bakar ile cümle
bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sadece pencereden dışarı bakarak orada oturdu.Фома просто сидел там, глядя в окно.
Tom Mary'ye bakarak sadece orada duruyordu.Фома просто стоял там и смотрел на Машу.
Kadın kendine bakar.Женщина ухаживает за собой.
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.Джуди проводит много времени перед зеркалом.
Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.Глядя на твою реакцию, я могу сказать, что ты пребываешь в замешательстве.
Annesine bakarak gülümsedi.Увидев мать, она улыбнулась.
Ali gibiler maaşına ve avantasına bakar, seçimi kimin kazandığıyla ilgilenmez.Таких людей, как Александр, заботят только зарплата и прибыль, им не интересно, кто победил на выборах.
Notalara bakarak çalmada iyi misin?Ты хорошо умеешь играть по нотам?
Baş ise sağ tarafa bakar durumdadır.Придерживался правых (пророссийских) взглядов.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Но когда воочию увидел — обалдел!
Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar.Глаза их вездесущи.
Ben sizin yerinizde olsam o sahneye dikkatle bakardım."Вот если бы Вы приехали, то я дал бы Вам прочесть».
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.На левой к зрителю стене изображён воин, на правой — женщина-труженица.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Улыбаясь, он глядит влево, однако маловероятно, что глядит он на женщину.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Кто-то ломится в дверь.
Tophanenin, hesap ve alım-satım işlerine tophane emini bakardı.И будут их чины и маетности и пожитки их отобраны и розданы верным за службы их.
Bakar mısın?Почему вы смотрите?
4 Şubat 2010'da "Ardından Bakarım" adlı bir single yayınladı.4 февраля 2010 года увидел свет сингл "Ardından Bakarım" ("Гляжу вслед за тобой").
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Джонни берёт билет и с улыбкой сжигает его.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Если посмотреть на него с какой-то стороны — вы увидите грань.
Bu sırada bir gardian olan Tom sütunun arkasından bakar.За этим сверху пристально наблюдает Том.
Polliver (Andy Kellegher) ise Arya'yı kendi kılıcı İğne'ye bakar halde yakalar ve onu tehdit eder.Когда Полливер (Энди Келлегер) ловит Арью, которая засмотрелась на его меч, Иглу, он угрожает ей.
Kendine bakar, süsler.Эспио: Береги себя, Сильвер.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."После этого они видят на горизонте отряд (предположительно подкрепление) в красных мундирах.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.А раз причина есть, мы должны суметь ее понять.
Diğer ajanlar Mahone’a bakar.Другие исследователи относят их к майар.
Girişi batıya bakar.Вход находится с запада.
Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar."Они сели перед ним и также погрузились в созерцание и по прошествии какого-то времени достигли просветления.
London'a küçüklüğünden beri bakar.В детстве перебралась в Лондон.
Kafa dışına bakar.Взгляд изнутри.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу чтобы мои фанаты увидели эти фото и сказали: «Я понимаю, что она чувствует».
Ne yönden bakarsak bakalım, biz istediğimizi yaptık.Уж здесь говорили чего хотели и делали чего хотели.
Lynch, başrol oyuncuları için Naomi Watts ile Laura Elena Harring'i direkt fotoğraflarına bakarak seçti.Линч выбрал Наоми Уоттс и Лору Елену Хэрринг по их фотографиям.
Ayrıca, Active Directory'ye bakar.Это реализуется через Active Directory.
Diğeri de kapıdan içeriye bakar.В дверях показывается она.
Her şeye pozitif bakar ve şarkı söylemeyi sever.У него сильный голос, и он умеет и любит петь.
Burada gökyüzündeki bulutlara bakar ve sevgilisinin yüzünü görür.Она видит Его сияющего святостью, в небесах, и грустно опускает голову.
İkisi de Tatarlara hor bakardı.Теперь им обоим приходится бежать из таверны.
İstemcinin kimliğine bakarak servislere erişip erişmeyeceğini kontrol eder ve onaylar.Там он свидетельствует против своего покровителя и вешается.
Tabloda İsa çarmıha gerili haldeyken etrafa barışçıl bir şekilde bakarken resmedilmiştir.Фигура Христа была установлена так, чтобы она смотрела вдоль границы.
Oradan Vaat Edilmiş Topraklar’a son bir kez bakar ve ölür.Они последний раз выходят в море, чтобы там умереть.
Lois kocasına bakar ve gidip beyaz çoraplarını giymesini söyler.Софи приходит к Донне и просит помочь ей надеть свадебное платье.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.А ещё в доме появляются самые разные гости.
Evler genelde güneye bakar.Все дома смотрят на север.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.На первой снят фасад жилища Мэдисонов.
O saatler boyunca yalnızca Bart'a bakar ve ona hayran olurdu.Все годы Берта хлопотала за него, пыталась разыскать.
Hakanın çadırın kapısı doğuya bakar.Усыпальница императрицы обращена на восток.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Смотри старую фотографию.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?ريتـه : أبصرته، والصواب: رأيته، ماريته؟: هل رأيته، وتأتي بمعنى: خاصمته.
Daha sonra programlama ekibi bu işlevlerin her birinin gereksinimlerine bakar ve süreç tekrarlanır.يقوم فريق البرمجة فيما بعد بالاطلاع على متطلبات كل من هذه الوظائف ويتم تكرار هذه العملية.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.الآن استمر بالتقدم قليلا حتى تستطيع رؤية المزيد من الجنود.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.واستعلى وعلا، واستسخر وسخر، ومنه قوله تعالى : وإذا رؤوا آية يستسخرون 1.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.وهناك معزب يقع بمواجهة البوابة.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.اين إستقر بهم الحال !؟".
Sara’nın anahtarına bakar.أروى في دور (سارة).
Herkes ona bakar.والجميع إحتمى به.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.والعالم كله تجلياته ،فأينما توجهت فثم وجهه الله .”
Ona bakardık biz..فناوله إياه ..
Takımı koç Ayo Bakare çalıştırmaktadır.إقالة عماد النحاس من تدريب الرجاء.
Bakar mısın?انظر هنا.