Ana içeriğe geç
Sözlük

bakarak ile cümle

bakarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Maintenant c'est très facile de les comparer, nous avons juste à regarder leur numérateur.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Mostmár könnyű lesz őket összehasonlítani. Csak a számlálókat kell néznünk.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Nu er det meget lettere at sammenligne dem. Vi skal bare kigge på deres tællere.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Nu is het erg makkelijk om ze te vergelijken.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Ora è molto semplice confrontarle. Dobbiamo solo guardare i numeratori.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Teď je velmi snadné je porovnat. Stačí se podívat na jejich čitatele.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Teraz będzie bardzo prosto je porównać. Musimy tylko popatrzeć na ich liczniki.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.Τώρα είναι πανεύκολο να τα συγκρίνουμε. Το μόνο που χρειάζεται είναι να κοιτάξουμε τους αριθμητές τους.
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.و الآن، أصبح من السهل المقارنة بينهم، يجب علينا فقط أن ننظر إلى البسط .
Şimdi onları karşılaştırmak çok daha kolay.Sadece paylara bakarak bunu yapabiliriz.一番小さい分子は 80 です.
Size vidyo ve çeşitli veri veren bağlantı sensor(alıcı) çıktısına bakarak ,Estas nueve tareas de programacion de manera independiente.
Size vidyo ve çeşitli veri veren bağlantı sensor(alıcı) çıktısına bakarak ,Kesembilan yang anda serahkan harus pekerjaan asli anda.
Sizinle göz kontağı kurabilirdi. Bir ekrana bakarak bilgiyi paylaşabilirdi.Poteva stabilire un contatto visivo, poteva condividere informazioni guardando uno schermo.
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukAcabas de ver ese manual y encontraste..."
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukA oni: "Zaraz, zaraz. Przecież przejrzałeś podręcznik i znalazłeś..."
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukI funzionari dissero: "Aspetta un attimo. Hai appena sfogliato il manuale e hai trovato..."
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocuk그러자 그 양반들 중에 하나가 "잠깐. 너 아까 매뉴얼을 뒤적거린 후에 무언가를 찾지 않았니?"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocuk"Mais, attends, tu viens juste de regarder le manuel et tu as trouvé --"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukToen zeiden ze: "Wacht eens even, je keek net door de handleiding en vond --"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukTu tocmai te-ai uitat prin acel manual și ai găsit că --"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukОни продолжили: "Погоди минутку. Ты посмотрел руководство и нашёл...", а он ответил:
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukТи просто погледна наръчника и откри --"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukאז הם אמרו, "אבל רגע, רגע. אתה רק הסתכלת במדריך ומצאת... "
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukفقالوا له "لكنك نظرت الى الدليل ووجدت"
Sonra, "Bekle bir dakika, bize kılavuzdan bakarak bir şeyler.." çocukマニュアルを見て理解してたじゃない」と言ったら 「よんでいるんじゃないよ」とその子は答えるのです
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,A tak si ideme domov autom a ona sa pozerá z okna a povie:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Auf der Rückfahrt nach Hause, blickte sie aus dem Fenster und fragte:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Ensuite pendant qu'on rentre à la maison, elle regarde dehors, et elle dit,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Entonces, cuando íbamos en el carro a casa y ella estaba mirando por la ventana y dice:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Estamos então a caminho de casa, ela a olhar pela janela, e diz:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Később, amikor mentünk haza, és bámult kifelé az autóból, megkérdezte:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,그리고 집으로 돌아가는 길이었습니다. 아이가 창밖을 보더니 이렇게 말했습니다.
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Lalu saat kami dalam perjalanan pulang, dia melihat keluar jendela dan bertanya,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Poi mentre stiamo tornando a casa, lei sta guardando fuori dal finestrino, e ricomincia:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Potem jedziemy do domu, ona patrzy przez okno i znowu zaczyna:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Sau đó, trên đường về nhà, nó nhìn qua cửa sổ xe, rồi hỏi,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Şi apoi conduceam în drum spre casă, şi ea se uită pe geam, şi zice,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Takže jsme jeli domů a ona koukala z okna a říká:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Tijdens het naar huis rijden, kijkt ze naar buiten en gaat:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Οπότε οδηγώ προς το σπίτι, κοιτάει έξω από το παράθυρο, και λέει,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Мы уже едем домой, а она смотрит в окно и всё о своем:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Потім ми їхали додому, вона дивилася у вікно, а потім:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,След това караме към вкъщи и тя гледа през прозореца и пита,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,ואחר כך, כשנסענו הביתה, היא הביטה מהחלון, והמשיכה,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,وحينما كنا عائدين إلى المنزل بالسيارة، وكانت تنظر خارج النافذة، وقالت،
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,「ママ 2人の人が路上でもし会って」
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.Apoi, Şi -a ridicat ochii spre cer, a suspinat, şi a zis: ,,Efata``, adică: ,,Deschide-te!``
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.A vzezřev k nebi, vzdechl, a řekl jemu: Effeta, to jest, otevři se.
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.a vzhliadnuc do neba zavzdýchol a povedal mu: Efatha! čo je: Otvor sa!
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.A wejrzawszy w niebo, westchnął i rzekł do niego: Efata! to jest, otwórz się.
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.Daarna keek Hij naar de hemel en zei met een zucht: "Ga open."
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.Ðoạn Ngài ngửa mặt lên trời, thở ra mà phán cùng người rằng: Ép-pha-ta! nghĩa là: Hãy mở ra!
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.Ðoạn_Ngài ngửa mặt lên trời , thở ra mà phán cùng người rằng : Ép - pha-ta ! nghĩa_là : Hãy mở ra !
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.e erguendo os olhos ao céu, suspirou e disse-lhe: Efatá; isto é Abre-te.
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.És föltekintvén az égre, fohászkodék, és monda néki: Effata, azaz: nyilatkozzál meg.
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.guardando quindi verso il cielo, emise un sospiro e disse: «Effatà» cioè: «Apriti!»
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.in pogledavši na nebo, vzdihne in mu veli: Efata, to je: Odpri se!
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.ja katsahti ylös taivaaseen, huokasi ja sanoi hänelle: "Effata", se on: aukene.
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.하늘을 우러러 탄식하시며 그에게 이르시되 에바다 하시니 이는 열리라는 뜻이라
Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, ‹‹Effata››, yani ‹‹Açıl!›› dedi.Luego mirando al cielo, suspiró y le dijo: --¡Efata! --que quiere decir: Sé abierto--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod