Ana içeriğe geç
Sözlük

bakarak ile cümle

bakarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bakacak denilen noktadan bakarak o zaman yerleşim yeri seçilmiştir.Nadat de bouwplaats was uitgekozen werd de fundering gelegd.
Hatim, Kur'an'a bakarak veya ezberden baştan sona okunmasıdır.Drugie (najczęściej) słowo jest przydawką lub dopowiedzeniem pierwszego.
Tanpınar, geçmişe güncelin penceresinden bakarak bir inşa eyleminde bulunmuştur.Admirał przeważnie obserwował z okna odbywający się apel.
Skopofili, bir şeye bakarak cinsel haz almak olarak tanımlanır.Jedną z metod jest rozpoznawanie podczas seksowania.
Sonrasında Stefani, bir kaya üzerinde oturmakta ve kameraya bakarak şarkı söylemektedir.Stefani ses också sitta på marken och sjunga medan hon gråter.
Ekran’da kendi yazdıklarınıza bakarak yazabilmek.En bild på skärmen kunde skrivas ut på en skrivare.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу, щоб мої фанати побачили ці фото і сказали: «Я розумію, що вона відчуває».
Günler süren bir aramadan sonra Mustafa, ormanda bir geyiğe bakarak öylece dikilirken bulunur.В часі слідування за Малдером хтось спостерігає з лісу.
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.На побаченні Лорейн запалює цигарку і стає випивати спиртне.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Pták se zahleděl dolů na nevěřící a seslal na ně oheň a bouři.
Genellikle semptomlara bakarak virüs türünü belirlemek mümkün değildir.Identifikovat typ viru prostřednictvím symptomů není zpravidla možné.
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Najdou se ojedinělé výjimky: ko (kráva) → kyr (krávy), øye (oko) → øyne (oči).
Genellikle semptomlara bakarak virüs türünü belirlemek mümkün değildir.În general, nu este posibilă identificarea tipului de virus doar pe baza simptomelor.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Privindu-i de sus pe necredincioși, pasărea aruncă foc și trăsnet asupră-le.
Gündüz duaları güneşe dönerek yapılır, geceleri ise aya bakarak dua edilirdi.A hsziungnu csanjü reggel a Naphoz, este pedig a Holdhoz imádkozott.
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.A szivart a cigarettához hasonlóan meggyújtják, és a füstjét élvezik.
Boone, Shannon'ı geri götürmek için evine gelir ve Bryan'a bakarak hadi gidelim der Shannon'ın elini tutarak.Boone ismét elmegy Bryan házába, hogy magával vigye Shannont.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Lintu katsoi alas uskottomiin ja syöksi heitä kohti tulta ja ukkosen jylyä.
Bir önceki senenin yavruları kendilerinden küçük kardeşlerine bakarak ebeveynlere yardımcı olur.Edellisvuoden poikaset saattavat jopa auttaa vanhempiaan seuraavan poikueen hoidossa.
Dövmesine bakarak geçmişi hatırlar.Sytyttää silmiinsä menneisyyden iltalamput.
Gömleğe bakarak, "Haksız yere kıyılmış kan, duy beni.Tyynnyttyään hän toteaa: "Sydämmeni verinen lammikko lainehtii vielä, lainehtii kauan."
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Έκανε όλη την διαδρομή με αυτόν τον τρόπο, ανάποδα, κοιτώντας το πρόσωπο του θεού .
Bu nedenle, elde olan tamamlanmış ürünlerine bakarak bilgisayar sanatını tanımlamak zor olabilir.Ως αποτέλεσμα, ο ορισμός της τέχνης των υπολογιστών από το τελικό προϊόν μπορεί να είναι δύσκολη.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Aku ingin penggemar melihat foto ini dan mereka berkata, 'Aku seperti merasakan apa yang dia rasakan.'"
Bu durum yüksek eğimli elektrotlar üzerindeki voltajın polarizasyonuna bakarak kararlaştırılır.Hal ini ditentukan oleh polaritas tegangan di elektrode yang kelengkungannya tinggi.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Ông đã thực hiện toàn bộ hành trình theo kiểu lộn ngược, ngước nhìn lên khuôn mặt vị thần của mình.
Sonra ise kıza bakarak araba kullandığı için arabyı direk'e çarpar.Nhưng họ đã hoảng sợ sau khi thấy chàng ném một chiếc xe vào họ.
Gölgemizin bizimle aynı uzunlukta olduğu zamanı gözleyerek, piramitleri gölgelerine bakarak ölçmüştür.また地に落ちた影と自分の身長とを比較して、ピラミッドの高さを測定したとも言われている。
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.男は彼女の悲しみと孤独を見抜いて、彼女に煙草を勧める。
Hayvancılıkta ise büyükbaş hayvan bakarak kendi ihtiyaçlarını karşılar.よって飼育下では一緒に飼う動物の大きさに注意しなければならない。
Manes’in diğer isimlerine bakarak onun bir güneş tanrısı olduğu sonucuna varır.これらのことから、タンムーズは太陽神であると考えられる。
Hatim, Kur'an'a bakarak veya ezberden baştan sona okunmasıdır.’先聖之言,吾志也;樊遲之學,吾事也;是或一道也。
Bu gerçeğe bakarak SK&F bilim adamları iki çeşit histamin reseptörü olabileceği fikrini geliştirdi.從這個現象來看,SK&F的科學家就假設有兩個組織胺受體的存在。
Tadına bakarak biraz tuz ve şeker konabilir.少量的盐或糖可以增加风味。
Bu nedenle, elde olan tamamlanmış ürünlerine bakarak bilgisayar sanatını tanımlamak zor olabilir.В резултат, определянето на това компютърно изкуство по неговия краен продукт, може да бъде затруднено.
Mikrofaz ayrışması, yağ ve su arasındaki faz ayrımına bakarak anlaşılabilir.Микрофазовото разделяне е подобно на фазовото разделяне между масло и вода.
Yanımdan geçerken Ermenice bir şeyler mırıldanıyor ve yüzüme bakarak gülüyorlardı.Nazire im se smiješak dok ponosno stoje i gledaju naprijed.
Bir önceki senenin yavruları kendilerinden küçük kardeşlerine bakarak ebeveynlere yardımcı olur.Prošlogodišnji mladunci pomažu roditeljima u podizanju sljedeće generacije mladunaca.
Lynch, başrol oyuncuları için Naomi Watts ile Laura Elena Harring'i direkt fotoğraflarına bakarak seçti.Lynch je dodijelio uloge Naomi Watts i Lauri Eleni Harring na temelju njihovih fotografija.
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Luciji su izvađene oči i stavljene na tanjur, pa se ona smatra zaštitnicom očiju i vida.
Dövmesine bakarak geçmişi hatırlar.Pohľady do minulosti Krupiny.
Gömleğe bakarak, "Haksız yere kıyılmış kan, duy beni.Odpela ji je bluzo in vsa začudena zagledala mesto vboda, zalito s krvjo.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Ja lind vaatas alla uskmatute peale ja saatis nende poole tuld ja välgunooli.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930-ban Freud azt mondta mindannyiunknak, hogy az emberek pszichéjét elemezni lehet a firkálgatásaik alapján.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930 년대에, 프로이드는 낙서를 통해서 사람들의 심리를 분석할 수 있다고 주장했습니다.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.En la década de 1930, Freud nos dijo que se podía analizar la psique de la gente a partir de sus garabatos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.I 1930'erne fortalte Freud os allesammen, at man kunne analysere folks psyker ud fra deres kruseduller.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.În anii 1930, Freud ne-a spus tuturor că poţi analiza psihicul oamenilor în funcţie de mâzgălelile lor.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.In de jaren '30 vertelde Freud ons dat je de psyche van mensen kon analyseren aan de hand van hun doedels.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Negli anni '30, Freud ci ha detto che si poteva analizzare la psiche basandosi sugli scarabocchi.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Nos anos 1930, Freud disse-nos que poderíamos analisar as mentes das pessoas com bases nos seus rabiscos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.På 1930 talet, talade Freud om för oss alla att du kunde analysera folks psyke baserat på deras klotter.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.V 30. rokoch 19. storočia nám Freud povedal, že ľudskú psychiku môžete analyzovať na základe čmáraníc.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Ve 30. letech 20. století nám všem Freud sdělil, že lidskou duši lze analyzovat na základě osobních kreseb.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.В 1930г, Фрейд сказал нам, что психику человека можно проанализировать по его машинальным рисункам.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.У 1930-их, Фройд розповів нам всім що ви могли б аналізувати психіку людей відштовхуючись від їх каракулів.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.בשנות ה30 פרויד אמר לכולנו שאפשר לנתח את את נפשם של אנשים בהתבסס על שירבוטיהם.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.ففي عام 1930 قال لنا فرويد يمكن أن تقوم بتحليل نفسيات الناس استنادا إلى رسوماتهم العبثية " الخربشة ".
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.落書き内容から 精神分析が可能だと 主張したのです これは正確ではありません
7 + 3 =10. bunu basitleştirebiliriz. - sadece işlem sırasına bakarak. 10 ile hepsini çarparız.Nous pouvons donc simplifier en se basant sur l'ordre des opérations, à 10 fois tout ceci
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod