju kameni temelji.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Začiatky sú spojené s Bardejovskými kúpeľmi.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Carmen, Frasquita in Mercedes prerokujejo usodo iz kart.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Iš pradžių laikytas Mantegazio barščio porūšiu.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Carmen, Frasquita ja Mercedes panevad kaarte.
Afrika'ya gidip 'şarkı söyleyemem' ya da 'müzik aleti çalamam' derseniz, size, deliymişsiniz gibi bakarlar.Jeśli, będąc w Afryce, powiemy "Nie umiem śpiewać" lub "Nie umiem grać", spojrzą na nas jak na szaleńców.
Afrika'ya gidip 'şarkı söyleyemem' ya da 'müzik aleti çalamam' derseniz, size, deliymişsiniz gibi bakarlar."Nu pot cânta" sau "Nu pot interpreta", se vor uita la voi ca la un nebun.
Afrika'ya gidip 'şarkı söyleyemem' ya da 'müzik aleti çalamam' derseniz, size, deliymişsiniz gibi bakarlar.Se andate in Africa e dite: "non so cantare" o "non so suonare", vi prenderanno per matti.
Afrika'ya gidip 'şarkı söyleyemem' ya da 'müzik aleti çalamam' derseniz, size, deliymişsiniz gibi bakarlar.אם תלכו לאפריקה ותאמרו: "אינני יודע לשיר" או "אינני יודע לשחק", יביטו בכם כמו במשוגעים.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Eles estão apenas fazendo a papelada para o meu empréstimo.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Jen dělají administraci mého úvěru.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Oni robią tylko papierkową robotę wokół mojej pożyczki.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Sólo están haciendo los trámites para el préstamo.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Απλά κάνουν το γραφειοκρατικό κομμάτι του δανείου μου.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .Вони лише оформляють документи для мого кредиту.
Bear Stearns'ün paketlediği milyonlarca ipoteğe bakarlar. . .彼らは一時的にローンを持っています。
Bu kişilerin işlerine vasiler bakarlar.Elle est prise en charge par un curateur.
Bu kişilerin işlerine vasiler bakarlar.Hänen asioistaan huolehtii edunvalvoja.
Bu kişilerin işlerine vasiler bakarlar.Решения за него принимает попечитель.
Bu kişilerin işlerine vasiler bakarlar.يقوم الوصي بالاعتناء بأموره.
Bütün dünya her tarafa bakarlar.انظروا في كل مكان في الدنيا ، فئة الهش
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Az összes pasi egyforma Azt mondják, hogy nincs baj ezzel,
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.La chirurgia plastica va bene, basta che non si tratti della loro donna.
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Mówią, że operacje plastyczne są w porządku, ale nie dla ich dziewczyn.
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.كل الرجال متشابهين يقولون أن جراحات التجميل جيدة
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Din contră: se uită prea fix în ochii tăi tocmai din cauza acestui mit.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Egy kicsit túl sokat is a szemünkbe néznek, csak hogy kompenzálják ezt a mítoszt.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.E invece, indovinate un po', vi fissano anche troppo, tanto per smitizzare questa convinzione.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Et devinez quoi, ils vous regardent dans les yeux un peu trop pour compenser ce mythe.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.그렇지만 진실은, 그들이 그 미신을 상쇄하기 위해 조금 더 많이 눈을 마주친다는 것입니다
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Maar in feite kijken ze je iets teveel in de ogen om die mythe te compenseren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod