Ana içeriğe geç
Sözlük

bakan ile cümle

bakan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dışişleri bakanı görüşmelere katıldı.The foreign minister attended the talks.
Dışişleri Bakanı, savaşın kaçınılmaz olduğunu söyledi.The Foreign Minister said that war was inevitable.
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the ocean instead.
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Bakan, kabineden istifa etmek zorunda kaldı.The minister was obliged to resign from the Cabinet.
Bakan kendi ifadesiyle çelişti.The minister contradicted his own statement.
Geçenlerde konuştuğum bakan, benimle aynı fikirde.The minister, whom I spoke to recently, agrees with me.
Bakan yakın arkadaşlarından birini önemli bir pozisyona atadı.The minister appointed one of his cronies to a key position.
Bakanlık iç işlerini yönetir.The ministry administers the internal affairs.
Dosya bakanlığa gönderildi.The record was sent to the ministry.
O, liseden sonra üniversiteye gitti ve babası gibi bakan olmak için okudu.After high school, he went to college and studied to be a minister, like his father.
Bana bakan adamın farkında değildim.I was not conscious of a man looking at me.
Bana bakan birini fark ettim.I became aware of someone looking at me.
Bakanın kendisiyle konuştum.I spoke to the minister himself.
Vadiye bakan odayı sevdim.I liked the room overlooking the valley.
Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.The girl staring back at me was angry.
Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.The president of the company bribed the government minister.
Tarlada koyuna bakan birine ne diyorsun?What do you call a man who takes care of sheep in the field?
Bakan bina planlarını onayladı.The minister approved the building plans.
Bakan önümüzdeki hafta Meksika'yı ziyaret edecektir.The minister is to visit Mexico next week.
Başkan onu dışişleri bakanı olarak atadı.The President nominated him to be Secretary of State.
Bahçeye bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the garden.
O, çevreden sorumlu bakandır.He is the minister responsible for the environment.
O, Dışişleri bakanı olarak atandı.He was established as Foreign minister.
O bir bakan olmak için eğitim görüyor.He is studying to be a minister.
Onlar, dün dışişleri bakanı ile görüştüler.They met with the Minister of Foreign Affairs yesterday.
Neden Japonya Savunma Ajansı Japon Savunma Bakanlığı'na yükseltildi?Why was the Japan Defense Agency upgraded to the Japanese Ministry of Defense?
Güvenlik seviyesi İç Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlendiği gibi, turuncudur.The security level, as established by the Department of Homeland Security, is orange.
Bob bir bakan oldu.Bob became a minister.
Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.The two mirrors facing each other created a repeating image that went on to infinity.
Dışişleri Bakanı istifa etmeyi planladığını söyledi.The Secretary of State said he planned to resign.
Dışişleri Bakanı bir kuklaydı.The Foreign Minister was a puppet.
Libya'nın dışişleri bakanı iltica etti.Libya's foreign minister has defected.
Jimmie bir bakan olacak.Jimmie is to be a minister.
Bakanla kendim konuştum.I spoke with the minister myself.
Bakan kilit bir konuma yakın arkadaşlarından birini seçti.The minister elected one of his close friends to a key position.
Sana bakan adamı tanıyor musun?Do you know the man that's staring at you?
Tom getir götür işlerine bakan bir çocuk.Tom is an errand boy.
Onun yarasına bakan kişi odur.She is the one who took care of his wound.
Tom ona bakan biriyle kavga etti.Tom got into a fight with the people who were staring at him.
Tom onun arabasına bakan üç genç çocuk gördü.Tom saw three young boys looking at his car.
Ona bakan birine sahip olmak isteyebilirsin.You might want to have someone look into that.
Çocuklara bakan biri var mı?Is there anyone to look after the children?
Maliye Bakanlığında bir işi var.He has a job in the Treasury Department.
Burası Çalışma Bakanlığı mı?Is this the Department of Labor?
Bana bakan insanları sevmiyorum.I don't like people looking at me.
Ona bakan genç bir doktor vardı.There was a young doctor that looked after him.
Sana bakan gözleri ve yolunu gözleyen gönülleri ateş gibi yak.Burn the eyes that look at you and the hearts that are waiting for you!
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.It seems that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Ben bu yazıya bakana kadar bekle.Wait until I look this manuscript over.
Sağlık Bakanlığı bir uyarı yayımlamaktadır.The Department of Health is issuing a warning.
Tom, dışişleri bakanı'nı bilir.Tom knows the Secretary of State.
Tom, Dışişleri Bakanlığında çalışır.Tom works in the State Department.
Joseph Goebbels Kamu Aydınlatma ve Propaganda Nazi bakanıydı.Joseph Goebbels was the Nazi minister of Public Enlightenment and Propaganda.
Tom Mary'ye bakan tek kişi değildi.Tom wasn't the only one who was staring at Mary.
Tom ona bakan kişidir.Tom is the one who's been taking care of that.
Fransa'nın Kültür Bakanı ile bir iş arıyorum.I am looking for a job with the Cultural Minister of France.
Nicolas Sarkozy, Fransız hükümetinde İçişleri bakanıdır.Within the French government, Nicolas Sarkozy is the interieur minister.
O Parlamento Bakanı kamu fonları ile karısının elbiselerini almakla suçlandı.That Minister of Parliament was accused of buying his wife's dresses with public funds.
Tom'a bakan kişi ben olmalıyım.I should be the one taking care of Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod