bakar ile cümle

bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve böylece yaptığım hatayı fark ettim: Eşyalara bakarken yalnızca atmam gerekenleri görüyordum.And I realized my mistake: I was only looking for things to throw out.
O yüzden Uğruların (haydutların) bu yıldızlara bakarak yollarını buldukları söylenir.They tell him the stars have guided them and the birds have witnessed their vows.
Desmond hemen Charlie'nin hayatta ve iyi olup olmadığına bakar.He looks over to see that Charlie is still alive and well.
Jerry Nibbles'a bakar, sinirlenir, Nibbles masumca gülümser ve ses çıkaran aletleriyle oynar.Jerry looks at Nibbles, annoyed, and Nibbles smiles innocently and plays with his noisemakers.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.He made the whole journey in this reverse fashion, looking up into the face of his god.
Katedral eski ve iyi korunmuş şehrin ana meydanına bakar.The cathedral borders the main plaza of the old and well-preserved city.
Eğer onlara kupa ve ödüller verirsem, onlar da istediklerimin icabına bakarlar.If I got them cups and awards, they'd kill them to produce what I wanted.
İdama çarptırılan Aida, ona güç vermesi için Radames'e bakar ("Elaborate Lives (Reprise)").Facing death, Aida looks to Radames for strength ("Elaborate Lives (Reprise)").
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Later she sees the same man looking in through a window.
Geleceğe doğru bakar ve Afganistan'ın başkanlık seçimlerine girmeyi hedefler.She looks toward the future and her plans to run for president of Afghanistan.
Eğer böyleyse, o zaman o bir parça sağa ve aşağıya bakarken gösterilmeli.As Nearing later recalled: Leftists were liquidated on sight.
Şu hakarete bakar mısınız lütfen!You will answer for this affront!
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Everywhere we'd look, we'd see bodies.
Takımı koç Ayo Bakare çalıştırmaktadır.Head Coach: Ferhat Akbaş.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Thus, seeing is better at infrared wavelengths than at visible wavelengths.
Fransa'da Médiamétrie radyo ve televizyon ölçülerine bakar.In France, radio and television measurement is handled by Médiamétrie.
Bu da dünyaya bakarken ilginç bir bakış açısı sağlıyor." demiştir.That's an interesting perspective for looking at the world."
Vladimir gökyüzüne bakar derin bir şekilde filozofik ve dinsel konuları düşünür.Vladimir looks at the sky and muses on religious or philosophical matters.
Oraya bakarım" der.Yes, we'll look in there.
Bu yüz öne bakar.Let's look ahead.
Bu durum yüksek eğimli elektrotlar üzerindeki voltajın polarizasyonuna bakarak kararlaştırılır.This is determined by the polarity of the voltage on the highly curved electrode.
Gözlerini açtığında herkes ona bakar, tekrar görünür olmuştur.He opens his eyes once everyone has left.
Hem erkek hem de dişi, yaklaşık 3 hafta boyunca kuluçkaya yatan yumurtalara bakar.Both male and female care for the eggs, which they brood for about three weeks.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.Where can I put them?".
Öylece bakar ve iblisler onu görür.They then see opaque surfaces and are caught.
Sonrasında Stefani, bir kaya üzerinde oturmakta ve kameraya bakarak şarkı söylemektedir.Later Stefani is shown sitting on a rock by the sea and singing to the camera.
4 Şubat 2010'da "Ardından Bakarım" adlı bir single yayınladı.On 4 February 2010, he released the single "Ardından Bakarım".
Birçok asker sola bakar veya Pisa yerini işaret eder.Several soldiers look or point towards the Pisan position to the left.
Ona bakarsan namazda da kıbleye dönmek şart değil.No, they never call you back – you call and leave a message and they never get back to you."
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Unlike most Khmer temples, Angkor Wat is oriented to the west rather than the east.
Sınıflandırma bu boyutlara lineer veya statik olarak değil, etkileşimsel ve dinamik olarak bakar.The classification treats these dimensions as interactive and dynamic rather than linear or static.
Her bir sahne, sunağa doğru bakarken izlenecek şekilde boyanmıştır.However, each individual scene is painted to be viewed when looking toward the altar.
İnsan öz bilincinin ekseni etrafında dönemez; her şeye kendince bakar ve etki eder.It was believed that God watches over everything and everything has its meaning.
Hünkarın av köpeklerine bakardı.Understanding Your Dog For Dummies.
Mikrofaz ayrışması, yağ ve su arasındaki faz ayrımına bakarak anlaşılabilir.Microphase separation can be understood by analogy to the phase separation between oil and water.
Evler genelde güneye bakar.Houses generally faced the south.
Tadına bakarak biraz tuz ve şeker konabilir.Salt and sugar can be added according to taste.
Japon şiiri hece ölçüsünden ziyade niceliğe bakar.Some Japanese describe their weight in terms of kan.
Lucretia örneğine bakarak intihar ettiği kabul edilebilir.She may be presumed to have committed suicide, following the example of Lucretia.
Sürekli köpeğine bakar .He is always accompanied by his dog.
Herkes ona bakar.Everyone looks up to him.
Ona bakardık biz..She looked at us.
Hapisten çıkınca bütün mahalleli ona bir kurtarıcı, bir kahraman gözüyle bakar.Upon arriving, the Yellow queen hails him as a hero.
Ayrıca, askerlerin yasayla belirlenmiş kimi davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakardı.It shall also be the first and last instance for dealing with specific cases prescribed by law.
Bu nedenle, elde olan tamamlanmış ürünlerine bakarak bilgisayar sanatını tanımlamak zor olabilir.As a result, defining computer art by its end product can be difficult.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.I had never been so scared in my life."
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.Many Germans feel guilty about the war.
Carol yeniden Lizzie ve Mika'yı tel örgülerin orada aylaklara bakarken bulur.Carol again finds Lizzie and Mika near the fence looking at walkers.
Her şeyi anlayan Glory, şeytanî bir gülümseyle onlara bakar.The bishop, looking at him, smiles victorious.
En doğru yolu seçtiğini, eski fırsatlara bakarak anlıyor.Seen the difficult circumstances he chooses the first solution.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.But stay, let me see.
Gallifrey'li çocuklar sekiz yaşındayken geçide bakarak Zaman Lordu Akademisi'ne girmektedir.Children of Gallifrey are taken from their families at the age of 8 and admitted into the Academy.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar.""களம் காணும் சிபிஎம் வேட்பாளர்கள்".
Sara’nın anahtarına bakar.Sarah's Key.
Yere yığılınca Light’a bakarken ölür.They die if exposed to light.
Bu dört günde, Dîvân-ı hümâyûn üyeleri, saraya gelip işlere bakarlardı.I am one of the Four Seraphim, sent forth to keep close watch over the Chosen.
Biz ona bakarak kendimize gideriz bir nebze, yazdıklarımızı şekillendiririz.And we faithfully affirm the Things above-written by our solemn Oath.
Diğer ajanlar Mahone’a bakar.New plays include Miranda.
Bölüm, Lincoln sandalyeye bakarken son bulur.The chapel will look very well when finished.
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Charlie looks at it for a moment before tossing it into the fire, smiling.

İlgili Sayfalar