bakanı ile cümle

bakanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Consiliul de Miniştri şi ministrul afacerilor externe al Uniunii vegheazăla respectareaacestor principii.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Den vilfremme multilaterale løsninger på fælles problemer, især inden for De Forenede Nationersrammer.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Ministerineuvosto ja unionin ulkoasiainministeri huolehtivat siitä, että näitä periaatteitanoudatetaan.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Ministerrådet och unionens utrikesminister skall sörja för att dessa principer följs.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Rada ministrov aminister zahraničných vecí únie zabezpečujú konanie vsúlade stýmitozásadami.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Sprzyja wielostronnym rozwiązaniom wspólnych problemów, w szczególności wramach Narodów Zjednoczonych.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Zvláštní představitel vykonává své pověření pod vedením ministrazahraničních věcí Unie.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Ak by som bol ministrom zdravotníctva Kene, spojil by som tieto dva body.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Als ik het Keniaanse Ministerie van Gezondheid was geweest, dan had ik deze twee punten verbonden.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Będąc w Ministerstwie Zdrowia Kenii mógłbym połączyć te dwa punkty.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Če bi bil na Ministrstvu za zdravje v Keniji, bi morda združil ti dve točki.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Dacă aș fi fost în Ministerul Sănătății din Kenya aș fi unit aceste două puncte.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.De haber estado en el Ministerio de Salud de Kenia habría unido estos 2 puntos.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Ha a kenyai egészségügyi minisztériumban lettem volna, lehet, hogy összekötöttem volna ezt a két pontot.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Jika saya jadi Menteri Kesehatan di Kenya, saya akan hubungkan dua titik ini.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Jos olisin ollut Kenian terveysministeriössä, olisin voinut yhdistää nämä pisteet.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Kdybych pracoval na keňském ministerstvu zdravotnictví, asi bych raději spojil tyto dva body.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.제가 케냐의 보건국에 있었다면, 이 두 조사에 참여했었는지 모릅니다.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Nếu tôi làm việc ở Bộ Y Tế ở Kenya, tôi sẽ nối 2 điểm này lại.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Om jag jobbade på hälsoministeriet i Kenya så hade jag kanske satt samman de här två punkterna.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Se eu estivesse no Ministério da Saúde no Quénia, provavelmente usava estes dois pontos.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Se fossi stato il Ministro della Sanità del Kenya, avrei potuto unire questi due punti.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Si j'avais été le ministre de la santé au Kenya, j'aurais rejoint ces deux points.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Wäre ich im Gesundheitsministerium in Kenia gewesen, hätte ich diese beiden Punkte verbunden.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Αν ήμουν στο Υπουργείο Υγείας στην Κένυα, μπορεί να είχα ενώσει αυτά τα δυο σημεία.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Ако бях в Министерството на здравеопазването в Кения, можеше да свържа тези две точки.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Был бы я на месте Министерства Здравоохранения Кении, я бы возможно соединил вот эти две точки.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.Якщо б я був Міністром охорони здоров'я Кенії, я б з'єднав ці дві точки.
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.אם הייתי במשרד הבריאות בקניה הייתי מצרף את שתי הנקודות האלה
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.هل كنت اعمل مع وزارة الصحة في كينيا ! ربما ضممت هاتين النقطتين
Ben Kenya Sağlık Bakanı olsam bu iki noktayı birleştirirdim.この二つをつなげてみます 申し上げたいことは、
Beraber çalıştığım kişi Savunma Bakanı,우리는 국방부 장관과 함께 일하고 있습니다
Beraber çalıştığım kişi Savunma Bakanı,Lavoriamo col ministro della Difesa, non dell'Educazione, perché la cosa é vista
Beraber çalıştığım kişi Savunma Bakanı,אנחנו עובדים עם שר ההגנה,
Beraber çalıştığım kişi Savunma Bakanı,أنه وزير الدفاع الشخص الذي نعمل معه،
Beraber çalıştığım kişi Savunma Bakanı,教育大臣ではないのです なぜならこれは
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Ada perdana menteri, sekretaris negara, menteri pertahanan dan CFO, atau pengawas.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Có một thủ tướng chính phủ, bộ trưởng, bộ trưởng quốc phòng một kế toán trưởng, hoặc trưởng ban tài chính
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Der er en statsminister, stats-sekretær, forsvarsminister og en økonomidirektør, eller kontrollør.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Det finns en premiärminister, utrikesminister, försvarsminister och en CFO, eller finansminister.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Er is een premier, staatssecretaris, minister van defensie en een financieel bestuurder of controller.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Există un prim-ministru, un secretar de stat, un ministru al apărării şi un CFO sau comandant executiv.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Jest premier, sekretarz stanu, minister obrony narodowej oraz rewident księgowy.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Je tu jej predseda, minister zahraničných vecí, minister obrany finančný riaditeľ a kontrolór.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Van egy miniszterelnök, külügyminiszter, honvédelmi miniszter és egy fő pénzügyi felügyelő, vagy elszámoltató.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Τον πρωθυπουργό, τον υπουργό εξωτερικών, τον υπουργό άμυνας κι έναν οικονομικό διευθυντή.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı Bir mali işler müdürü veya müfettiş.Есть премьер, министр иностранных дел, министр обороны, и министр финансов, или контроллёр.
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı국무총리, 국무장관, 국방장관,
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanıישנו ראש ממשלה, שר פנים, שר ביטחון
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanıهنالك وزير أول، وزير دولة، وزارة الدفاع
Bir başbakan, bir eyalet sekreteri, savunma bakanı財務長官、黒幕がいるのです。
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Chỉ trong vài ngày, hàng vạn người ở đó -- những người Ai Cập đầy giận giữ đòi Bộ Nội vụ
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:În câteva zile, zeci de mii de oameni s-au strâns -- egipteni supărați care au cerut ministerului de interne,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Inom ett par dagar fanns tiotusentals människor där - arga egyptier som begärde av inrikesministeriet,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Nach ein paar Tagen, zehntausende Menschen - verärgerte Ägypter, die vom Innenministerium forderten,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Néhány napon belül, emberek tízezrei -- dühös egyiptomiak -- vonták kérdőre a belügyminisztert:
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:O pár dní, desiatky tisíc ľudí -- nahnevaných Egypťanov žiadali Ministerstvo vnútra,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:И через несколько дней, десятки тысяч людей, разгневанных египтян, обращались к министру внутренних дел:
Birlik Dışişleri Bakanı, Birlik’in ortak dışpolitikasınıve güvenlik politikasınıyürütür.a bezpečnostní politiku Unie.
Birlik Dışişleri Bakanı, Birlik’in ortak dışpolitikasınıve güvenlik politikasınıyürütür.Acesta conducepolitica externăşi de securitate comunăa Uniunii.
İlgili Sayfalar