bakanı ile cümle
bakanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Angela Merkel'in Üçüncü Kabinesinde 17 Aralık 2013 tarihinden beri İçişleri Bakanı olarak görev yapmaktadır.Ta on 17. detsembrist 2013 Angela Merkeli kolmanda valitsuse tervishoiuminister.
Ramiro Valdes ise İçişleri Bakanıydı.Loori Reinvald oli teenistujate tütar.
2011 yılında Devlet Bakanlığı kaldırılana kadar, başbakan yardımcısı aynı zamanda da devlet bakanı olurdu.2011. aastast kuni peaministriks saamiseni oli ta eluasememinister.
Bir süre sonra da Milli Eğitim Bakanı oldu.Varem oli ta muu hulgas haridusminister.
Bu cumhuriyette, 13 bakanın bulunduğu bir yönetim kurulu oluşturuldu.Koos uue esimehega seati ametisse ka uus 13-liikmeline juhatus.
1989 yılında Ekonomi Bakanı olarak atanacaktır.Aastal 1989 asus ta tööle majandusajakirjanikuna.
İtalyan Dış İşleri Bakanı görüşmelere asla bulaşmadı.Ta ei kuulunud kunagi regulaarselt Itaalia koondisse, olles varuväravavaht.
2004: Eylemlerimizin zirvesindeydik. Liberyanın Kadından sorumlu Bakanı beni aradı veВ разгара на активизма ни, министърът на равенството между половете в Либерия ме извика и каза:
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,제가 2005년 외무부 장관으로서 아프가니스탄에 왔을 때,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,Când am venit pentru prima oară în Afganistan în 2005 ca ministru de externe,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,W 2005 roku pierwszy raz byłem w Afganistanie jako minister spraw zagranicznych.
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,כשבאתי לראשונה לאפגניסטן בשנת 2005 כשר חוץ,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,عندما زرت افغانستان اول مرة في 2005 كوزير للخارجية
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,国際治安支援部隊(ISAF)の
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.(3)Az Unió külügyminiszterének tisztségét az Európai Bizottság egyik alelnöketölti be.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.De minister van Buitenlandse Zaken van de Unie is een van de vice-voor-zitters van de Europese Commissie.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.El Ministro de Asuntos Exteriores de la Unión será uno de los vicepresidentes de la Comisión Europea.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Il ministro degli affari esteri è uno dei vicepresidenti della Commissione.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Le ministre des Affaires étrangères de l’Union est l’un des vice-présidents dela Commission européenne.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Ministrul afacerilor externe este unul din vicepreşedinţii Comisiei Europene.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Ministr zahraničních věcí Unie je jedním z místopředsedů Evropské komise.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.O Ministro dos Negócios Estrangeiros da União é um dos Vice-Presidentesda Comissão Europeia.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Unionens utrikesminister skall vara en av Europeiska kommissionens viceordförande.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Unionin ulkoasiainministeri on yksi Euroopan komission varapuheenjohtajista.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.3.Zunanji minister je eden od podpredsednikov Komisije.
3.Birlik Dışişleri Bakanı, Komisyon’un Başkan Yardımcılarından biridir.Председателят на Комисията:
3.Görevini ifa ederken, Birlik Dışişleri Bakanı’na, Avrupa Dış Faaliyetler Servisi yardımcıolacaktır.3.Európska vonkajšia akčná služba pomáha ministrovi zahraničných vecíúnie pri plnení jeho mandátu.
3.Görevini ifa ederken, Birlik Dışişleri Bakanı’na, Avrupa Dış Faaliyetler Servisi yardımcıolacaktır.3.Tehtäviään hoitaessaan unionin ulkoasiainministeri tukeutuu Euroopanulkoisen toiminnan yksikköön.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.20년이 걸린다는점입니다.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Dankuwel.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Land direkt im Zentrum eines großen Teils des
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın. Sence, ülken başarabilecek mi?(Taps)
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.כדי לייצר מישהו עם תואר דוקטור.
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.دولة تعتبر في مركز اهتمام كثير من دول
Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.ここでの難問は、
Ancak Finans Bakanı,Ale Ministerstvo financí,
Ancak Finans Bakanı,Dar Ministerul de Finanțe,
Ancak Finans Bakanı, Finans Bakanı'nın Daimi Sekreteri, bana yazıp, bu bilginin de muaf tutulduğunu söyledilerMinistrstvo za finance, njegov predstavnik mi je pisal in mi rekel, da je ta podatek prav tako izvzet.
Ancak Finans Bakanı,Міністерство фінансів,
Ancak Finans Bakanı,Но Министерство финансов,
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Domnule ministru, scuzati-ma, pot sa va vad intre patru ochi?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministre, pardon, puis-je vous parler?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministro, mi scusi, posso vederla in privato?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministrze, prosze mi wybaczyć, czy możemy się spotkać prywatnie?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Miniszter, elnézést, beszélhetek önnel négyszemközt?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Pane, promiňte, mohu vás vidět v soukromí?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Thưa mục sư, tôi có thể nói chuyện riêng với ngài không?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Verzeihen Sie, darf ich Sie um ein persönliches Gespräch bitten?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Υπουργέ, συγγνώμη, μπορώ να σας δω ιδιαιτέρως;
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Министр, простите, могу я поговорить с вами на едине?
Bakanım, hemen bizden alabilirsiniz.A miniszter hamarosan fogad minket.
Bakanım, hemen bizden alabilirsiniz.Duchovní nás brzy přijme.
Bakanım, hemen bizden alabilirsiniz.Minister dotrze do nas wkrótce.
Bakanım, hemen bizden alabilirsiniz.Ministrul va va primi in scurt timp.
Bakanım, hemen bizden alabilirsiniz.Министр примет нас в ближайшее время.
Bakanlar Konseyi, Birlik Dışişleri Bakanı’na danıştıktan sonra ilgili Üye Ülkenin katılımı-nıdoğrular.Forstærket samarbejde respekterer ikke-deltagende medlemsstaters beføjelser, rettighederog forpligtelser.
Bakanlar Konseyi, Birlik Dışişleri Bakanı’na danıştıktan sonra ilgili Üye Ülkenin katılımı-nıdoğrular.Heslo Unie zní: Jednotná vmnohosti.
Bakanlar Konseyi, Birlik Dışişleri Bakanı’na danıştıktan sonra ilgili Üye Ülkenin katılımı-nıdoğrular.Komisia môže predložiťvtakom zmysle návrh Rade ministrov.
Bakanlar Konseyi, Birlik Dışişleri Bakanı’na danıştıktan sonra ilgili Üye Ülkenin katılımı-nıdoğrular.Τα µέλη του Ελεγκτικού Συνεδρίου διορίζονται για p i ε ρ ί ο δο έξι ετών.
Bakanlar Konseyi, Birlik Dışişleri Bakanı’na danıştıktan sonra ilgili Üye Ülkenin katılımı-nıdoğrular.Въввсичкиостаналислучаи, тойможедасеконсултирастезиинституции.
İlgili Sayfalar