bakar ile cümle
bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Takımı koç Ayo Bakare çalıştırmaktadır.Högvaktstjänsten utförs till fots.
Bakar mısın?Återblick. .
Otostereogramlar, stereogramlara çok benzer yalnız otostereogramlara bakarken stereoskop kullanılmaz.Autostereogram liknar vanliga stereogram, förutom att de ses utan stereobetraktning.
Yönü güney batıya bakar, ön tarafı açıktır.Från Huvudstabron mot sydost, Bällstaviken i förgrunden.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Jag såg, jag ser.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Adolf ser på henne med förtjust blick medan hon betraktar honom med något nedsättande blick.
Bu yüz arkaya bakar.Han tittar sig bakåt.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Hör dem med ett leende.
Oradan Vaat Edilmiş Topraklar’a son bir kez bakar ve ölür.Hon går fram till honom en sista gång, sjunker till golvet och dör.
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Flockarna försöker undvika varandra.
Sonrasında Stefani, bir kaya üzerinde oturmakta ve kameraya bakarak şarkı söylemektedir.Stefani ses också sitta på marken och sjunga medan hon gråter.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.När vi har lyckats förenkla något, upplever vi att vi har förstått det.
Her şeye pozitif bakar ve şarkı söylemeyi sever.Hon är kärleksfull och älskar att sjunga.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Föremål från Mistelås socken.
Akan Su'ya ve Dale vadisine bakar.Terrängen runt 'Aïn ed Defla är platt.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.Ofta du med blick så fin, tittar genom min gardin.
Taraz Karatav Şu Taraz'ın tarihine bakarsanız daha ayrıntılı bilgiler görebilirsiniz.Hinner Tiger före den tidsgränsen kan han få nya extrasaker.
(Bakara suresi, 258) “Yakın onu!Stäm upp, stäm upp (FA nr 522).
Ekran’da kendi yazdıklarınıza bakarak yazabilmek.En bild på skärmen kunde skrivas ut på en skrivare.
Sürekli köpeğine bakar .Hans hund springer ofta iväg.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Dean hinner precis dit och stoppar honom men Thomas dödar honom med sin motorsåg.
Ve Pleistos vadisine yukarıdan bakar.Parc Miville-Couture ligger uppe på en höjd.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.Gå och se med egna ögon för att bättre förstå en situation.
O sırada dikiz aynasına bakar ve Mike'ın yanmış yüzünü görür.Där, i baksätet ser man Mikes uppbrända ansikte sitta och beskåda Olin.
Pencereden dışarıya bakarken gelen bir araba gördüm.Jag kollade ut ur fönstret, jag såg en bil som kom.
Bunlardan biri hevesle yemeklere bakar.Одна з них намагається накинутися на Еда.
Ayrıca, Active Directory'ye bakar.Удосконалення в службі Active Directory.
Bacaklar yüzün baktığı yöne bakardı.Чорт візьми, треба було бачити його обличчя!
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Але одного разу він з жахом помітив свою дружину з вікна.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Фотографію його дивись на.
Herkes ona bakar.Всі їх обзивали.
Konuya dilbilim açısından bakarsak da aynı sonuca ulaşırız.Уважне вивчення Вед приводить нас до того ж самого висновку.
Biri bakar ki kellelerin beyni yok.Пушкове волосся мозкової речовини не має.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу, щоб мої фанати побачили ці фото і сказали: «Я розумію, що вона відчуває».
Her şeye pozitif bakar ve düşünür.Здавалося, було продумано та передбачено все.
Yumurtayla çoğalırlar, yumurtalara erkek bakar.Вилуплюються з яєць, при цьому виглядають як дорослі чоловіки.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.Де їх взяти?».
Her şeye pozitif bakar ve şarkı söylemeyi sever.У нього є гарний голос і бажання співати.
Diğer ajanlar Mahone’a bakar.Обидва актори підтримали Майдан.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Першим дослідив Меджибізьку фортецю.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Не забудь усміхнутися.
İkisi de Tatarlara hor bakardı.Де їм обом доведеться протистояти злодієві.
Herkes susup ona bakar.Всі види їстівні.
Günler süren bir aramadan sonra Mustafa, ormanda bir geyiğe bakarak öylece dikilirken bulunur.В часі слідування за Малдером хтось спостерігає з лісу.
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.На побаченні Лорейн запалює цигарку і стає випивати спиртне.
Kendine bakar, süsler.Помишляйте, чєловєци.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.Але придивившись уважніше, можна помітити різницю.
Bu resimdeki Osmanlı hanımefendisi, nereden bakarsanız bakın, sizi gözleriyle takip eder.Кожна вродлива жінка в полі їхнього зору і вони ловлять її погляд.
Aslına bakarsan, ben bu konuda hiçbir şey bilmiyorum.Насправді, я нічого про це не знаю.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Pták se zahleděl dolů na nevěřící a seslal na ně oheň a bouři.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Usmívá se a pohlíží doprava, ale nezdá se hledět na ženu.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Koho (ne)uvidíme v Tegu .
Sürekli köpeğine bakar .Neustále ho kouše Gnořin pes.
Kafa boşluğuna bakar.To proto, že si při lovu překrývá oči blankou (mžurkou).
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!Hej, rád by sis omakal tento kousek, že?
Marge sonunda dayanamaz ve çıplak gözle bakar.Marge se však koukne a dočasně oslepne.
Kendine bakar, süsler.Uklidním se, hermano.
Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar.Na začátku ale budou mít zavázané oči a budou k sobě připoutáni.
Genellikle semptomlara bakarak virüs türünü belirlemek mümkün değildir.Identifikovat typ viru prostřednictvím symptomů není zpravidla možné.
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Najdou se ojedinělé výjimky: ko (kráva) → kyr (krávy), øye (oko) → øyne (oči).