bakar ile cümle
bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tarihe dönüp bakarsanız,If you look back in history,
Ama, A'nın boşuzayına bakarak, lineer bağımsız olup olmadığını anlayabiliriz. -But we can figure out if they're linearly independent by looking at the null space of A.
Ve bu, web sitesine koyduğumuz ortamlara bakarak pek anlaşılamıyor.It's not necessarily so apparent from looking at the environments we've put up on the website.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Pretty straightforward really.
Tanrı, ona bağlı olanlara her zaman bakar."God takes care of his devotees.'
İşte, siz de bu tür gözlerle dünyaya bakarak, bütünün parçası oluyorsunuz.You're being it, you're being it by just looking with those kinds of eyes.
Yüzlerine bakarak anlayabilirsiniz.You can see it in their faces.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.In fact, these images became the voices of protest themselves.
Yani şimdi artık fenotip bakarak değiliz.So now we're not looking at the phenotype anymore.
Resme iyi bakarsanız sağdaki arkadaşının onu yakaladığını görebilirsiniz.Although you can see the gentleman up on the right is busting him.
Hepimiz geleceğe bakar ve orada parlayan ışığı görürsekIf we all look into the future and see the light that shines there
Şimdi, eğer açık denize bakarsanız, güzel, ayna gibi dingin bir okyanus olabilir.Now, if you look at the high sea, there might be beautiful, calm ocean, like a mirror.
Okulunuzdaki çocuklara bakarsanız çesitlilik görürsünüz.If you look at the kids in your school, you'll see variations.
Eğer Kuzey Kutbu'nda dursaydınız, ne yöne bakarsanız bakın, her yön güney olurdu.If you were to stand at the North Pole, everywhere you looked, in all directions, would be south.
Yani eğer buraya bakarsak, 60'larda, çok yüksek kullanımımız var.And then utilization went down.
Eğer buradaki yatağa bakarsanız, yerdeki kilim üzerinde uyuduklarını görebiliriz.If we look at the bed here, we can see that they sleep on a rug on the floor.
Vikipedi den bakarak yazdım.I looked it up on Wikipedia.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.I can look out; you can look at yourself.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Afterwards, I found George on the terrace overlooking the kitchen garden.
Veya başka bir türde bakarsak, en az bir tanesini atma şansim nedir?Or another way of viewing this is I have-- so what's my chance of making at least one?
Hayır, Wood, aslına bakarsan alışverişteydim.No, Wood, actually I was at Von's.
Peki ne yapmalıyız? aslına bakarsan ben bunun hakkında düşünüyordum.What should we do? Well, I've actually been thinking about that, okay.
Steril laboratuvar şartları kullanılmadı. Aslına bakarsanız, bunlar çok pis küçük ön-hücrelerdir.These are very dirty little protocells, as a matter of fact.
Aslına bakarsanız aileleri sokaklara çıktı. Ama onları desteklemek için.Parents actually went to the streets and they supported them.
Serdar bir ţey bulursa bakarýz.Deal
Bakarsýn Tefo'm bu sabah, Ezel'in gerçek yüzünü görürüz sonunda. Yürü.I owe you one
Kız bakar ve "süper seks için burdayım" der.She looks at him and says, "I'm here for super sex."
Eğer geleceğe bakarsak, bu tarz seçimler giderek muhtemel hale geliyor.If we look ahead, these kind of changes are going to be increasingly possible.
Başının çaresine bakarsın !You'd better solve it!
Buna x ekseni dersek, grafik aşağıya bakar.If that's the x-axis, the graph is dipping down.
Chambal Nehri'ne bakarsanız, suyun temizliğini görürsünüz.The Chambal, if you look at it, has clear water.
Web'de bakarsanız, bunu temel İngilizce programlarının edebi değerlendirmelerinde bulabilirsiniz --literally scores of English core syilabuses --
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Well, I'm actually not going to breastfeed the Icelandic nation; I'm going to lead it."
Merak etme, biraz para biriktirebilirsem... ...seneye evleniriz bakarsýn.Don't worry,if we can save some money... ...we'll get married.
Aslına bakarsanız, iki katına çıkardı.He hasn\'92t done that either. In fact, he doubled it.
Kayıtlara bakarsanız, işsizlik oranları azaltılmadı.The entire record is such that the unemployment has not been reduced in this country.
Daha yakın dönemdeki timsahlara bakarak, timsah orantılarını anlamaya gayret ettik.We had to actually look at recent crocodiles to understand how crocodiles scale.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Sometimes I would see bones when there was a body there.
Diğerine bakarsak, amonyak baz olarak var, eşlenik asit nedir?If you said, I have some of ammonia, as a base, what is its conjugate acid?
Eğer hepiniz bana iyi bakarsanız, çok çalışacağim, Bu yüzzden, lütfen benimle ilgilenin.If you all look after me, I will work hard. So please take care of me.
Nerden bakarsanız bakın bu yanlış.By any standard this is wrong.
Bu neredeyse inanılmaz. Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.But actually it's quite beautiful, when you take a picture of it.
Seni önemsiyor, o yüzden hoşlanılmayacak bir durum yok ortada aslına bakarsan.He cares for you, so there's nothing not to like.
Bunu yandaki tabloya bakarak yapabiliriz ya da boyutsay analiz yaparak yapabiliriz. . .Let's do it the first way.
Devletlere bakarsanız, jeokültürel olarak çok dağılmışlar.If you look at the countries, they're pretty geoculturally distributed.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.And if we look at the history of lawns, it's actually rather tragic.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.You look at the image and you've got the whole thing.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.I look at the logo, and it ties it to my brain.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Because, if you look closely enough, things will begin to appear.
Yakından bakarsanız, şu şekil, turna olarak adlandırılır.If you look close, it's this shape, called a crane.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.You can get horns, antlers -- even, if you look close, cloven hooves.
Öyleyse şuna bakarken.So when you're looking at that.
Gelirin nerede bittiğine bakarsak eğer - gelir - bu dünyadaki yıllık gelirin yüzde 100"ü.And if we look where the income ends up, this is 100 percent the world's annual income.
Ve geçmişe bakarsak, 1970"li yıllarda durum nasıldı?And how did it look like if we go back in time, to about 1970?
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.In fact, this was what really inspired my interest in this phase.
Bu iki üçgenin birbirlerine denk olmadığını bakarak da anlayabilirsiniz.And actually you can figure it out just by looking at it
Eğer 1990'ların başına bakarsak tekrar pek çok çeşitlilik görüyoruz.If we look in the beginning of the 1990s, we see, again, a lot of variation.
New Yorklular hep ayaklarına bakar.New Yorkers look at their feet.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.On the dark side, politics doesn't seem to escape people like me.
Yaralarına bakarızI'll help you cover the wound.