Ana içeriğe geç
Sözlük

bakarak ile cümle

bakarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
CO2 salınımlarına bakarak başlayalım.פליטות הפד"ח ממחזור החיים.
CO2 salınımlarına bakarak başlayalım.إنبعاثات ثاني أوكسيد الكربون من دورة الحياة.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Als Junge war ich ein Hirte, wachte über unser Vieh - Ziegen, Schafe und Rinder.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu am crescut păstorind, îngrijind șeptelul familiei: capre, oi și vite.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu cresci a pastorear, a tomar conta do nosso gado -- cabras, ovelhas e vacas.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Ik ben opgegroeid als herder. Ik hoedde onze veestapel -- geiten, schapen en runderen.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Io sono cresciuto facendo il mandriano prendendomi cura del nostro bestiame, capre, pecore e bovini.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.J'ai grandi comme berger, prenant soin de notre bétail -- des chèvres, des moutons et des vaches.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Jako dziecko, pasłem nasze bydło: m. in. kozy i owce.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.전 유목을 하고, 가축을 돌보며 자랐습니다. 염소, 양, 소를요.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Tôi lớn lên theo kiểu bầy đàn chăm sóc đàn gia súc như dê, cừu và trâu bò.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Vyrastal som pasúc, dávajúc pozor na dobytok -- kozy, ovce a kravy.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Yo crecí arreando, cuidando a nuestro ganado... cabras, ovejas y res.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Μεγάλωσα βόσκοντας, φροντίζοντας τα ζωντανά μας - κατσίκες, πρόβατα και γελάδια.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.В детстве я был пастухом, присматривал за животными — овцами, козами и крупным рогатым скотом.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Израснах като пастир, грижейки се за нашия добитък - кози, овце и говеда.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.אנחנו חיים אורח חיים מסורתי מאד. אני גדלתי כרועה, משגיח על המקנה --
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.لقد نشأت في الرعي، أرعى ماشيتنا -- الماعز، الخراف والماشية.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.家畜の面倒をみるのです ある日 父が私を茂みに連れ出して言いました
Çocuk bakarak saatte 9,50 Lira kazanıyor.아기 돌보는 일의 시급은 9.50달러고요
Çocuk bakarak saatte 9,50 Lira kazanıyor.Гледайки деца, тя прави по $9,50 на час.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky a fost în picioare holbezi la imagine.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky állt bámulta a képet.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky berdiri menatap gambar.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky đang đứng nhìn chằm chằm vào hình ảnh.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky era in piedi a fissare l'immagine.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky était debout à regarder l'image.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky je stal strmel v sliko.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky seisoi tuijottaen kuvaa.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stál pozeral na obraz.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stał wpatrując się w zdjęcie.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stál zíral na obraz.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stand starrte auf das Bild.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stod och stirrade på bilden.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stod og stirrede på billedet.
Corky resmi bakarak duruyordu.Corky stond te staren op de foto.
Corky resmi bakarak duruyordu. Yüzü kuruldu.코키는 그림 쳐다보고 서 있었다. 그의 얼굴이 설정되었습니다.
Corky resmi bakarak duruyordu. Yüzü kuruldu.وكان يقف فليني يحدق في الصورة. تم تعيين وجهه.
Corky resmi bakarak duruyordu. Yüzü kuruldu.彼の目に狩られた外観があった。
Corky resmi bakarak duruyordu.Τον Kόρκι ήταν στέκεται κοιτάζοντας την εικόνα.
Corky resmi bakarak duruyordu.Корки стоеше взирайки се в картината.
Corky resmi bakarak duruyordu.Корки стояв дивився на картину.
Corky resmi bakarak duruyordu.Корки стоял смотрел на картину.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Ciągle leży na łące, ogląda sobie trawę. Ciągle leży na łące, ogląda sobie trawę.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Deoarece el trăieşte, de obicei pe spate, uitându-se în sus la acele ierburi.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.왜냐면 그 친군 주로 드러누운채 수풀을 바라보며 시간을 보내거든요.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Mert ő az életét nagyrészt a hátán fekve tölti, és úgy nézegeti a füveket.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Parce qu'il vit, en général sur le dos, à regarder ces herbes.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Perché solitamente sta sempre a testa in su, guardando quelle erbe.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Porque ele vive, normalmente de costas, a olhar para essas ervas.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Porque vive casi siempre boca arriba, mirando estas hierbas.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Sebab dia selalu mengamati rumput-rumput itu, seringkali sambil berbaring di sana.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Want hij ligt, meestal op zijn rug, op te kijken naar die grassen.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Επειδή ζει, συνήθως ανάσκελα, κοιτώντας όλο αυτό το πράσινο.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.Защото той живее, обикновено легнал по гръб, гледайки нагоре към онези треви.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.בגלל שבדרך כלל, הוא חי על הגב, מסתכל למעלה על הדשאים הללו.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.لأنه يعيش، غالبا على ظهره، ينظر عاليا إلى تلك النعم.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.それらの草を見上げながら過ごします あるとき彼がやってきて
Daha önce Norman Rockwell'in bir tablosunu gösterdim, bu da sürekli ona bakarak büyüdüğüm resim.Antes les mostré una pintura de Norman Rockwell; yo crecí mirando esta pintura constantemente.
Daha önce Norman Rockwell'in bir tablosunu gösterdim, bu da sürekli ona bakarak büyüdüğüm resim.J'ai déjà montré un tableau de Norman Rockwell, j'ai grandi avec celui-là, en le regardant constamment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod