Tabii ki gözlerine bakarak konuştum.Természetes, hogy beszéd közben a szemébe néztem.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Ah sim, é o Joe", mas não conseguimos reconhecê-la pelo rosto.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Ja klar, das ist Joe." Aber wenn man sie ansieht, weiß man nicht, um wen es sich handelt.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz.목소리를 듣고는, '아, 조(Joe) 이구나' 하고 얘기하겠지만, 얼굴을 보고는, 누구인지 알아 보지 못하는 것이죠.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Oh da, e Joe", dar nu ştiţi cine e, privindu-i faţa.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Tuohan on Joe!", mutta kasvoista heitä ei voi tunnistaa.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Да-да, это Джо!", но вы не сможете узнать их в лицо, верно?
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz."Так, це Джо", але ви не зможете сказати, хто це, дивлячись йому в обличчя.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz.ולהגיד, אה כן, זה ג'ו, אבל אי אפשר להסתכל על הפרצוף ולזהות מי זה.
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz.وأن تقول، نعم، هذا جو ولكنك لن تستطيع أن تنظر إلى وجوههم وتتعرف عليهم، صحيح؟
"tabi ya bu Joe" diyebiliyorsunuz, ama yüzlerine bakarak kim olduklarını bilemiyorsunuz.顔を見ても誰だかわかりません 鏡で自分の顔を見ても認識できないのです
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Den udvider først den sti der er tættest på målet ifølge estimatet.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Det expanderar först väg som är närmast målet enligt uppskattningen.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Er erweitert zuerst den Pfad, welcher dem Schätzwert nach näher am Ziel liegt.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Espande prima il percorso che è il più vicino al goal secondo la stima.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Extinde mai intai ruta care se afla cel mai aproape de obiectiv potrivit estimatului.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Il prend d'abord le chemin qui est le proche du but selon notre estimation.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Nejprve expanduje cestu, která je podle odhadu nejblíže k cíli.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Rozvíja najprv cestu, ktorá je podľa odhadu cieľu najbližšie.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Rozwija pierwszą ścieżkę, która jest najbliższa celowi według oszacowania.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.Он производится в первую очередь по пути ближайшему к цели соответственно с оценкой.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.הוא מרחיב קודם את המסלול שקרוב יותר למטרה לפי ההערכה.
Tahmini uzaklıklara bakarak hedefe en yakın olan yolu açıyor.この方法を図に描いて説明しましょう
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Amit eddig láttam a TED-ből, azt sugallja, hogy ideális hely lehet ezt elkezdeni.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Ausgehend von dem, was ich von TED gesehen habe, glaube ich, dass dies der ideale Ort ist um loszulegen.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Da quello che ho visto al TED, questo potrebbe essere il posto ideale per lanciarlo.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Dari apa yang saya ketahui tentang TED, saya kira forum ini cocok untuk memulainya.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.De ce que j'ai vu de TED, je pense que ce pourrait être l'endroit idéal pour le lancer.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Din ce am văzut la TED, acesta ar putea fi locul ideal pentru a-l lansa.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Do que tenho visto do TED, acho que este pode ser o sítio ideal para lançá-lo.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Från vad jag har upplevt här på TED, så tror jag att detta kan vara det ideala forumet att sjösätta detta.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Mislim, da je to idealen kraj za začetek, glede na to, kaj sem videl na TEDu.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Myślę, że TED świetnie się do tego nadaje.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.(Nevetés)
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Por lo que he visto de TED, pienso que este puede ser el lugar ideal para iniciar esto,
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.TED kennende, denk ik dat hier de ideale plaats is om te starten.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.제가 TED에서 본 것을 생각해 볼 때 이 곳이 그것을 시작할 이상적인 자리가 아닐까 싶습니다.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.TED:ssä näkemästäni päätellen uskon, että tämä saattaa olla paras paikka panna asia alulle.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Ud fra hvad jeg har set af TED, tror jeg, det kan være det ideelle sted at begynde det.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Z toho, čo som videl o TEDe, myslím, že by to mohlo byť ideálne miesto na začatie.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Z toho co vím o TEDu, myslím, že právě tady by to mohlo začít.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Απ' ό,τι έχω δει στο TED, νομίζω πως αυτό είναι το ιδανικό μέρος για να το ξεκινήσουμε.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Απ' ότι έχω δει στο TED, νομίζω πως αυτό είναι το ιδανικό μέρος για να το ξεκινήσουμε.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.З того що я бачив на TED, я думаю, TED — ідеальне місце запустити цей процес.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Из того, что я видел на TED'е, я думаю, что это может быть идеальным местом для старта.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.От това, което видях на TED, аз си мисля, че това може да е идеалното място да започнем.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.וכבר רמזתי מה המשהו הזה. ממה שראיתי, TED נראה לי כמקום האידיאלי להתחיל בכך.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.ממה שראיתי, TED נראה לי כמקום האידאלי להתחיל בכך.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.من خلال ما شاهدته في تيد، أعتقد بأنه المكان المثالي لتدشينه.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.繰り返しますが これにはお金がかかることでしょう
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.A TED mindig is ünnepelte azt, amit a technológia értünk tehet, a technológiát a végtermék formájában.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED a toujours célébré ce que la technologie peut faire pour nous, la technologie sous sa forme aboutie.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED ha celebrado siempre lo que la tecnología en su forma final puede hacer por nosotros.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED ha sempre celebrato ciò che la tecnologia può fare per noi, la tecnologia nella sua forma finita.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED hat immer zelebriert, was die Technologie für uns tun kann, Technologie in seiner vollendeten Form.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED heeft altijd gevierd wat technologie voor ons kan doen, technologie in de afgewerkte vorm.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED, întodeauna, a sărbătorit ceea ce poate face tehnologia pentru noi, tehnologia în forma ei finală.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED에서는 항상 '기술이 우리에게 무엇을 가져다줄지' 만을 칭송하죠. 완성형의 기술에 대해서만 말합니다.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED luôn chào đón những gì công nghệ làm cho chúng ta, công nghệ dưới dạng hoàn thiện của nó.
TED, teknolojinin işlenmiş, son şekline bakarak bizim için neler yapabildiğini her zaman övdü.TED zawsze podkreśla to, co może dla nas zrobić technologia w swojej skończonej formie.