bakar ile cümle

bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu öğleden sonra çocuklarıma bakar mısın?Can you look after my kids this afternoon?
Tom gece gökyüzüne bakarken önemsiz hissetti.Tom felt insignificant when he looked up at the night sky.
Aslına bakarsanız onu bilmiyoruz.We don't know that for a fact.
Biri onlara bakar mı?Would somebody look after them?
Biri ona bakar mı?Would somebody look after him?
Ben pencereden dışarı bakarım.I look out of the window.
Gelecek hafta sonu köpeğime bakar mısın?Would you mind taking care of my dog next weekend?
Bu gece bana bir iyilik yapar mısın ve çocuklarıma bakar mısın?Could you do me a favor and babysit my kids tonight?
Ona bakar mısın?Would you mind taking care of that?
Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.The President had the power to save the men from execution at the stroke of a pen.
Tom Marie'ye o çocuklara bakarken alışverişe gitmeyi öneriyor.Tom suggests to Marie that he goes shopping while she watches the children.
Gökyüzüne bak. Eğer aşağı bakarsan asla gök kuşağını bulamazsın.Look up to the sky. You'll never find rainbows if you're looking down.
Gökyüzüne bakarsak, bugün hava güzel olacak.Judging by the sky, we'll have beautiful weather.
Belirli bir açıdan bakarsanız aslında o oldukça güzel.It's actually quite pretty if you look at it from a certain angle.
O yüzbaşı askerlerine iyi bakar.That captain takes good care of his soldiers.
Geceyi çim üzerinde yıldızlara bakarak geçirdi.He spent the night lying on the grass, looking at the stars.
Oraya bakarsanız, bir feshedilmiş su kulesi görebilirsiniz.If you look over there, you can see a defunct water tower.
Oraya bakarsanız, artık kullanılmayan bir su kulesi görebilirsiniz.If you look over there, you can see a defunct water tower.
O onu ona bakarken yakaladı.She caught him looking at her.
Onlar kendilerine bakarlar.They take care of themselves.
Kavanozda bir örümceğe bakar ve onu bahçede yakaladığı böceklerle besler.He keeps a spider in a jar and feeds it with beetles that he catches in the garden.
Bu güzel bebeğe bir bakar mısın?Would you take a look at this beautiful baby?
Ben Tom'a bakarım.I look after Tom.
Tom ateşe bakarak sessizce oturdu.Tom sat quietly staring at the fire.
Bakarak çalmada iyi misin?Are you good at sight reading music?
Bu müzik bakarak çalmak için çok zor.This music is very difficult to sight read.
Memeliler yavrularına bakarlar.Mammals care for their young.
O Mary'yi ona bakarken yakaladı.He caught Mary staring at him.
Tom Mary'yi, ona bakarken yakaladı.Tom caught Mary staring at him.
Onu ona bakarken yakaladı.She caught him staring at her.
Tom sadece bana bakarken orada duruyordu.Tom just stood there looking at me.
Bir sözüne bakar.Just say the word.
Tom ben ne zaman iş için kentten ayrılsam hep köpeğime bakar.Tom always takes care of my dog whenever I leave town on business.
Tom pencereden dışarı bakarken, kayan bir yıldız, gökyüzünü geçti.While Tom looked out the window a shooting star crossed the sky.
Tom'u Mary'ye bakarken gördüm.I saw Tom staring at Mary.
Sık sık geceleri yıldızlara bakar mısınız?Do you often look at the stars at night?
Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.She usually watches the weather report in the morning before leaving home.
Sabah evden çıkmadan önce genelde hava raporuna bakar.He usually watches the weather report in the morning before leaving home.
Biz başımızın çaresine bakarız.We'll fend for ourselves.
Tom eşyalarına çok iyi bakar.Tom takes very good care of his belongings.
Tom eşyalarına gözü gibi bakar.Tom takes very good care of his belongings.
Ben yan odaya bakarken sen de bu odayı kontrol et.Check this room while I check the adjacent one.
Ben en başta rahatıma bakarım.Comfort is what matters to me the most.
O saatler boyunca yalnızca Bart'a bakar ve ona hayran olurdu.He would spend hours just looking at Bart and admiring him.
Denizaltıya ulaştıktan sonra, içinde ne olup bittiğini bakar.After he reaches a cargo submarine, he sees what's inside.
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.He is placed facing forward, with his body tilted to the left.
Starkiller son kez Juno'nun cesedine bakar ve ölür.Starkiller takes one last look at Juno's corpse and dies.
Baş ise sağ tarafa bakar durumdadır.He holds up his left palm towards the viewer.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Who hath beheld him?
Ayrıca, Active Directory'ye bakar.It also looks after Active Directory.
Jerry uyanıp takvimine bakar ve Temmuz'un 4'ü olduğunu görür, hemen Nibbles'ı uyandırır.Jerry looks at his calendar and seeing it's the 4th of July, he wakes up Nibbles.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.He smiles and glances to the left, but does not appear to be looking at the woman.
Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.In looking at this concept, we need an open mind, though not too open.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.One stood guard outside the door.
Adam yere oturur ve ellerine bakar.He sits on the ground and looks at his hands.
Maggie daha sonra otobüsün içine girerek Glenn'in orada olup olmadığına bakar.Maggie then goes onto the bus to see if Glenn is inside.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Together they investigated Zucco and collected the evidence needed to bring him to justice.
Sadece olduğu yerde göz kamaştırıcı ışığın altında oturur ve ellerine bakar.He simply sits there in the dazzling light looking at his hands.
Şirketin odaları güneş ışığıya doludur, Ben Geisler'in ofisi bir yeşilliğe bakar.The company's rooms are bathed in sunlight, and Ben Geisler's office faces a lush array of flora.
Gündüz duaları güneşe dönerek yapılır, geceleri ise aya bakarak dua edilirdi.Turks who worship Koyash turn towards the sunrise when praying.

İlgili Sayfalar