bakar ile cümle

bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer ajanlar Mahone’a bakar.Pour les articles homonymes, voir Mahone.
Bu da dünyaya bakarken ilginç bir bakış açısı sağlıyor." demiştir.C’est aussi une aventure humaine très intéressante de travailler sur le terrain ».
Lynch, başrol oyuncuları için Naomi Watts ile Laura Elena Harring'i direkt fotoğraflarına bakarak seçti.Lynch sélectionne Naomi Watts et Laura Harring grâce à des photographies d'elles.
Victor, hastalanır ve Henry kendisine bakar.Lisa tombe malade et Daniel la guérit.
Girişi batıya bakar.L'entrée est tournée vers l'ouest.
Her şeyi anlayan Glory, şeytanî bir gülümseyle onlara bakar.Un effrayant pantin qui le regarde en arborant un sourire sadique.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Première visite des toilettes de Mimi Geignarde.
Konuya dilbilim açısından bakarsak da aynı sonuca ulaşırız.Variation de point de vue, mais nous arrivons au même résultat.
Kendine bakar, süsler.Garde champêtre, Colin.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Il accepte de la suivre mais dans la nuit, il l’abandonne derrière lui.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Regardant autour de lui, il aperçoit une silhouette à une fenêtre.
Ne yönden bakarsak bakalım, biz istediğimizi yaptık.Nous savions ce qui nous attendait. que voulez vous.
Bu sırada bir gardian olan Tom sütunun arkasından bakar.À l'arrière-plan, un garde tient la corde.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Do we smile or do we weep?
Bu tarihte Bakarların dönmesine izin verilince, bölge yeniden eski adını aldı.Après la démission de celui-ci, la ville a repris son ancien nom.
(Bakara, 75) Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin.Et de dire aux gens : prenez ce que vous voulez, servez-vous ! ».
Bir daha ona bakarsa onu öldüreceğini söyler.Puis il lui annonce qu'il va la tuer.
Otostereogramlar, stereogramlara çok benzer yalnız otostereogramlara bakarken stereoskop kullanılmaz.À la différence des stéréogrammes classiques, les autostéréogrammes peuvent être vus sans stéréoscope.
Ancak çıkmadan önce, o ve Sebastian son bir kez birbirlerine bakar ve gülümserler.De retour à la morgue, John et Joss se rappellent de leur première rencontre et finissent par s'embrasser.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!T'es tout trempé, regarde ça!
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Les banques se méfient les unes des autres.
Kainata bakarız, ilgisizdir.Ometeoltloque, voir Ometeotl.
Bir süre sonra adam Hercule Poirot'ya bakarken yere yığılıp kalır.Plus tard, il apparaîtra énervé lorsqu'il verra son frère Cracker à terre .
Akan Su'ya ve Dale vadisine bakar.Lavoir du Guip et sa fontaine.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom cuida bien de los pájaros.
Yarın köpeğime bakar mısın?¿Puedes cuidar mi perro mañana?
Tom Mary'ye iyi bakar.Tom cuida bien de Mary.
O, benim çocuklarıma bakar.Él cuida de mis hijos.
Erkek kardeşim köpeğimize bakar.Mi hermano cuida de nuestro perro.
Ben yokken köpeğime bakar mısın?¿Podrías cuidar de mi perro durante mi ausencia?
Çocuklara kim bakar?¿Quién cuida de los niños?
Bu bina dışarıdan dikkat çekici değildir ama içine bakarsanız çok güzel bahçeli bir iç avlu vardır.Por fuera este edificio no es notable, pero si mira usted adentro, hay un hermoso patio interior.
Ali ata bakarken İpek ip atlıyordu.Mientras Alí miraba al caballo Ipek saltaba a la cuerda.
Garson bakar mısınız?Camarero, ¿puede atender?
Kapıya bakar mısın? Ben meşgulüm.¿Puedes ver quién está llamando a la puerta? Yo estoy ocupado.
Tom atına çok iyi bakar.Tom cuida muy bien de su caballo.
Baş ise sağ tarafa bakar durumdadır.Su rostro ligeramente inclinado a la derecha, su mirada es hacia los fieles.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Sonríe y mira a la derecha, pero parece no ver a la mujer.
Oraya bakarım" der.Nos vemos allá".
Ben sizin yerinizde olsam o sahneye dikkatle bakardım."¡Si no fueras un testigo te rompería la cabeza!"
Dizinin final sahnesinde hayatta kalanlar kratere bakarlarken, Dawn "Peki şimdi ne yapacağız?" diye sorar.En la escena final, mientras los sobrevivientes exploran el cráter, Dawn pregunta: «¿Qué vamos a hacer ahora?»
Üst yüzeyleri ile vücudun bir iç boşluğuna ya da dış yüzeyine bakarlar.Cierras los ojos; eres capaz de ver un lugar o algo que sucede».
Sonrasında Stefani, bir kaya üzerinde oturmakta ve kameraya bakarak şarkı söylemektedir.Stefani, más adelante, aparece sentada en una roca junto al mar y cantando a la cámara.
Bu nedenlere bakarak, ilk nedene kadar ineriz ve nedeni bulunmayan Tanrıyı buluruz.En esto que os escribo, he aquí delante de Dios que no miento.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Hacía todo el viaje de esta forma, al revés, mirando al rostro de su dios.
İdama çarptırılan Aida, ona güç vermesi için Radames'e bakar ("Elaborate Lives (Reprise)").A punto de morir, Aida busca fuerza en Radames ("Elaborate lives"(Reprise)).
Desmond hemen Charlie'nin hayatta ve iyi olup olmadığına bakar.Desmond en la playa mira para ver si Charlie todavía está vivo y bien.
Takımı koç Ayo Bakare çalıştırmaktadır.Mejor en: Destuir autos patrulla.
Kafa dışına bakar.Allí se guarda.
Bill, tekrar Heather ile karşılaşır ve onun isteği üzerine yine su birikintisine bakar.Bill encuentra a Heather otra vez, que le pide mirar de nuevo en el charco.
Evler genelde güneye bakar.Siempre estoy mirando al Sur.
Bakar mısın?¿No miráis?
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.Si es demasiado fuerte para ellos, entiendo.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Todo lo que usted puede ver es mi cuerpo.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Quiero que mis fans vean esta imagen y digan "me siento como ella se siente"».
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.¿De dónde espera que los saque?».
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."¡Y para que se viera su mala sombra!..."
Herkes ona bakar.Alguien te está escuchando.
Bu yüz arkaya bakar.Pero esta se trata de mirar hacia atrás.
Hov bakar ki Karaman ağa etrafını genişletmiş.El ñarbatu esnaló lloñe.

İlgili Sayfalar